Abdülvasih Duran

HERKESİN BİR ŞEB-İ ARUS U VAR MI

17 Aralık 2012 / Pazartesi | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

Şeb-i Arus?un kelime anlamı düğün gecesi demektir. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi (ra) kendi ölümüne Rabbine duyduğu aşktan dolayı sevgiliye kavuşma yani düğün gecesi demiştir.

             Yaşamını Hamdım, piştim, yandım sözleri ile özetleyen Hz. Mevlâna 17 Aralık 1273 günü Hakka kavuşmuştur.? Ölüm günüm, düğün günümdür? diyerek ölümün bir ayrılık olmadığını tam tersine sevgiliye  bir kavuşma günü olduğunu dile getirmiştir. Onun düşüncesinde ve fikirlerinde ?ölüm? hiçbir zaman yokluk olarak kabul edilmemektedir. Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir diyerek gönüllerdeki ölümsüzlüğe ve kalbe dikkat çekmiştir.

Mevlana hazretlerinin düğün günü olarak dile getirdiği ölüme  acaba diğer insanlar nasıl bakmaktadırlar. Alimlerimiz (ra) ölüm karşısında insanları  4  bölümde ele almaktadırlar:

1-)ÖLÜMDEN KORKANLAR: Bu gruba giren insanların genellikle ahiret inancı zayıftır.Bunlar ölümü düşünmek istemezler.Ölümü hatırladıkça ölecek gibi olurlar.O nedenle ölümü hatırlatan her şeyden uzak dururlar.Mezarlıklardan korkarlar,yanlarından bile geçmek istemezler.Hatta yaşlılık onlara ölümü hatırlattığı için yaşlılıktan da korkarlar .O nedenle yaşlılık izlerini  yok etmeye çalışırlar.Hep genç olduklarına kendilerini inandırmaya çalışırlar.Dünyada ebedi  yaşayacaklarmış gibi kendilerini avutmaya çalışırlar.

2-)ÖLÜMDEN KORKMAYANLAR ANCAK ÖLÜMÜ  İSTEMEYENLER:Bu tür insanlar da inançlı fakat amelleri zayıf insanlardır.Çünkü Allah?a karşı kulluk görevlerini tam yapmadıkları için amel defterleri boştur, Salih amelleri azdır.Yani uzun yolculuk (ahiret) için  hazırlıkları yeterli değildir.Manevi cüzdanları ve manevi valizleri dolu değildir.Yetersiz amellerinin onları yarı yolda bırakacaklarını bilirler.O nedenle ölümü istemezler.

3-)ÖLÜME HAZIR OLANLAR:Bu bölümdeki insanlar ölümden korkmadıkları gibi ölüme de hazırdırlar.Kulluk görevlerini harfiyen yerine getirirler.Allah?a karşı sorumluluk bilincini yerine getirirler ve taşıdıkları  vücudun bir emanet olduğunu bilirler.Emanet sahibi ne zaman emaneti isterse teslim etmeye hazırdırlar.

4-)ÖLÜM GÜNÜNÜ DÜĞÜN GÜNÜ GİBİ GÖRENLER: Mevlana hazretleri gibi Allah?ın sevgili kullarının istediği ölümdür.Bu büyük zatlar için ölüm  sevgiliye kavuşma zamanıdır.

?Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma...
Benim için ağlama, yazık, vah vah deme;
Şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır,
Cenâzemi gördüğün zaman firâk, ayrılık deme,
Benim kavuşmam, buluşmam işte o zamandır,
Beni toprağa verdikleri zaman, elvedâ elvedâ demeye kalkışma,
Mezar, cennet topluluğunun perdesidir.
Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gurûbdan hiç ziyân gelir mi?
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Ne diye insan tohumunda şüpheye düşüyorsun?

Hangi kova kuyuya salındı da dolu dolu çıkmadı? Can Yusuf?u ne diye kuyuda feryad etsin??

Allah?ı sevdiğimizi söylüyoruz,doğru.Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed?i (sav) sevdiğimizi söylüyoruz,doğru.Sahabeyi, şühedayi,ulemayı,fukehayı sevdiğimizi söylüyoruz,yine doğru.Peki bizi bunlarla buluşturacak olan ölüm değil mi?

Unutmayın:Ölümden korkan sevgisinde samimi değildir.

Tüm Yorumları Göster (0)