Recep Akakuş

İNEGÖL’ DE AĞAÇ SANAYİİ: MARANGOZLUK VE ARABACILIK

04 Şubat 2021 / Perşembe 15:31:16 | YAZARLAR | Recep Akakuş

İnegöl coğrafyasında ilk gelişen sanayî, ağaç sanayi olmuştur. Marangozluk ile başlayan bu sanat, daha sonraki yıllarda arabacılık ile buluşmuştur. Ardından da demircilik ile bir araya gelmiştir. Şu kadar var ki marangozlar ile arabacılar, yek diğerinderinden farklı cins ağaçları kullanmaya özen göstermişlerdir.

Arabacılıkta kullanılan ağaç cinsi, öncelikle, dışbudak, kızılağaç, akçaağaç, kestane ve meşe cinsi ağaç olmuştur. Zira bu cins ağaçlar, tekerlek yapımında tercih edilen ağaç cinsleridir. Unutulmamalıdır ki arabacılıkta en önemli ayğıt, tekerlektir. Tekerleğin en önemli parçası ise “başlık” kısmıdır. Suya karşı çok dayanıklı olması nedeniyle tekerlek başlıklarının dışbudak ağacından yapılması tercih olunmuştur.

Özel bir şekilde dizayn edilerek tornada çekilen başlıkların gövdesine “dingil” ve de “tekerlek ayakları” ile bağlantıyı sağlayacak tarzda zıvana delikleri açımıştır. Tekerleğin üçüncü önemli parçası ise “espit” kısmdır. “Espit” ler, takriben 8x8 ebadında ve 50 cm. uzunluğunda “hilâl” şeklinde dizayn edilmiş özel parçalardır ki bunlar, ağaçzıvanalar ile yek diğeri ile irtibatlandırılarak tekerleğin dış dâirevî kısmı, oluşturulmuş olur.

Tekerleği oluşturan “Başlık, ayak ve espit “adıyla anılan bu kısımlar, yek diğerlerine ağaç zıvana ile bağlanmıştır. Tekerleğin bu dâirevi bölümü de özel bir demir çember içine alınmıştır. Görüldüğü gibi araba demek, bir anlamda “tekerlek” demektir. Arabayı oluşturan diğer kısımlar: Arış-dinğil-yastık-süve-kuyruk –boyunduruk-zelvekanat – döşeme –anğış -koşum takımı ve de benzeri kısımlardır.

İNEGÖL’ DE BÜYÜK SANAYÎ BÖLGESİ VE MOBİLYA: İnegöl coğrafyasında 1950’li yıllara kadar ağaç sanayi ile bağlantılı olarak, sadece, kerestecilik, marangozluk, arabacılık, düvencilik, çeyiz ve sebze sandığı imâlâtı yapılırken 1950 sonrası yıllarda sandalyecilik başlamıştır. Sandalya üretimi de iki aşamalı olarak gelişmiştir.

İlk aşamada destere ve pulanya kullanılarak zıvana geçmeli oturak tipi sandalyeler üretilmiş; ardından da ispanyolet tipi tornadan çıkma, silindir ayaklı ve de salyongoz desetekli modern sandalye üretimine geçilmiştir. 1951 yılında o günkü adıyla Hastahane Caddesi diye anılan ana yol üzerinde kurulu atelyesinde sandalyeci Halid Bey, bu tür sandalyeleri üretmekte idi. Halid Bey’in Lazlar=Hacı Hafız Camii’ndeki Ramazan mukabelesini okuduğum için atelyesinde yaptığı sandalye imalatını izleme imkânı bulmuştum. O günkü şartlar altında kerestecilik, bıçkıcılık, hizarcılık ve lobuthane işletmeciliği yek diğeriyle bağlantılı olarak hepsi, İnegöl’ de Hastahane Caddesi çevresinde bir arada yapılmakta idi.

Cerrah Beldesi’nde de benzer tesisler kurulmuştu; hatta ispanyolet tipi sandlye, ilk defa buradaki tesislerde üretilmiştir. Ağaç sanayi, İnegöl coğrafyasında bu tür üretim safhakarından geçtikten sonra;Demokrat Parti ilçe başkanı Çitli’li Ali Kormaz Bey ile İnegöl BelediyeBaşakanı Nuri Doğrul Bey’in teşebbüsleri doğrultusunda Osmanbey Caddesi’nin doğusunda Kara Çayır almıştır. Burası, asırar boyunca İnegöl’lüler için hem harman yeri olarak ve hem de manda sürüleri için mer’a olarak kullanılan Kullanılmıştır. Söz konusu çayırın,Osman Bey Caddesiyle bağlantılı bölümü parsellenerek ağaç sanayi tesislerine tahsis olunmuş; burada önce “Küçük Sanayî Bölgesi ” kurulmuştur. Ardından da Kara Çayır’ın tamamını kaplayacak tarzda “Büyük Sanâyî Bölgesi” tesis olunmuştur.

Böylece; İnegöl coğrafyasında sandalyecilikten mobilyacılığa geçilmiş ve seri üretim başlamıştır. Osmanbey Caddesi’nin iki tarafında görkemli mobilya teşhir ve satış mağazaları oluşurken iç kısımlarda yer alan “ Büyük Sanayî Bölgesi” nde de geniş üretim tesisleri kurulmuştur.

“Küçük ve de Büyük Sanayî Bölgesi” ismiyle şöhret bulan bu sanayî bölgesi, yıllar içinde doğuya doğru o kadar süratle gelişmiştir ki 2000’li yıllara gelindiğinde; “Büyük Sanayî Bölgesi “, Bedre Deresi’ni aşarak Akçasu Deresi’ne yaklaşmıştır. Bir taraftan da Deydinler Köyü ile buluşmuş ve Alibey Köyü arazisi, mücavir alan haline gelmiştir. Yine bu sanayi bölgesiyle bağlantılı olarak Bursa’yı Eskişehir’e bağlayan Otaban’ın Bursa ve Eskişehir çıkış güzergahında iki taraflı olarak son derece lüks mobilya teşhir ve de satış mağazaları inşa edilmiştir

RECEP AKAKUŞ HOCANIN ESERİNDEN

DÜZENLEYİP YAYINA HAZIRLAYAN

AYHAN BAYRAKTAR

Tüm Yorumları Göster (0)