Hamza Süngü

Yol ve Yolcu

05 Ocak 2020 / Pazar 16:02:52 | YAZARLAR | Hamza Süngü

 ‘’Evvel refik bade'l tarik’’ diye söylermiş eskiler. Önce yoldaş sonra yol yani. Yoldaşını bulmadan ve bilmeden yola çıkanların ceset ve enkazı ile dolu yollar.

Günümüz anlayışının sığlığından kurtarıp, manânın zaman ötesi lügatinden derlemeli kelimeleri. Ancak o şekilde çıkılır anlamın menziline ulaşma cehdi ile düşülen yola, yollara…

‘’ Yoldaş; yol arkadaşı ve ortak görüşü benimseyenlerin her biri anlamına geliyor TDK sözlüğünde. Arkadaş, birbirine sevgi ve anlayış gösterenlerin herbiri.’’ Önce arkadaşı seçmeli dediklerine göre, yoldan değerli yoldaş dediğin.

Hani deyiverir eskiler, bir coşkunluğun hâleti ile; ‘’Yoluna gurban olduğum.’’ Aslında yolun kıymetinden değil bu adayışlar ve fedâ-yı cân kılışlar. Seçilen yoldaşın hatrına yücelir ve anlam kazanır yolun kendisi.

Yol; üzerinde yürüyüp gidilecek bir izden ziyâde, çare, tutum ve davranış hatta yöntem, gaye, uğur, maksat anlamlarına geliyormuş. Lakin bunlar lügat-i sûri’ye göre tarif edilen anlamlar.

 Kişinin tecrübe medresesinde gördüğü tedrisâtın tezâhürü olacak bir bahâya ancak yardımcı olurlar.

Hakk rızâsını kazanıp kemâl bulma ümidi ile yola çıkanların içeriden yürüdükleri yola, yolcuya ve yolculuğa ne denir hiç düşündük mü? Taşlıcalı Yahya’nın;

’Derûnî âşinâ ol taşradan bîgâne sansınlar

Bu bir zîbâ revişdir âkıl ol dîvâne sansınlar’’ 

(Kalp gözü ile görenlerden ol dışardan cahil sansınlar.

Bu güzel bir yoldur akıllı ol deli sansınlar)

Beytinde anlam bulan yol, acaba bizim üzerine zift dökerek teker çevirdiğimiz yolmudur?

Tarikat kelimesi ile ifade edilen insanın anlam ve kemal yolculuğunu, gündelik hayatın içinde cemaat olarak telakki edenlerin zihin dünyası, tefekkür ve akletmeden yoksun soru sorma ve araştırma hasletinden mahrum, merak ve iştiyak letafetinden uzak kalmakta.

Dolayısıyla yola çıkmadan önce yoldaş önemli idi hani !

Yola soru sorabilecek cesareti ruhunda bulanların elinden ilk yoldaş tutar. Soru sormak yol yani.

Sorgulama hasleti, kemal olanı araştırıp ulaşma gayreti ise yoldaş. O yüzden hep refikim şüphe ve merak oldu benim. Bir güzellik gördüysem âhir ömrümde, hep sormaktan ve sorgulamaktandır.

Soruyu eşyaya sorup, eşyanın hakikati kıymetince cevap bulan ve ol cevapta ferdiyetini sırlayanlara selam olsun

‘’Sordum sarı çiçeğe

Niçin boynun eğridir

Çiçek eydür derviş baba

Özüm hakka doğrudur

Hak Lâ ilâhe illellah

Allah Lâ ilâhe illellah.’’

 

 

Tüm Yorumları Göster (0)