Recep Akakuş

İnegöl’ De Kütüphane Ve Kültür Merkezi-4

04 Ağustos 2020 / Salı 09:38:27 | YAZARLAR | Recep Akakuş

Merhum kütüphane memurlarından Lütfü Okçu Efendi ile ilgili olarak, hem tarihe bir not düşmek ve hem de mesleğine sayğılı ve de kişilik sahibi örnek bir kütüphaneciyi, genç kuşaklara hatırlatmak için yaşanmış bir hatıramı siz okuyucularım ile de paylaşmak istiyorum.

Şöyleki: Yıl 1952 …İshak Paşa Camii’nde müezzin kayyım olan Ali Efendi, aynı zamanda manifatura dükkânı bulunduğu için bendenize ayda 10 TL. vererek görevli bulunduğu camiyi temizletmekte ve bana kayyımlık hizmeti yaptırtmaktaydı. İshak Paşa Camii’nde Öğle ve ikindi ezanlarını da çok kerre bana okuturdu.Dersimi, kayyımlık yaptığım İshak Paşa Camii’nde hazırlar ve İnegöl Belediye Bedesteni’nde manifatura dükkânı olan Mehmed Çuhadar Hafız’a gidip hıfzımı, dükkânında ona dinletiyordum.

Bir gün öğle namazından çıktıktan sonra; İshak Paşa kütüphane memuru Lütfü Efendi, beni kütüphaneye çağırdı; mangalda pişirdiği kahveyi bana ikram etti. Bu arada öğrenim durumumu sordu. Benim ilk okul mezunu bile olmadığımı öğrenince acı acı güldü ve bana dönerek:  “Bak hafız efendi evladım! Çok güzel sesin var; hıfzın var; mukabele de okuyorsun; benim gibi her kes seni, çok da seviyor… Ama senin resmî hiç bir tahsilin yok . Sesin istediği kadar güzel olsun hıfzın istediği kadar kuvvetli olsun…Sen resmî olarak ne müezzinlik ve ne de imam-hatiplik hizmeti alamazsın. Ben, sana bir kitap vereyim; okuyuşunu kuvvetlendir; okul dışından imtihana girerek mutlaka ilk okul belgesini al. Sakın hiç vakit kaybetme!” dedi.

Bunun üzerine; Merhum kütüphane memuru Lütfü Efendi, emanet olarak ”Akından Akına” isimli bir kitabı elime tutuşturdu. Kitabın yazarını hatırlamıyorum amma konu olarak Balkan coğrafyasında Osmanlı akıncılarının serüvenlerini anlatan bir romandı. Emaneten aldığım kitabı okumaya başladım; fakat kitapta geçen yer ve şahıs isimleri, hep yabancı olduğu için bu kıtabı okumak beni çok sıkmıştı. Ertesi gün kütüpheneye gittim; Lütfü Efendiye kitabı beğenmediğimi söyledim; Fakat Lütfü Efendi yakamı bırakmadı.

Bu kerre bana, Feridun Fazıl Tülbentçi’nin kaleme almış olduğu “Osman Oğulları “isimli ve de hacimli bir kitabı verdi. Bu tarihî romanı sııkılmadan okudum. Çünkü romanda geçen yer ve şahıs isimleri yabancı değildi. Hatta bir kısmının adını daha evvel duymuştum. Bir hafta içinde bu hacimli tarihî romanı okudum; hiç şüphesiz okuma konusunda dilimin bağı çözüldü ve bu hususta kendime güven gelmeye başladı. “Osman Oğulları” kitabıbını kütüphane memuru Lütfü Efendiye teslim edince bu sefer aynı yazarın kaleme almış olduğu “Yavuz Sultan Selim Ağlıyor” isimli romanını emaneten bana verdi.

Onu okuyarak bitirince bu kerre Lütfü Efendi, bana aynı yazarın, “Oruç Reis, Hızır Reis ve Tuğut Reis “isimli romanlarını emaneten verdi ve bunların hepsini okumamı sağladı. Son olarak da Esat Mahmut Karakurt’un Allaha İsmarladık ve Dağları Bekleyen Kız romanlarını okuttuktan sonra; okuyuşumu kontrol etti ve okul dışından imtihana girerek ilk okul diplomasını alabileciğimi söyledi.

İnegöl- İshak Paşa Halk Kütüphane’sinin memuru Boşnak kökenli Lütfü Okçu Efendi, böylece, benim fikir ve düşünce hayatımı değiştirmiş oldu. Annemin ve de hocamın yapamadığı yönlendirmeyi yaparak beni alaylı bir din adamı olmaktan kutardı ve benim dinî yüksek tahsil yaparak âileme ve de ülkeme daha geniş çapta hizmet etmeme vesile oldu. Nur içinde yatsın.

Yetişme çağında olan gençleri yönlendirmek ve onların ülke gerçeklerine göre yetişmelerine vesile olmak –tabir caizse- bir ölüyü dirittmek kadar önemli ve de yararlı bir hizmet olsa gerektir.

Tarihî süreç içinde İshak Paşa vakıf kütüphanesinin kurulmasına, gelişmesine, korunmasına ve ihya edilerek bu günlere getirilmesine vesile olan; başta İshak Paşa’ya, kethüdası Sinan Bey’e, Halkın gayretiyle İshak Paşa Kütüphanesini yeni baştan ihyâ etmeyi planlayan kaymakam Âsaf Bey’e, Akşehir’li müderris ve müftü Mehmed Nuri Efendiye, “Hacı Hafız “lakabı ile tanınmış olan İshak Paşa Camii imam-hatibi Ahmet Kabataş’a, kütüphane memuru Lütfü ve oğlu Sadık Okçu’ya Allah’tan rahmetini dilerken uzun süre Kütüphane müdürlüğünü yürüten Kenan Kahraman kardeşime de teşekkür eder; sağlık ve esenlikler dilerim.

Tüm Yorumları Göster (0)