Recep Akakuş

Sultan I. Murad Devrinde İnegöl’de Kültürel Hayat-1

13 Temmuz 2020 / Pazartesi 10:35:10 | YAZARLAR | Recep Akakuş

Hüdâvendiğâr Sultan I. Murad (1361-1389), üçüncü Osmanlı hükümdarıdır. Dikkati çeken husus, Sultan I. Murad’ın, babası Orhan Gazi gibi “Bâbî Geleneği” ne değil de dedesi Osman Bey gibi “Ahî Geleneği” ne bağlı olmasıdır. Hatta bağlı olmasının ötesinde “Ahî” reisliğini de üstlenmiş olmasıdır.

Hüdâvendiğâr Sultan I. Murad (1361-1389)’ ağabeysi Süleyman Paşa, babası Orhan Gazi’nin sağlığında vefat ettiği için babasının vefatından sonra tahtın tek varisi olmuş ve de kansız bir şekilde iktidara gelmiştir.

Ağabeysi Süleyman Paşa, Çanakkale Boğazı’nı geçerek Çimpe Kalesi’ni fetih ederek ilk defa Gelibolu Yarım Adası’n ayak basarak Türklüğe, Rumeli’nin yolunu açtığı için Sultan I. Murad da hükümdar olunca ağabeysi Süleyman Paşa’nın açtığı bu yoldan yürüyerek Rumeli istikametinde fetih harekâtını sürdürmüştür.

Ancak babası Orhan Gazi devrinde Bursa –Bey Sarayı Nâzırı Aksungur eliyle ve de barış yolu ile Osmanlı Devleti ile birleşen Ankara-Ahîleri, Orhan Gazi’nin vefatı üzerine; Osmanlı’dan ayrılmışlardır. Bu nedenle Sultan I. Murad, geçici olarak, Rumeli’den yüzünü Anadolu’ya çevirmiş ve Bursa Bey Sarayı Nâzırı Kızıl Muradoğlu Aksungur’un komutasında gönderdiği bir askerî birlik ile Ankara Ahîlerini tekrar ikinci defa olarak Osmanlı Devleti’ne bağlamıştır.

Ardından da Ankara ve de Sultanönü / Eskişehir yöresinde yaşayan Ahîlerden kalabalık bir kitleyi alıp İnegöl ve Bursa coğrafyasında iskân eylemiştir. Sultan I. Murad, Bursa coğrafyasına getirilen ahîlerin bir kısmını, günümüzde “Kestel” adıyla anılan ilçe merkezine yerleştirilmiştir.

Diğer bir bölümünü de İnegöl Ovası’nın kuzey cihetinde yer alan ve “Cebel-i Ermeniyye yahut da Cebel-i Kırş” diye isimlendirilen dağ silsilesi üzerinde iskân eylemiştir. Bu nedenle tarihî belgelerde söz konusu bu dağ silsilesine “Ahî Dağı” dendiği gibi günümüzdeki Kestel İlçesi’ne de “Ahî Karyesi” adı verilmiştir.

Ankara Ahîleri üzerine yapılan bu ikinci fetih harekâtı sonrasında Ankara’ da ikamet eden Hacı Bayram-ı Velî’nin halifelerinden “Akbıyık Sultan” lakabı ile şöhret bulmuş olan Ahmed Şemseddin Efendi, Sultan I. Murad tarafından Bursa’ ya davet edilmiştir.

Bursa’ ya geldiğinde de hükümdar ve Ahî reisi sıfatıyla Bursa’da ve İnegöl coğrafyasında yer alan ve de günümüzde “Tekke ve İskâniye” ismiyle anılan köylerin bulunduğu geniş bir arazi parçasını, mülk olarak, ona vermiştir. Akbıyık Sultan Ahmed Şemseddin Efendi, günümüzde, Bursa Ulu Camii yakınında yer alan ve de “Harîri Mescidi” adıyla anılan Mescidin bitişiğine “Ahî Dergâhı” merkezini kurmuştur.

İnegöl coğrafyasında “Cebel-i Kırş ” adıyla anılan yörede kendisine mülk olarak verilen yere de “merkad / hatıra mezarı” merkezli geniş bir dergah, bir kervansaray ve bir de imaret yaptırmıştır. Kendisine mülk olarak verilen bu emlâkı, vakıf olarak, tescil ettirerek müritleri aracılığı ile bu arazinin işletilmesini sağlamıştır.

Takriben 1455 Yılına kadar uzunca bir ömür süren Akbıyık Sultan Ahmed Şemseddin Efendi, Yıldırım Bayezid, Çelebi Sultan Mehmed, Sultan II. Murad devirlerine şahid olmuştur. Fatih Sultan (1451- 1481) devrinin ilk yıllarına da ulaşan Akbıyık Sultan Ahmed Şemseddin Efendi, ileri yaşlarda olmasına rağmen 1453 Yılında Fatih Sultan Mehmed Han tarafından gerçekleştirilen İstanbul’un fethine, müritleri ile birlikte iştirak etmiştir.

(YARIN DEVAM EDECEK İNŞALLAH!)

 

RECEP AKAKUŞ HOCANIN ESERİNDEN

DÜZENLEYİP YAYINA HAZIRLAYAN

AYHAN BAYRAKTAR

Tüm Yorumları Göster (0)