Talha Bayraktar

K.Kerim Sayıları/ İlk Günden Takva Üzerine Kurulan Mescid

04 Ağustos 2020 / Salı 09:36:04 | YAZARLAR | Talha Bayraktar

“Onun içinde asla namaz kılma! İlk günden takvâ üzerine kurulan mescit içinde namaz kılman elbette daha doğrudur. Onda temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da çok temizlenenleri sever.” (TEVBE 108)

MESCİD-İ DIRAR VE MESCİD-İ KUBA

Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) namaz kılmasının yasaklandığı mescid; münafıkların yaptığı Mescid-i Dırar’dır. Ayet-i kerimede namaz kılınması tavsiye edilen ve ilk günden takva üzerine tesis edildiği buyrulan mescid; Mescid-i Küba’dır.

Tevbe 107. ayet-i kerime münafıkların yaptığı Mescid-i Dırar hakkındadır: “Münafıklar arasında müminlere zarar vermek, hakkı inkâr etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resûlüne karşı savaşmış olan adamı beklemek için bir mescid kuranlar ve: Bununla iyilikten başka birşey istemedik, diye mutlaka yemin edecek olanlar da vardır. Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.”

 

PARALEL MESCİD

Taberi bu Ayet-i Kerime’nin iniş sebebi olarak Said b. Cübeyr’den (r.a) şu rivayeti paylaşır: “Medine’de Hazreç kabilesine mensup Ebu Âmir adında bir adam vardı. Bu adam, cahiliyye döneminde Hıristiyanlığı kabul etmiş ve ehl-i kitaba ait birçok kitapları okuyarak papaz olmuştu. Bu adamın, kabilesi nezdinde büyük bir itibarı vardı. Resulullah Efendimiz (s.a.v.) Medine’ye hicret etmiş, çevre­sinde Müslümanlar çoğalmış ve Müslümanlar Bedir savaşıyla da müşriklere karşı büyük bir zafer elde etmişlerdi. Müslümanların güçlenmesi ve Hazreç kabilesinden birçoklarının da Müslüman olması karşısında Ebû Âmir, Resullah Efendimiz’e (s.a.v) ve Müslümanlara kin beslemeye başladı. Resulullah Efendimiz (s.a.v) O’nu İslama davet etti. Fakat O, inkâr edip düşmanlığını açığa vurdu. Medine'de tutunamayarak Mekke'ye kaçtı. Orada, bütün müşrikleri Müslümanlara karşı kışkırttı. Uhud savaşında İslâm ordusunun karşısında yer aldı. Sa­vaştan sonra İslamın gittikçe güçlendiğini görünce bu defa Bizans İmparatoru Herakliyüs'a giderek, Resulullah'a karşı kendisine yardım etmesini istedi. Bizans’ta bulunduğu sırada, Medine'de bulunan münafıklara mektup yazarak, yakında büyük bir güçle Medine'ye gelece­ğini, kendisi için orada bir karargâh ve gözetleme yeri yapmalarını istedi. Bu­nun üzerine münafıklar, Küba Mecsidi'nin yakınında bir Mescit yaptılar.

 

Resulullah Efendimiz (s.a.v) Tebük seferine çıkarken, Ebu Âmir’in adamları, Müslümanlar nezdinde bir meşruiyet kazandırmak için kendisini bu mescit­te namaz kılmaya davet ettiler. Bu mescidi, yaşlılar ve sakatlar için yaptıklarını iddia ettiler. Resulullah Efendimiz onlara "Şu anda sefere çıkıyoruz, inşallah dönüşte bakarız." cevabını verdi.

 

Resulullah Efendimiz (s.a.v) Tebük seferinden dönerken Medine'ye yaklaştığında Cebrail (a.s) geldi ve bu mescid'in Mescid-i Dırar yani, Müslümanlara zarar vermek için kurulmuş bir Mescid olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Resulullah Efendimiz (s.a.v), daha Medine'ye varmadan asker gönderip mescidi yıktırdı. İşte âyet-i kerime'nin nüzul sebebi bu olaydır.[1]

 

İlk günden takvâ üzerine kurulan mescit, Küba Mescidi’dir. Takva kavramı; Allah korkusunu, Allah sevgisini ve Allah’a saygıyı birlikte ihtiva eden bir kavramdır. Mescid-i Dırar, bu mescidin karşısında, paralel bir mescid olarak Münafıklar tarafından kurulmuştur. Dırar kavramı: zarar ve ihanet anlamındadır. İhanet ortaya çıkınca bu mescit yıkılmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Tüm Yorumları Göster (0)