Abdülvasih Duran

On Yıl Önce

23 Ocak 2019 / Çarşamba 17:50:51 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

Medyada son günlerde “ON YIL ÖNCE” etiketiyle eski hatıralar paylaşılıyor.Konuya girmeden hemen hatırlatayım.Aslında bu  “On Yıl Önce” kavramı bizim değerli Öğrencimiz/Yazarımız Ayhan BAYRAKTAR’a aittir. Yakın zaman kadar “On Yıl Önce’ ki yazılarını Genç Gazetemiz de yayınlardı. Bana kalsa bu kavramın isim hakkı  değerli Ayhan’a aittir.

        Eskilere her insanın ilgisi vardır. Yeni tabirle “Nostalji” dediğimiz eski olan şeyler insanı duygulandırıyor.Bundan dolayıdır ki zaman zaman moda bile yıllar öncesinin modellerini tekrar gündeme taşıyor.Eskitme mobilyalar,eski mekan görünümü verilmiş lokantalar,oteller v.b.bir çok  unsurları sayabiliriz.

        Özellikle yaş ilerledikçe eski günlere özlem daha çok artıyor.Belki 15 yaşındaki bir genç için 10 yıl öncesi, 5 yaşındayken çekilmiş bir fotoğrafı veya birkaç oyuncağını hatırlamaktan öteye geçmez.Ama 75 yaşındaki bir yaşlı için  tabiri caizse “bir dokun bin ah işit” misali eskiye ait anlatacağı ve paylaşacağı şeylerin haddi hesabı yoktur.Geçlik hatıralarından tutun da bitmeyen askerlik anıları, çektiği zorluklar ve sıkıntıları anlatmakla bitiremez.

         Zaman zaman düşünüyorum. Acaba günümüzdeki gençler on yıl sonrasına ne gibi hatıralar bırakacaklar. Ellerinde cep telefonu, bilgisayar, internet, televizyon v.b. teknik aletlerle sadece oturarak ömrünü geçiren insanlar gelecek nesillere ne anlatacaklar.Hatıra olarak, “Azizim!Bizim zamanımızda internet biraz yavaştı.Zaman zaman beklemek zorunda kalıyorduk” gibi basit şeyleri mi anlatacaklar acaba?

         Hiç sokakta oynamamış,komşu çocuğun evden getirdiği bir tas suyu 3-5 kişiyle ortak içmemiş,annesinin ekmeğine sürdüğü salçalı ekmeği sokakta büyük bir iştahla yememiş,düşüp dizini kanatırken bile annesinin verdiği bir mendili  sarıp tekrar sokak arası maça devam edememiş bir genç 10 yıl sonra ne hatıralar anlatacak?

         Komşusunu bile tanımamış,annesinin yaptığı helvadan bir tabak götürüp komşusuna vermemiş,”Ayşe Teyze!Müsait iseniz annemlerle size oturmaya geleceğiz” diyememiş,annesiyle oturup yün çorap örememiş,mutfağa uğramamış,gününü erkek arkadaşlarıyla eğlence yerlerinde geçiren bir genç kız 10 yıl sonra ne anlatacak ki?

          Bu, “On Yıl Önce” etiketi ortaya atılınca herkes hatıralarından bir şeyler paylaştı.Özellikle ünlü kişilerin televizyonlardaki eski güzel hatıralarından kesitler izledik.İnsanı eskilere götüren ve eski günleri hatırlatan bu paylaşımlar ister istemez hepimizi duygulandırdı.

           Ancak güzel olmayan şeyler de gördük.Daha doğrusu her şeyin mutlaka olumsuz tarafından bakan,işi ideolojiye döken ve durumdan vazife çıkartmaya çalışan bazı kesimler bu akımı da sulandırdılar.Örneğin Halk’tan uzak ve Halk’ın değerleriyle bir türlü barışmayan bir Televizyon kanalı,on yıl önce başörtülü olup şimdi açılan,on yıl önce tesettürlü iken şimdiler de mini etek giyen birkaç kişinin görüntüsünü –adeta sırıtarak- yayınladı.

          Bir kimsenin ne giydiğini başka kimseyi ilgilendirmez elbette.İster kapanır ister açılır.Herkes hesabını Allah’a verecektir şüphesiz.Ancak tersi de yokmuydu? Mesela 10 yıl önce şöyle böyle gezerken şimdi tesettüre giren örnekler de yokmuydu? Elbette çoktur.Ama onları yayınlamadılar.

           Aslına bakarsanız buda çok önemli değildir.Yani 10 yıl sonra tesettüre girmiş insanları yayınlasınlar da istemiyoruz.Dediğimiz gibi kimsenin kılık kıyafeti bir diğerini ilgilendirmez.

Ancak üzüldüğümüz nokta şudur.Sayıları birkaç kişiyi geçmeyen bu sonradan açılanları yayınlarken acaba büyük hizmet yaptıklarını mı düşündüler?Bunu yaparken  sevinen bu insanların hala dine ne kadar mesafeli oldukları bizi üzdü.

          Oysa Rabbimiz dine mesafeli olan,dine karşı soğuk duran ve Allah’a karşı görevini yapmayan insanları şöyle uyarıyor:” Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?(İnfitar,6,7,8).

          Ey İnsan!Sen yoktun,O seni yoktan yarattı.Sana güzellik ve şekil veren,vücudunu dengeli yaratan ve sana senin isteğine göre değil O nasıl istediyse şekil veren O (Allah’a) karşı neden soğuksun, neden O’nun emirlerine zıt hareket ettikçe seviniyorsun?

         Ey İnsan!Doğduğun günden beri ilahi bir programa göre vücudun şekilleniyor: Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.(Rum,54).

         Önce zayıf bir çocuktun, sonra güçlü kuvvetli bir genç oldun.Ve daha sonra tekrar zayıf bir ihtiyar olacaksın.

          İnanmıyorsan ‘ON YIL ÖNCE’ne bak!

        

        

                                                                                                  Abdulvasih DURAN

Tüm Yorumları Göster (0)