Özer Yılmaz

İLETİŞİMİN İNANDIRICILIĞI

01 Aralık 2020 / Salı 15:31:38 | YAZARLAR | Özer Yılmaz

İletişim, bütün anlaşmazlıkların çözüm mihengi olarak kabul edilmektedir. Bu amaçla iletişim;  bireylerin, bir grubun, bir kurumun, bir devletin duygularını, düşüncelerini, yaptıklarını ya da yapacaklarını karşı tarafa doğru anlatabilme, karşı tarafında doğru anlayabilme sanatıdır. İletişim çeşitli kaynaklarda, değişik kavramlarla her ne kadar anlatılsa da kısacası iletişimin başarısı duygu ve düşüncelerinizin karşı tarafa yalın olarak aktarılmasına bağlı olup karşı tarafın bizi algılarıyla anlamasını beklemek yoktur. İletişimin başka bir anlatımı ise duygu, düşünce, bilgi ve becerilerin aktarılma süreci olup, günümüzde elektronik, yazı ve resim yoluyla birçok çeşidi bulunmaktadır. İletişim edebiyatın alanı olup edebiyat toplumlar tarafından sanat olarak değerlendirilmektedir. Güzel sanatların bir dalı olan edebiyat Türk Dil Kurumu tarafından şöyle tanımlanmıştır: Edebiyat: “Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatıdır.”

Son zamanlarda diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de Covid-19 ile ilgili birçok şey söylendi. Bazı bilim insanları Covid-19’un bulaş riskini, tedavi sürecini, korunma yöntemlerini görsel ve yazılı basında enine boyun tartıştı ve mümkün olan en doğru bilgiyle toplumumuzu bilgilendirmeye çalıştılar. Bu bilgilendirmelerin içinde en itibar edilen bilgilendirme şüphesiz Sağlık Bakanımızın yaptığı açıklamalardı. Ben şahsım olarak resmi açıklamaların daha inandırıcı olduğunu düşünüyordum. Bu düşüncem 23 Kasım 2020 de yüz yüze eğitime başlaması gereken okulların açılmasına izin verilmemesinden sonra vaka sayılarının açıklanma algoritmasının değiştirilme anına kadar. 25 Kasımda açıklanan vaka sayılarıyla sanki okulların açılmamasının yerinde bir karar olduğu algısı oluşturulmaya çalışıldı. Yeni kısıtlama kararları açıklandıktan sonra vaka sayılarının rakamları insanlarda tusunami etkisi yarattı. Yapılan son vaka açıklamaları Sağlık Bakanlığının güvenirliğine halel getirdiğini söylemek istiyorum.

Sağlık Bakanlığı iletişim kanallarını yalın bir şekilde kullanıp sanat yapmaya çalışmamalıydı, edebiyat sanatı yapmayı denerken kaş yapayım derken göz çıkardı. Benim şahsımda güvenirliğinin sonunu getirdi diyebilirim. Halkın sağlığı, ülkenin siyasi politikasının önünde olması gerektiğini düşünüyorum. İnsanların sağlığı günlük kısır siyasi politikalara heba edilecek kadar değersizleştirilmemeliydi. Bazı bilim insanları ya da bazı mahalli yöneticiler günlük vaka sayılarının açıklanandan farklı olduğunu söylediklerinde tabiri caizse nerdeyse hain ilan edildiler. Daha sonra yapılan açıklamalarda vaka sayısı bir günde nasıl oldu da 4 kat arttı. Bu artışlar açıklanırken vaka sayısı ve hasta sayısı kavramları kullanılarak işin içinden çıkılmaya çalışıldı. Madem bu tür bir algoritma kullanılacaktı önceden niçin açık açık ifade edilmedi? Ülkemizde Covid-19 rakamları hasta insanları ifade etmektedir, bütün bulaş insan sayısı değildir, denildi. Oysaki bu en baştan söylenebilmiş olsaydı Sağlık Bakanlığı’nın güvenirliliği halk nezdinde daha muteber olurdu. Hani bir söz var bundan sonra ‘Ağzıyla kuş tutsa bile’ bir anlamı olmayacaktır. Sağlık Bakanlığı’nın gerçek bilgileri insanlardan gizlediği izlenimi oluştu, bu algıyı kırmak bundan sonrası için çok zor. Biliyoruz ki ‘Algıları kırmak kör keserle ağaç yontmaya benzer.’

Sağlık Bakanlığı’nın vaka açıklama algoritmasını değiştirmiş olması ülkemizin güvenirliliğini uluslararası kuruluşlar nezdinde de rencide ettiğini ifade etmek istiyorum. Bilgilerin saklanması, ancak ve ancak otokratik yönetimlerde olmaktadır. Biliyoruz ki ülkemiz demokratik bir yönetim sistemiyle yönetilmektedir, demokratik yönetim sistemiyle yönetilen toplumlarda yönetim erki açık ve şeffaf olmak zorundadır. Sağlık Bakanlığının çalışanlarının bu kadar öz verili çalışma içinde olması bilgilerin saklanmaya çalışılması sağlık çalışanlarına da vefasızlık gösterildiğinin ifadesidir. Sağlık Bakanı’ndan edebiyat sanatı yapması istenmiyor, iletişim kanallarını yalın kullanarak insanları doğru bilgilendirmesi ve sağlık politikalarını doğru olarak uygulaması isteniyor. Toplum olarak Sağlık Bakanlığı’ndan monoloğa kaçmadan açık ve demokratik toplum yöneticilerinden beklenen iletişim sürecini işletmesi beklenmekte, o zaman iletişimin inandırıcılığı ortaya çıkar.

Tüm Yorumları Göster (0)