Recep Akakuş

İnegöl’ün Ertuğrul- Sancağına Bağlanması

27 Ocak 2020 / Pazartesi 17:54:24 | YAZARLAR | Recep Akakuş

1878 yılında imzalanan Berlin Barış Antlaşması ile “93 Muharebesi” sonlandırılmıştır. Yapılan bu antlaşma esnasında Osmanlı Devleti’nin aleyhine ağır şartlar içeren Edirne Mütarekesi ile Ayastafanos Antlaşması’nda yer alan bazı maddeler, İngiltere’nin Osmanlılar lehine tavır alması sonunda değiştirilmiştir.

İmzalanan Berlin Antlaşması ile “düvel-i muazzama” olarak isimlendirilen İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya ve de Rusya, Osmanlı Devleti’ni yeni baştan ve de yeni bir çerçeve içinde dizayn etmişlerdir.

Oluşan bu yeni siyâsî ortam içinde Sultan II. Abdülhamid, 1876 yılında ilân ettiği ve “93 Muharebesi” nedeniyle aynı yıl içinde askıya aldığı meşrûtiyet idaresine bir daha dönmemiş ve 1878 yılından 1908 yılına kadar kesintisiz 33 yıl süren bir mutlakıyet idaresi kurmuştur.

Bu arada 1878 yılından itibaren hem özel ve hem de yerel yönetimlerde yeni yapılanmalara gitmiştir.

İNEGÖL BİLECİK’E BAĞLANMIŞTI

Sözgelimi, 1885 yılında Bilecik merkez olmak üzere “Ertuğrul Sancağı”nı kurdurtmuş ve İnegöl’ü idârî yönden- bu sancağa bağlamıştır. Yapılan bu idârî tasarruf ile

İnegöl, yüzyıllardır hem sosyal ve hem de ekonomik yönden bağlı bulunduğu Bursa’dan ayrılmıştır .Bu ayrılış, bazı köy ve mezraaların, İnegöl’den kopmasına sebep olmuştur.

Sözgelimi, Fetihten bu yana İnegöl’e bağlı olan Geyikli Baba Köyü/Baba Sultan Köyü, “Aktarma” adıyla anılan Kozören Köyü ve Aksu nahiyesi, İnegöl’den ayrılmış ve Bursa merkeze bağlanmıştır.

Yapılan bu uygulamanın tabiî bir sonucu olarak İnegöl coğrafyasında yer almış olan ve Bursa şehir merkezinde yer alan cami, medrese ve benzeri hayratın gelir kaynağı olan birçok vakıf köy ve mezraa da, yönetim açısından boşlukta kalmıştır.

BURSA İLE BİLECİK ARASINDA ORTADA KALDIK

Bu arada İnegöllüler de yapılan bu uygulamayı, hem psikolojik ve hem de ekonomik açıdan içlerine pek sindirememişlerdir. Çünkü yapılan bu idârî tasarruf sonrasında İnegöllüler, Bursalılar tarafından dışlandığı gibi Ertuğrul Sancağı’nın merkezi olan Bilecik halkı tarafından da pek kabullenilmemiştir.

 İnegöl’ü ve İnegöllüleri Bilecik merkezine bağlayan tek ekonomik ve sosyal bağ, Bilecik-Karaköy Tren İstayonu olmuştur.

Bu yüzden olsa gerek ki Söğüt’de medfun Ertuğrul Gâzî’nin türbesi yakınında yer alan Osman Gâzî’nin silâh arkadaşlarına ait “hâtıra mezarları”nın arasına Osmanlı’nın ilk şehidi ve Osman Gâzî’nin yeğeni Baykoca’ya yer verilmemiştir.

Şüphesiz bunda hatıra mezarlarını ihdas eden ve tescil edilmesini ön gören Söğüt İlçe yöneticileri kadar İnegöl ilçe yöneticilerinin de kültürel sorumluluğu vardır.

BELEDİYENİN İLK BİNASI NEREDE İDİ?

1868-1870 yılları arasında kurulan ve 1870 yılından itibaren İnegöl İshak Paşa Kervansarayı’nda çalışmalarını sürdüren İnegöl belediye başkanlığı, inşa ettirdiğ kapalı çarşının güneye açılan kapısı girişine taşınmıştır.

Belediye Bedesteni’nin doğu ve batı yönünde yer alan kapıların iç kısmında görülen “sıva üzeri kitabeler” çarşıyı yaptıran kişinin, İnegöl’ün ilk belediye başkanı olan “Sâdıkzâde Süleyman Ağa” olduğunu göstermektedir.

Sultan II. Abdülhamid (1876-1908) devrinde İnegöl’de hem yerel ve hem de özel idare açısından yeni bir yönetim yapılanması gerçekleştirilmiştir.

RECEP AKAKUŞ HOCANIN ESERİNDEN

DÜZENLEYİP YAYINA HAZIRLAYAN

AYHAN BAYRAKTAR

Tüm Yorumları Göster (0)