Talha Bayraktar

K.KERİM SAYILARI/ ANNE VE BABAYA İYİ DAVRAN

30 Kasım 2020 / Pazartesi 16:34:57 | YAZARLAR | Talha Bayraktar

“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine «of!» bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.”  (İSRA 23)

ANNE VE BABAYA İYİLİK: Anne babanıza iyi davranın. Bu nokta çok önemli… Bu ayet-i kerimede Allah (c.c.) sadece kendisine kulluk yapılmasını emrettikten sonra anne babaya da iyi davranılmasını emretmektedir. Allah’a kulluktan sonra ana babaya iyilik geliyor. Ana baba hakkı bu derece büyük…

Bu konuda tefsircilerin yorumu şudur: “Yüce Allah, ana-babanın evlat üzerindeki büyük haklarını açıklamak için, onlara iyilik et­meyi,  kendisine ibadetle beraber anlattı.” [1]

ANA BABAYA ŞÜKÜR: Lokman suresinde Allah (c.c.) kendisine şükredilmesini emrettikten sonra anne babaya da şükredilmesini emretmektedir: “Bana ve anne babana şükredesiniz, dönüş Banadır.”[2]

Allah’a (c.c.) şükürden sonra ana babaya şükür geliyor. Rabbimizin anne babaya verdiği değerin farkında mıyız? Allah’a (c.c.) kulluk nasıl farz ise, ana babaya iyilik de farzdır, Allah’ın (c.c.) kullarına kesin emridir bu.

Hele anne babanın yaşlılık dönemi, evlat için ne büyük bir imtihandır. Kendisi de anne baba olmuştur. Çoluk çocuğa karışmıştır. İş güç sahibidir. En güçlü dönemindedir. Anne babanın ise beli bükülmüştür. Dert ve hastalıkları artmıştır. Bakıma muhtaç bir çocuktan farkları yoktur. İşte bu durumda evlat ne yapacak? Ya anne babasına of bile demeyip imtihanı kazanacak, ya da anne babasına iyiliği terk edip imtihanı kaybedecek.

ÖF İLE DEME: İmtihanı kazanmak istersen; anne babana  “öf” bile demeyeceksin. Yaşlılıklarında ve hastalıklarında onlardan bıkmayacaksın. Onları azarlamayacaksın. Seni, en muhtaç olduğun çağlardan itibaren büyütüp yetiştiren anne babana karşı nankörlük etmeyeceksin. Tam tersi onlara karşı merhametli, cömert, yumuşak huylu ve tatlı olacaksın. Güzel söz söyleyip, güzel karşılık vereceksin.

İbnu'l-A'rabî şöyle der: “Üff, sıkıntı demektir. Üff sıkıntı ve darlık ifade eden bir kelimedir.  Üff kelimesinin aslı şudur: Üzerine toprak veya kül dökülüp de in­san onu gidermek için üfürdüğünde meydana gelen sestir. Daha sonra Arap­lar kelimenin anlamını genişlettiler. Nihayet üff kelimesi, hoşa gitmeyen her hususta söylenen bir kelime haline geldi.”[3]

 

Üff kavramı; honutsuzluk, tiksinti, bağırmak ve kaba davranmak anlamlarını içermektedir. Örneğin insan pis bir koku olduğunda tiksinerek üff der. Arapça’da kulak ve tırnak pisliği için de üf kelimesi kullanılır.[4]

Üff kavramında “red etme” manası da vardır. Nitekim Hz.İbrahim (a.s) putlara tapan kavmine: "Uf size ve uf sizin Allah'tan başka taptıklarınıza! Siz akıllanmaz mısınız?" demiştir.[5]

Rasûlullah Efendimiz (sav) öf kavramıyla ilgili buyurdu ki: "Eğer yüce Allah, anne-babaya kötü davranmak hususunda "öf" den daha bayağı bir şey olsaydı, elbetteki onu da zikrederdi.”[6]

HÜLASA: Almamız gereken mesaj şudur: Anne babana pislik muamelesi yapamazsın. Allah (c.c.) anne babaya karşı tüm olumsuz davranışları haram kılmıştır. (YARIN DEVAM EDECEK İNŞALLAH!)

 

 

 

 


[1] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir

[2] Lokman Suresi 14

[3] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir

[4] (Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb)

[5] (Enbiya, 67)

[6] (Suyûtî, ed Durru'l-Mensûr, V. 258) (İmam Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an)

Tüm Yorumları Göster (0)