Talha Bayraktar

K.KERİM SAYILARI / YAZICI 2 MELEK (1)

21 Ocak 2021 / Perşembe 11:04:34 | YAZARLAR | Talha Bayraktar

“İki melek (insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar.” (KAF 17)

KİRAME’N-KÂTİBİN: 2 yazıcı melek… Biri sağımızda, diğeri solumuzda… Allah’ın (c.c.) sayısız melekleri vardır. Büyükler bunu şu güzel örnekle anlatırlar. Her bir yağmur tanesini bir melek indirir. Yağmur tanesini yeryüzüne indiren o meleğe bir daha sıra gelmez.

Yağmurdan yıldızlara, Allah’ın meleklerinin çeşitli görevleri vardır. Ayet-i kerimede bize varlığı bildirilen melekler; Yazıcı Meleklerdir. Biz onları Kiramen Kâtibin ismiyle de biliyoruz. Bu isim “Değerli yazıcılar” anlamına gelmektedir. Kirame’n-Kâtibin ismi şu ayet-i kerime’de geçmektedir: “Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.”[1]

Biri sağımızda sevaplarımızı yazıyor. Diğeri solumuzda günahlarımızı yazıyor. Bunlar hayatımızın şahitleri ve delilleridir. Bu melekleri dünyadaki yazıcılarla kıyaslamak doğru olmadığı gibi, yazma işlerini ve araçlarını, bildiğimiz kalem ve kâğıtla da karıştırmak doğru olmaz. İnsanoğlu bilgisayar ve tablet gibi teknolojik aletlere sahipken, Allah’ın yazıcı meleklerini, haşa elinde çizgili kağıt ve kurşun kalemle tahayyül etmek yanlıştır. O melekler, öyle bir kayıt özelliğine sahiptir ki; niyetlerimizle birlikte, tüm söz ve davranışlarımızı görüntülü olarak kayda geçerler. Yani sesimiz, görüntümüz, niyetimiz, kalbimiz, her anımız ve herşeyimiz, kayda geçiyor. Bu melekler, bedenimizdeki kan gibi içimizde hareket ve kontrol kabiliyetine sahiptirler.

Resulullah Efendimiz (s.a.v) Kiramen Kâtibin hakkında şöyle buyurmuştur: "İyilikleri ya­zan melek kişinin sağı üzerinde, kötülüklerin yazıcısı ise solu üzerindedir. İyilikleri yazan melek, kötülükleri yazanın üzerindedir. Kişi bir iyilik işledi mi sağda bulunan melek on misliyle yazar, Bir kötülük işledi mi de sağ­da bulunan melek, solda bulunan meleğe: “Belki hatasını düzeltir ya da mağfiret diler ümidiyle sen ona yedi saat süreyle ilişme” der.”[2]

HERŞEY KAYDA GEÇİYOR: Hakikatte; görmek, işitmek, bilmek ve hükmü altında tutmak için Allah’ın (c.c.) böyle bir kayda ihtiyacı yoktur. O’nun (c.c.) ilmi ve hükmü, herşeyi kuşatmıştır. O (c.c.) herşeyi görmekte, işitmekte ve bilmektedir. O (c.c.) bize bizden daha yakındır. Meleklerin görev ve işlevleri, Allah’ın (c.c.) hikmet ve hükümlerinin gereğidir. Allah (c.c.) “Biz insana şah damarından daha yakınız”[3] buyurmaktadır. Bu ayet-i kerimede olduğu gibi meleklerin de görevlendirildiği konular, K.Kerim ayetlerinde “Biz” ifadesi ile belirtilir.[4] Bu ayet-i kerimeden anlıyoruz ki, yazıcı melekler, şah damarımızdan daha yakın bir konumda vazifelidir. Bize bizden yakın olan Allah (c.c.) bu meleklerini, şah damarımızdan daha yakın bir noktada görevlendirmiştir.

Mücâhid şöyle der: “Allah, insanın bütün hallerini bildiği halde, delil getirip susturmak için, yaptıklarını muhafaza eden ve yazan iki melek gece, iki melek de gündüz, görevlendirmiştir. Biri sağında olup iyiliklerini, biri de solunda olup kötülüklerini yazar. İşte Yüce Allah'ın, âyetinin mânâsı budur.”[5]

Âlûsî de der ki: “Bundan maksat şudur: İki koruyucu zabıt meleği, onun söylediklerini yazarken. Yüce Allah, insanın durumunu, her gözetleyiciden daha iyi bilir. Burada Yüce Allah'ın, iki meleğin korumasını istemeye ihtiyacı olmadığı bildirilmektedir. Zira Yüce Allah, o iki melek­ten daha iyi bilir ve onlara gizli kalan şeylerden haberdardır. Fakat hikmet, şahitlerin bulunacağı kıyamet gününde, o iki meleğin yazmış oldukları sahifeleri göstermeleri için, yazıya geçirmiş olmalarını gerektirmektedir. Kul, Allah'ın, ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmekle birlikte, meleklerin bunları yazdığını da bilince, iyilikleri daha çok yapma, kötülüklerden de uzak durma arzusu artar.”[6] (YARIN DEVAM EDECEK İNŞALLAH!)

 

 

 

 

 


[1] İnfitar suresi 10-12

[2] Taberi, XXVI, 159/ er-Rüyani, Müsnedu'r-Rayani, II, 286/İmam Kurtubi, Camiu li-Ahkami’l-Kur’an

[3] Kaf 16

[4] İbn-i Kesir

[5] İmam Kurtubi, Camiu li-Ahkami’l-Kur’an

[6] Rûhu'l-meânî, 26-179 /Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir

Tüm Yorumları Göster (0)