Abdülvasih Duran

Müslüman Olmadan Önce İnsan Olabilmek

11 Haziran 2020 / Perşembe 14:04:45 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

Yüce Rabbimiz Hz.Muhammed (sav)  aracılığıyla Kur’an’ı Kerim’i insanlara göndermiştir.Kur’an’ın metodu için şöyle diyebiliriz:

1-Kur’an insanı anlatır,

2-Kur’an insana anlatır.

         Dolayısıyla Kur’an insanı muhatap alır,ona hitap eder.Şöyle sorabilirsiniz.”İnsan olarak yaratılan herkes insan değil mi?”.İşte bütün mesele burada zaten.Et ve kemik olarak yaratılan insan şeklindeki her varlığı Kur’an insan olarak değerlendirmiyor.

          Kur’an,bizlere İslam’ı “insan olanlara” tebliğ etmemizi istemektedir.Yani bir binayı yapmak için nasıl ki önce temel olması gerekiyorsa Müslüman olmak için de önce insani özelliklere sahip olmak gerekir.

          Kur’an’ın bir çok yerinde şekil olarak insan olup ancak aklını kullanmayan gözlerini ve kulaklarını Hak’ka kapatan ve dolayısıyla gerçek anlamda insan olmayanlar şöyle tavsif edilir:

-“Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki  onlardan daha da aşağıdadırlar.”(Furkan ,44).

-“Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.(A’raf,179).

        Kur’an ,insanın dış şekline bakmaz.İnsan olmanın ölçüsü “Kalıp” değil “Kalp”tir.Bu konu da Kur’an şöyle buyuruyor:

-“Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler…”(Münafikun,4).

       Mevlana Hazretleri de der ki:”Nice insan gördüm üzerinde elbise yok,nice elbiseler de gördüm içinde insan yok”.

       Kur’an’da Rabbimiz insana nankör olmaması gerektiğini Allah’ın dinine karşı sorumsuz ve soğuk durmaması gerektiğini hatırlatıyor:

-“ Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?”(İnfitar,6).

       Kur’an insanın bazı kötü özellikleri hatırlatarak bu olumsuz özelliklerini düzeltenin kurtuluşa ereceğini hatırlatıyor:

-“…andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır”(Şems,9-10).

        Kur’an’ın da ifade buyurduğu gibi insan nefsini kötülüklerden arındırmalıdır.Kötü özelliklerini iyi özelliklere çevirmelidir.

Yani:

-Hırs yerine Kanaatkar olmak,

-Cimrilik yerine Cömert ve hayırsever olmak,

-Nankörlük yerine Vefa ve kiymet bilmek,

-Zülüm yerine Adaletli olmak,

-Cehalet yerine İlim ve Hikmet sahibi olmak,

-Kin ve düşmanlık yerine Hoşgörü ve affedici olmak, v.b.

        İşte İslam’a girerken “LA İLAHE “diyerek Rabbimizin reddettiği bütün olumsuzlukları reddederek,”İLLALLAH” diyerek de Rabbimizin  emir ve yasaklarına boyun eğmek.

         İnsan olmayı başarmış,Müslüman olurken de kendini arındırıp adeta melekleşen bir insan olabilmek.

          İşte böyle insanlar için Rabbimiz şu müjdeyi veriyor:

-“(Allah, şöyle der:) “Ey huzur içinde olan nefis! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön! (İyi) kullarımın arasına katıl ve Cennetime gir.”(Fecr,27-30).

 

 

 

                                                                                                           Abdulvasih DURAN

Tüm Yorumları Göster (0)