Hamza Süngü

Hayal Ve Hakikat

17 Ağustos 2019 / Cumartesi 13:03:03 | YAZARLAR | Hamza Süngü

Aslını ve kendini bilme gayretindekilerin gurbeti, batanları sevmeyenlerin gözündeki arayış, aşka düşmüşlerin cehennemi, maksuda erme derdini yüreklerinde büyütenlerin ümit aynası, “acaba” ların ve “belki” lerin harman yeri, kuşkuların ve şüphe baykuşlarının tüneği olan dünya!

 

Sordukları sorunun diyetine can bağışlayanların canan diye çağrıldığı memleket, güvenlik ve esenlik yurdu, ölümsüzlük sırrına erenlerin seyirgâhı, hayalin hakikate, rüyaların gerçeğe yükseldiği âlem olan ahiret !

 

İki âlemi kendinde kaybeden, yitiğini elde etme uğruna ömür tüketen, bulduktan  sonra da kaybettiğini gayb eden, gaybın ve aşikârın dillendiği dil, göründüğü yol, tutunduğu el, dirildiği ve anlamını bulduğu gönül olan insan!

 

Dünya, ahiret ve insan… Dünya ahiretin tarlası ise, mahsulü de insan olmalı değil mi?.. Ya da dünya bir, ahiret bir midir? Dünyamızın ve ahiretimizin insanı yegâne değil midir?Amel tohumunu dünya tarlasına bırakan rençper, toprağın altını deşeleyen eller,tohumda mahsulü gören gözlerin sahibi olan ey insan! Elbette mahsulünü toplayacaksın! Ektiğin gül tohumundan ne vakit armut ağacı zuhur etti? Sen ne vakit  çalışmaktan geri durdun diye Güneş doğmaktan, toprak vazifesini yapmaktan, su  serinletmekten, ateş yakmaktan vazgeçti?

 

Her ne işlersen işle, aynandır bu âlem! Aynasıdır insanın. Aynısıdır belki de üç beş harf ile dillenen kelime, birazcık tefekkürle olgunlaşan düşünce ve insan eliyle zuhura gelen amel ve eylem!

 

Tefekkür kazmasını derine vur ey gönül! Kalp toprağını harmanla. İlim nehrine yakın dur ki, hakikat güneşinin celali ile yanmasın emeklerin. Sula düşünce filizlerini, yarını var bugünün, çoğu gitti azı kaldı…

 

Ecel kışı gelmeden gönül bahçende hasadını yapadur. Varsa bir hakikat şu hayalhanesinde, işte budur! İşte budur!

 

KONUŞTUM
 

Derdimin içinde,bulunmaz hece

Dâvamki ,yüceden dahada yüce

Sığındım sırrımda, saklanan güce

Huzurda durupta, öyle konuştum
 

Âsıl'ı sûretten hâsıl sanmadan

Aradım yıllarca hiç usanmadan

Uyanırsın diyen söze kanmadan

Saatim kurupta öyle konuştum
 

Herkesin saklıdır, günahı kiri

Herkeste zulûmât ezelden diri

Kendine hasretken işbu fâkiri

Kendinden sorupta öyle konuştum
 

Çözemez tılsımım ilim ile fen

Taşımaz ey beşer, ölmezi kûfen

Bedenim bir kule,ruhum hezârfen

Kanadım vurupta öyle konuştum
 

Hastaydı bir zaman idrâk bedenim

Yalnızlık yulardı, çile yedenim

olmadı âczime yardım edenim

İçmedim şurupta öyle konuştum
 

Yemedim yutmadım helâli bile

Dudağım değdirmem, halâ sebîle

Lüzumsuz kelâmı versemde dile

Kalbimi burupta öyle konuştum
 

H.süngü

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tüm Yorumları Göster (0)