Abdülvasih Duran

KISKANÇLIK

07 Ekim 2020 / Çarşamba 16:55:24 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

Kıskançlık günümüzde iki durum için kullanılır.Birincisi,bir kimsenin malını mülkünü mevkisini ,makamını,ilmini v.b. kıskanmak.Yani o imkanların ondan gitmesini istemektir.

İkincisi de,kişinin eşini kıskanmasına da günümüzde bu isim veriliyor.

      Bizim asıl üzerinde durmak istediğimiz kıskançlık birinci sırada bahsettiğimiz kıskançlıktır.Yani "onda olmasın bende olsun" anlayışıdır.Kıskançlığa ayrıca 'Hased' ve 'Çekememezlik' de denir.

      Kıskançlığın zıddı GIPTA'dır.Yani onda da olsun bende de olsun.Bu anlayış günah değildir.Rasulullah (sav) bu konuda şöyle buyuruyor:

"Şu iki kişiye gıpta edilir.

1-Allah ona ilim vermiş o da ilmini insana öğretiyor.

2-Allah ona mal vermiş o da o malı Allah yolunda harcıyor."

     Hz.Musa (as) bir gün salih bir insana imrenip Yüce Allah'tan onun kim olduğunu sordu:

Rabbimiz buyurdu ki:"Bu zat 3 amelle o mertebeye yükseldi.

1-Kimseye hased etmedi,

2-Anne-babasına asi olmadı,

3-Dedikodu yapmadı."

      Alimlerimiz derler ki haset eden (kıskanan) kişi farkında olmadan şu hataları yapıyor:

1-Kadere karşı geliyor:Yani o malı ,mülkü,makamı,ilmi v.b.nimetleri veren Allah'tır.Kıskanan kişi Allah'ın işine adeta itiraz ediyor ve farkına varmadan  (haşa) şöyle demek istiyor""Allah'ım.Yanlış kişiye o nimeti verdin.Oysa ona değil bana vermeliydin".

Nitekim Kur'an'ı Kerim'de Yüce Allah şöyle buyuruyor:" Yoksa,onlar; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey için insanlara hased mi ediyorlar?..."(Nisa,54).

 

2-Hased eden kişi malı ,mülkü,makamı,ilmi v.b.nimetleri adeta ebedi görüyor.Yani o nimetlerin geçici olduğunu unutmuş gibi davranıyor.Oysa Rabbimiz,şöyle buyuruyor:" Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz"(Nahl,96).

 

3-Hased eden kişi, kıskandığı insandan istifade edemez.Örneğin,kendini çok iyi yetiştirmiş bir kişiyi kıskandığınız zaman onun bilgisinden ve yeteneğinden istifade edemezsiniz.

 

4-Kıskanç kişi,kıskandığı insanı kendisinden üstün zannettiği için o kişiyi kötülemek ister.Bunun gereği olarak  giybet ve dedikodu yapmak durumunda kalır.Oysa dedikodu dinimizin yasakladığı en büyük günahlardandır:" Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini

araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir."(Hucurat,12).

      Peygamber Efendimiz bir hadisi Şeriflerinde şöyle buyuruyorlar:"Hasedden(kıskançlıktan) sakınınız.Çünkü hased ateşin odunu yediği gibi iyiliklerinizi yiyip bitirir".

      Felak suresinde Rabbimiz çok ince bir noktayı bize hatırlatıyor:" Hased ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.” Yani hasedi (kıskanmayı) dışa yansıtıp zarar verecek hale getirince zararlı ve günaha dönüşüyor.

 

      UNUTMAYN: İnsanları hasedden kurtarmak için paylaşmaya büyük önem vermemiz gerekir.Eğer fakir ve ihtiyaçlı bir akrabanız,komşunuz veya tanıdığınız varsa ona yardım ederseniz inanın ki en içten duygularıyla malınızın mülkünüzün yüz kat artması için dua edecektir.

      İnanmıyorsanız deneyin.

 

Tüm Yorumları Göster (0)