Serdar Sevinç

İnegöl’süz Bir Bursa Düşünülebilir mi?

18 Şubat 2019 / Pazartesi 09:45:16 | YAZARLAR | Serdar Sevinç

Evet, İnegöl bir yanda Bursa bir yanda. Bu iki kadim şehir kimi zaman iki ayrılmaz parça gibi duruyor, kimi zaman ise bir daha bir araya gelemeyecek kadar birbirine kara sevdalı aşıklar gibi duruyor karşımızda. Uludağ’ın gölgesinde kadim medeniyetlerin geçmişten bugüne at koşturduğu, her bir toprak parçasında derin izler bıraktığı, Osmanlı’nınkuruluşuna şahitlik eden, prangalar vurulmak istenen kara günlerden kurtuluşa giden yolda yeni bir devletin Cumhuriyetin doğuşuna şahitlik eden bu topraklarda var olan Bursa ve İnegöl…

 

BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKAYESİ     

İnegöllüler olarak kimi zaman Uludağ’ın diğer tarafındaki ağabey olarak gördüğümüz Bursa’ya kızarız, küseriz, darılırız neden böyle yaptı deriz bize. Aramızdaki ilişki bazen Karadeniz’in azgın ve dalgalı sularındaki gibi hırçınlaşırken, kimi zaman ise birbirimize doyasıya sevgiyle bağlanır, birbirimizden güç alırız. Bizimkisi Bir Aşk Hikayesidir.

 

KİMİ ZAMAN HÜDAVENDİGAR(BURSA), KİMİ ZAMAN ERTUĞRUL(BİLECİK) SANCAĞINA

Tarihi vesikalara baktığımızda 1885 yılına kadar Hüdavendigâr (Bursa)’a bağlı 9 ilçe merkezinden biri olan İnegöl, idarî olarak 1885 yılında liva(il) haline getirilen Hüdavendigar Vilayetine bağlı Ertuğrul adı verilen Bilecik’e bağlanmıştır. Bursa’nın doğusunda yer alan İnegöl, Bilecik hattına özellikle Domaniç’e yakınlığı dolayısıyla o dönem Ertuğrul sancağına bağlı bir kaza olarak yer almıştır.  Bu minvalde İnegöl tarihi boyunca her zaman ilçe merkezi olup, hiçbir zaman köy veya bucak statüsüne inmemiştir. Sancak merkezi ise zaman zaman Ertuğrul, zaman zaman da Hüdavendigâr olarak değişmiştir. Tabi yeri gelmişken şunu da söylemek gerekir ki o dönemde Domaniç’te, İnegöl’e bağlı bir merkez olarak gözükmektedir.

 

1926’DA BURSA’YA BAĞLANDI

İnegöl, 1926 yılından itibaren ise tamamen Bursa iline bağlanmıştır. 2012 yılında çıkarılan Büyükşehir Yasası ile İnegöl, artık Bursa’nın merkez ilçesi olmuştur. Bu bağlılık nereye kadar devam eder bilemeyiz. Şunu çok iyi biliyoruz ki İnegöl, ekonomik parametreler açısından Bursa’nın lokomotif gücü konumunda. İnegöl, müteşebbis ruhlu insanlarıyla her alanda önemli başarılara imza atan bir itici güç olarak Bursa’ya dün nasıl önemli katkılar sunduysa bundan sonrada sunmaya devam edecek. Ha şu da bir gerçek ki İnegöl, sıradan bir merkez ilçe pozisyonunda tutulabilecek bir şehir  değil.

 

VAZGEÇİLMEYECEK BİR KONUMDA

İnegöl, cumhuriyetin kurulmasından itibaren her dönem siyasetin içerisinde yer alan devlet adamlarıyla bu güzelim ülkeye hizmet ederken, son 20 yıldaki siyasi oluşumun mihenk taşı da İnegöl olmuştur. Oylatta şekillenen Ak parti hareketi ve tüm Türkiye’ye yayılan bir oluşum. Özellikle rahmetli Hikmet Şahin’in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olmasıyla başlayan süreç, günümüzde Alinur Aktaş’la devam ederken, Ayhan Salman’ın Ak Parti İl Başkanı olması ise bu konuya ayrı bir boyut kazandırmıştır. İnegöl,  siyasi alanda Bursa’ya yön veren vizyonuyla vazgeçilmeyecek bir konumda olduğunu gösteriyor bizlere.

 

İL OLMA SEVDAMIZ NE OLACAK

Tabi İnegöllülerin içinde hep bir il olma sevdası var olmuştur. Sanayiden, Mobilyadan, Turizm ve Tarımsal verilerden beslenerek güçlü bir kent yapısına haiz İnegöl, il olabilir mi ? Şunu çok iyi biliyoruz ki İnegöllülerin çoğu, İnegöl’ün il olmasını istiyor. İl olma meselesini kimi zaman siyasi partilerin bir malzeme olarakta kullandığını çok iyi biliyoruz. Bu il olma meselesi nasıl sonuçlanır bilmiyorum ama bizim bu il olma sevdamızın daha uzun bir süre devam edeceği muhakkak.

 

BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLERİMİZ

Ha Bursa’ya sırtımımızı döneceğiz il olduktan sonra. Şimdi size soruyorum Tophaneden, Ulucami’den, Yeşil ve Emir Sultandan, Muradiye’den, Kapalı Çarşısı ve Koza handan nasıl kopabiliriz. Ha keza Turgut Alp’i Osman Gazi ve Orhan Gazi’den nasıl ayırabiliriz. Geyikli Baba’yı Uftade Hazretlerinden nasıl koparabiliriz. Ahi Dağı’nı Uludağ’dan nasıl vazgeçirebiliriz. İshakpaşa Camii’ni Ulu Camii’den nasıl ayrı düşünebiliriz. Karar sizin, başta dediğim gibi bizimkisi bir aşk hikayesi. Bizi biz yapan bu değerlerimizi birbirinden ayrı düşünmek akla pranga vurmaya benzer. Bu aşkın, bu kara sevdanın sonu ne olur bilemem ama bu iki şehrin birbirine olan bağlılığı hiçbir zaman bitmeyecek.

 

Tarihe dokunmak, onu hissetmek ve onun sıcak yüzünü her daim keşfetmekdileğiyle, kalın sağlıcakla…

 

Tüm Yorumları Göster (0)