Recep Akakuş

Sultan Abdülazîz Devri Ve İnegöl

21 Ocak 2020 / Salı 11:14:10 | YAZARLAR | Recep Akakuş

Sultan Abdülazîz (1861-1876), iri cüsseli ve pehlivan yapılı bir vücûda sahiptir . Takriben 110 kilo ağırlığındadır. Beste yapacak kadar mûsikî şinâstır ; spora ve özellikle av ve güreş sporuna son derece düşkündür . 1839 yılında yayınlanan ”Gülhâne Hatt-ı Hümâyûnu”nda gerçekleştirilmesi öngörülen sivil yapılanma gereği 1840’lı yıllarda İnegöl’de bir “emlâk-ı şâhâne bina kompleksi” inşâ edilmiştir.

1864 yılına gelindiğinde “Nahiye merkezleri” , ihdas olunmuştur. Nahiye merkezlerinin başına da “müdür” unvanı ile bir yönetici atanması, ön görülmüştür.Söz konusu nizamnâ- meye göre yeni yönetim birimleri üstten aşağıya doğru şöyle sıralanmıştır : vilâyet- kaza- nahiye ve köy olarak dört idarî ünite oluşturulmuştur.Vilâyet merkezinde en üst görevli “vali” olurken kaza merkezinde en yetkili yönetici, “kaymakam” olmuştur. “nahiye” merkezinde en üst yönetici “müdür” olurken “köy” de en yetkili yönetici “muhtar” olmuştur.

1842-1864 yılları arasında uygulanan nizamnâme gereği kazalarda en yetkili kişi, “emlâk-ı şâhâne müdürü” olurken yapılan yeni uygulamada kazalarda en yetkili kişi “kaymakam” olmuştur. 1842 yılında İnegöl kazası’na ilk defa bir “emlâk-i şâhâne müdürü” atanmıştır.Bu atamanın tabiî sonucu olarak günümüzdeki İnegöl belediye başkanlığı binasının yerine geniş müştemilâtı bulunan bir “emlâk-ı şâhâne binası” inşâ edilmiştir.

İNEGÖL HÜKÜMET KONAĞI: 1864 yılından sonra yapılan idârî uygulama sırasında söz konusu bina, yeni baştan onarılarak “hükûmet dâiresi” hâline getirilmiş ve “kaymakam” adını alan en yetkili yönetici de devlet hizmetlerini bu binada yapmıştır. 1940’lı yıllara gelindiğinde ise söz konusu hükûmet dairesinin yerine, Cumhurî idarenin bir prestij binası olmak üzere; günümüzde İnegöl belediye başkanlığı olarak kullanılan kârgir bina kompleksi, aslında “İnegöl hükûmet konağı” olarak inşâ edilmiştir.

1980’li yıllara gelindiğinde ise : “2 No.lu konut alanında” inşâ edilen ve halkın hizmetine sunulan yeni “İnegöl hükûmet konağı” halkın hizmetine sunulmuş ve eski hükûmet konağı, “İnegöl belediye başkanlığı”na tahsis edilmiştir.

SARI CAMİ VE SULTANIN AV KÖŞKÜ: Sultan Abdülazîz devrinde sultanın sporculuk yönü dikkate alınarak Domaniç’i İnegöl’e bağlayan Yörük Yolu üzerinde ve Mahmudiye Mahallesi’nde hükümdar adına cami merkezli bir “av köşkü” inşâ edilmiştir. Çünkü kış mevsiminde geniş bir göle dönüşen “Kara Çayır” üzerindeki su birikimine bol miktarda yaban ördeği gelip indiğinden burası avcılar için çok cazip bir “av alanı” oluşturmakta idi . Yapılan avlanma sırasında eğitilmiş köpeklerin yanı sıra doğan, şahin ve atmaca gibi kuşlar da kullanılmıştır.

 “Sırnaz ve Doğanyurdu köyleri ile Çakırca çiftliği” anlatılırken açıklandığı üzere atmaca yavrularına, “çakırca” adı verilirken doğan yavrularına da “sarı” isminin verildiğini söylemiştik. Bu sebepten yapılan av köşkü ile bağlantılı olarak inşâ edilmiş olan Mahmudiye Mahallesi Camii de halk arasında “Sarı Camii” olarak anılmıştır.

Sarı Camii ile “Av Köşkü”nün eklentisi olarak inşâ edilmiş olan bir kısım yapı, uzun yıllar ayakta kalmıştır. İnegöl Doğan Spor tesisleri olarak halka ve gençlere hizmet vermiştir. 1950’li yıllarda bu tesislerde çay ocağı işleten ve “Kara Eşekli” diye anılan zâtın yaptığı çay, halkın dilinde destanlaşmıştır.

ÇİTLİ MADEN SUYU: Sultan Abdülazîz devrinde ele alınmış ve o günün imkânlarına göre o yörede barınma ve dolum tesisleri kurulmuştur. Söz konusu maden suyunu işletmek üzere; merkezi İstanbul’da olan bir ticârî şirket kurulmuştur. Mide rahatsızlıklarına ve hazımsızlığa karşı ilaç olarak kullanılan Çitli Maden Suyu şişelenerek Avrupa’ya dahî ihraç edilmiştir. Şişelenerek dolumu yapılan maden suyunu İstanbul’a nakletmek üzere Çitli ve Küçük Yenice/Yenice Müslim köyleri üzerinden geçerek tarihî İpek Yolu’na bağlanan stabilize bir yol da inşâ edilmiştir.

 

RECEP AKAKUŞ HOCANIN ESERİNDEN

DÜZENLEYİP YAYINA HAZIRLAYAN

AYHAN BAYRAKTAR

Tüm Yorumları Göster (0)