Abdülvasih Duran

ÖNCEKİLERİN HİKAYESİ VE BİR ADIM SONRASI

27 Şubat 2014 / Perşembe | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

         Kur’an’ı Kerim üzerinde tefekkür eden her insan şu güzel ders alıcı hakikatı fark etmiştir.” (Ey Muhammed)Öncekilerin hikayesini onlara oku”.Hepiniz biliyorsunuz yüksek atlayış yapmak isteyen bir sporcu önce geri geri gider ve oradan aldığı hız ile çıtanın üzerinden atlayışını gerçekleştirir.

 

         Kıssalar Kur’an’ın en çok üzerinde durduğu konulardan biridir.Kıssaların bir anlamı da eskilerin yaşanmış hikayeleridir.Kur’an bizlere bu kıssaları anlatır ki geçmişten ders alalım ve bir daha  aynı hatalara düşmeyelim.

 

Bu konuda Yüce Allah şöyle buyuruyor:

-“ (Ey Muhammed) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku…” (Maide,27)

- “Huh’un haberini onlara oku…”(Yunus,71)

- “Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. “(Ali İmran,103)

 

     Bütün bu ve daha sayamadığımız bir çok ayetler de Rabbimiz bizden öncekilerin hikayelerini okumamızı ve ders almamızı istemektedir.

 

      Yarın talihsiz tarihlerden biri olan 28 Şubat’ın yıl dönümü.28 Şubat post modern darbeyi yaşayanların büyük bölümü hala hayattadır.Çok değil,16- 17 yıl önce yediğimiz bu büyük darbeden bazılarını hatırlayalım.

 

-Başörtüsünden dolayı üniversite kapısından geri çevrilen  kızlarımız,

-Katsayı probleminden dolayı üniversite  hayali yıkılan  imam hatipli gençlerimiz,

-Başörtüsüyle resmi kurumda çalışması mümkün olmadığı için iş bulamayan yüzlerce  bacımız,

-Evinde beş,on kişi ile sohbet ettiği için ‘İrticai Faaliyette Bulunmak’ suçundan alıp götürülen  mü’min kardeşlerimiz,

 

-Direkt olarak ‘İslam’ diyemedikleri için (Batı Çalışma Grubu tarafından)  ‘İrtica-Mürteci’ damgası yapıştırılan binlerce Müslüman kardeşimiz,

-Resmi dairelere girerken parmağındaki gümüş yüzüğü çıkartmak zorunda kalan memur kardeşlerimiz,

-Namaz kıldıkları tespit edilmeleri halinde hakkında çeşitli müeyyideler uygulanan yine sayısını bilemediğimiz kamu çalışanlarımız,

 

-İmam Hatip liselerinde okuyan kız öğrencileri belki derste başörtülü yakalarız amacıyla arka kapılardan okula sızan o günlerin müfettişleri,

-Sahipleri Müslüman olduğu için şirketlerine ‘İRTİCA’ damgası vurulup kapatılmak veya yurt dışına çıkmak zorunda bırakılan onlarca ticari şirketlerimiz,

 

-İrticai faaliyette bulundukları gerekçesiyle hakkında soruşturma ,açılan ,okulları değiştirilen, emekliliğe zorlanan veya istifa etmek zorunda bırakılan yüzlerce öğretmenlerimiz,

-Kapanan/kapatılan Kur’an kurslarımız,bitirilen hafızlık müesseselerimiz. v.b. yüzlerce örnekler.

        Bütün bunları yaşayanların çoğu hayattadır.Aradan yüzyıllar geçmedi henüz.Ve bu zararı görenlerın bir çoğu yaşıyor ve hatırlıyor.

 

        Gel gör ki bütün bu yıkımdan ders almamış gibi yıllar sonra elimize geçen nimetleri basit sebepler yüzünden heba ediyor, adeta yaşamamışız gibi davranıyoruz.

 

       İçinde yaşadığımız gemiyi delmeye çalışanlar unutmasın ki bu gemi batarsa içinden kurtulan olmayacaktır.

 

       Unutmayın:Mü’min, eskilerin hikayesini okuyarak ders alandır ve bir işe girişirken bir adım sonrasını düşünendir.”

                                                                                           Abdulvasih DURAN

 

       

.

Tüm Yorumları Göster (0)