Abdülvasih Duran

?KUTUP? YILDIZ(LAR)I

09 Nisan 2014 / Çarşamba | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

    Bugün 30 -50  yaşları  civarında  olanların gençliğinde  okudukları  ve etkilendikleri o günlerin  alimlerinden/yazarlarından  iki tanesi de Şehit Seyyid KUTUP ve kardeşi Merhum Muhammed KUTUP’tur.
 
    Seyyid Kutup 1966 yılında dönemin Mısır Firavunu Cemal Abdunnasır tarafından şehit edildi. Kardeşi Muhammed Kutup ise yıllarca hapishanelerde kaldı.Bu iki güzel insan adeta hayatlarını imanlarına şahit etmişlerdi.
 
     Muhammed Kutup geçen hafta Hakka yürüdü. Dünyada yapmış olduğu güzel hizmetlerinin mükâfatını almak üzere Rabbimizin rahmetine emanet edildi. Özellikle 1970’li 80’li ve 90’lı yılların gençleri büyük âlimin vefatından çok müteessir oldular. Neden olmasınlar ki? Çünkü onların yazdığı samimi ve içten kitaplarıyla İslam’ı doğru anladılar.
 
     Muhammed Kutup bir Müslüman psikologdu. O nedenle hem İslam’ı biliyor hem de pozitif  bilimleri biliyordu. Ondan dolayı İslami olmayan çağdaş fikir akımlarını çok iyi tahlil ediyor ve reçete olarak İslam’ı tavsiye ediyordu. Özellikle ‘İslamın Etrafındaki Şüpheler’ kitabıyla İslam’a atılan iftiralara çok güzel cevap veriyordu. İslam’ın kadına verdiği değeri, İslam’ın kölelik konusundaki bakışı , miras, şahitlik v.b.konularda doyurucu bilgiler veriyordu.
 
      Muhammed Kutup’un eserlerinin en önemlilerinden olan ‘Yirminci Asrın Cahiliyeti’ adlı kitabı asrımızdaki fikir akımlarının ne kadar içi boş olduğunu bize gösteriyordu.
 
       Muhammed Kutup’un unutulmaz yönlerinden biri de ; İnsanı çok iyi tahlil etmesiydi. Bu konuda yazdığı ‘İslamın Terbiye Metodu’ adlı kitabında insanı 3 bölümde ele alıyor. Bunlar:Beden,Ruh ve Akıl.Bu üç önemli konuyu şöyle anlatır:Avrupa ve materyalistler insanı sadece beden yönüyle ele aldıkları için akıl ve ruhu ihmal etmişlerdir.O nedenle de insanı tamamen şehvani ve nefsani bir varlık hale getirdikleri için  fikirleri iflas etmiştir.Hint mistitizmi de insanı sadece ruh yönüyle ele almış, bedenini ve aklını ihmal ettiklerinden pısırık ve dünyadan el etek çekmiş insanlar yetiştirmişlerdir.Felsefeciler ise insanın sadece aklıyla ilgilenmiş ruhunu ve bedenini ihmal etmişlerdir.Bu üç doktrin de insanı mutlu etmemiştir.
 
       Muhammed Kutup’un yetiştirmek istediği insan modeli Peygamber (sav) ve Sahabe arasındaki  örnek modeldir. Yani düşünen , sorgulayan ,aklını kiraya vermeyen,aklı teslim değil aklı selim sahibi Müslümanlar yetiştirmekti. Çünkü  Resulullah (sav) sahabesiyle istişare eder  vahiy olmayan konularda sahabenin fikirlerine değer verirdi (Bedir,Uhud ve Hendek savaşlarında olduğu gibi).
 
        Muhammed Kutup’un abisi Şehit Seyyid Kutup da Sosyolojiyi iyi bilen ve  dolayısıyla toplumların kurtuluşunun ancak İslam ile olacağını anlatan büyük bir müfessirdi. Önemli  bölümünü hapishanelerde yazdığı ’Fi Zilal’il Kur’an’ adlı tefsiri hemen hemen bir çok insanın evinde mevcuttur. Neden bulunmasın ki? Hayatını şahit kılarak uğrunda şehit olduğu İslam’ı  en güzel şekilde anlattığı eseridir. Ve bu eserinin eseri olan binlerce Müslüman vardır. Yaşadığını yazan ,yazdığını yaşayan büyük İslam alimiydi.
 
      Seyyid Kutup hapishanedeyken bir rüya görür ve arkadaşına der ki: ”Bu gece rüyamda bana sarılmış büyük bir yılan gördüm. İrkilerek uyandım ve sabaha kadar uyuyamadım”. Arkadaşı der ki:”Seni seven dostların sana büyük bir hediye getirecekler galiba”.
Seyyid Kutup şöyle der:”Sanmıyorum, belki de Allah beni Müslümanlara hediye edecek”.Ve ertesi gün mahkemeye çıkar mahkeme idam cezası verir.
 
      İdam cezası alan Seyyid Kutup’a derler ki Firavn Nasıra iki satırlık bir özür yazarsan  seni affedecek. Büyük şehit şöyle der:”Her gün 5 vakit namazda şu kelime-i şehadet parmağıyla  tek ilahın Allah olduğuna şahitlik yapıyorum.Nasıl olurda şahitlik yaptığım o parmak ile sahte bir ilaha özür yazısı yazabilirim.Bir Müslüman bir kafirden özür dilemez”.
 
       UNUTMAYIN: Büyük şehidin bize verdiği mesaj şudur: Ey Müslüman Her gün 5 defa kelime-i şehadet getirdiğin o parmakla klavyeye dokunurken, kalemi tutarken ve bir yere mühür vururken sakın yaptıkların kelimeyi şahadete aykırı olmasın.
.

Tüm Yorumları Göster (0)