Ayhan Bayraktar
bayraktarayhan@hotmail.com

SAHURUN BEREKETİNDEN MAHRUM KALMAYALIM

30 Mayıs 2017 / Salı 17:22:58 | YAZARLAR | Ayhan Bayraktar

Mübarek Ramazan’ın, bereketli zaman dilimlerinden biridir Sahur vakti… Mutlaka kalkarım.

 

Çünkü Resulullah Efendimiz (s.a.v) sahur hakkında buyurmuşlar ki;

 

"Sahura kalkıp bir şeyler yeyin. Sahura kalkın da is­terse bir yudum su olsun için. Çünkü gerçekten sahurda bereket vardır."

 

"Şüphesiz Allah ve melekleri sahura kalkanları rah­metle anarlar."

 

"Sahur berekettir; artık onu terketmeyin."

 

Sahur vaktinde bereket olduğu için, oruç tutsun tutmasın, evin çocuklarını da sahura kaldırmalıyız.

 

Ev halkı, sahur vaktinde birlikte sofrada olursa, o eve huzur ve bereket iner.

 

Başta uyanmak zor gelebilir. Hele bir de geç uyumuşsanız, uykunuzu almamışsanız, yataktan çıkmak istemez insan.

 

Ancak biraz nefsinizle mücadele eder, kalkıp elinizi yüzünüze yıkarsanız, tüm uyku bağları çözülüyor.

 

SAHURA DA MİSAFİR ÇAĞIRALIM

 

Evde Oruç tutamayan yaşlı ve hastalar olabilir. Olsun, onlara da sahur sofrasında yer ayırmak lazım.

 

Hatta iftara misafir aldığımız gibi dost ve akrabalarımızı sahur sofrasında da ağırlamalıyız.

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v) böyle yapmış.

 

Hz. Peygamber'in (s.a.v)  sahur yemeğinde zaman zaman misafir bulundurduğunu da çeşitli hadislerden öğreniyoruz. 

 

 Bu sebeple sahur yemeği, her evde yaşatılması gereken çok özel bir sünnettir.

 

Sahur, hem gece kalkıp Allah'ı anmamıza, hem de vücud sağlığımızı korumaya yönelik önemli bir sünnettir.

 

Bu güzel sünneti yaşatmamızda sayısız faydalar vardır: Sahur; Be­dene ve ömre bereket sağlar, Maddi gıdanın yanında ruha manevi gıda olur ve sağlıklı bir oruç tut­mamızı sağlar.

 

Ben sahurda hurma ve yumurtayı eksik etmiyorum. Gün boyu da ne acıkıyor ne de susuyorum. Size de tavsiye ederim.

 

 

FARKIMIZ; SAHUR YAPMAKTIR

 

K.Kerim’de geçiyor. Oruç bizden önceki ümmetlere de farz kılınmış.

 

Biliyor musunuz, günümüzde yaşayan Hriastiyan ve Yahudilerin de orucu var.

 

Tabi onlar dinlerini tahrip edip bozdukları için oruç ibadetini de değiştirmişler.

 

Resulullah Efendimiz (s.a.v) bu konuda şöyle buyuruyorlar:

 

"Bizimle Yahudi ve Hıristiyanların orucu arasındaki ayrım ve alamet; gecenin sonunda sahur ye­mektir."

 

 

SAHUR GEÇ YAPILMALI

 

Sahuru erken yapmayı da sevmem.  Geç yapmayı tercih ederim.

 

 Son dakikaya kadar sofrada kalır, ezan okununcaya kadar yemeye içmeye devam ederim.

 

Herkese de söylerim; sahuru geç yapın, derim. Neden?

 

Çünkü; Hz. Peygamber'in (s.a.v) sahurla ilgili önemli bir uygulaması da sahur yemeğini geciktirmesi ve bunu tavsiye etmesidir.

 

Resulullah Efendimiz (s.a.v) bu konuda şöyle buyurmuşlar;

 

"Ümmetim sahuru, vaktin sonuna doğru geciktirdiği ve iftarı da acele ettiği surece hayır üzere olacaktır."

 

Ebu Hanife Hazretlerine göre; Oruçlunun 3 şeyi yapması çok güzel olur:

1-Sahur yapması

2-Sahuru geciktirmesi

3- İftar vaktinde girince orucu açmakta acele etmesi

 

Hz. Peygamber'in (s.a.v) oruç tutarken vazgeçmediği uygulamalardan birisi de oruca niyet etmesidir. Ramazan ayında sahura kalkmak da bir niyettir.

 

Rabbim, sevdiklerimizle birlikte, sağlık afiyetle, nice Ramazanlara ulaşmayı ve birlikte sahur yapıp, iftar etmeyi hepimize nasib eylesin!

 

Tüm Yorumları Göster (0)