Abdülvasih Duran

Fotoğrafını Yaşlandırma Modası

24 Temmuz 2019 / Çarşamba 18:00:12 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

           Tekniğin ilerlemesiyle birlikte her gün yeni programlar ortaya çıkıyor.Bu programlar belli bir zaman gündemimizi de işgal edebiliyor.Şu günlerde bir çok insanın ilgisini çeken ise "Fotoğrafını Yaşlandırmak" konusudur.

       Yaşlandırma programı ile kişinin saçı sakalı beyaza büründürülüyor ve yüzünde bol bol  kırışıklıklar oluşturuluyor.Bilgisayar ile yapılan bu yaşlandırma ile kişi, 20-30 yıl sonrasını hayal etmeye çalışıyor.O kişi  yapılan bu yaşlandırma şekline  yaşlanınca gerçekten benzeyecek mi benzemeyecek mi onu bilemiyoruz.

       Yapılan yaşlandırma ile herkes fotoğrafına bakıp ve iç çekerek "Vay be,demek ki böyle olacağım "demeden önce acaba o günleri görebilecek miyiz?

      Böylesi programlar aldatıcı olabiliyor.Yani sanki  20-30 yıl sonrasını kesin görecekmişiz de sadece üzüldüğümüz konu yaşlanan halimizmiş gibi bir yanlışın içine düşüyoruz.Oysa Rabbimiz şöyle buyuruyor:"De ki:"Allah dilemedikçe,ben kendime bile ne zarar,ne de fayda verme gücüne sahip değilim.Her milletin bir eceli vardır.Onların eceli geldi mi,ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler"(Yunus,49).

      Bu yaşlandırma programını görünce kendi kendime şunu düşündüm.Acaba ahirette ki hayatımızı gözümüzün önünde canlandırabilecek bir program olsaydı ne hissederdik.Örneğin şu ayetlerde anlatılan manzaraları canlandıran bir program olsaydı tavrımız ne olurdu:

-Bazı yüzlerin beyaz bazı yüzlerin de kara olacağı o günde/ahirette kendimizi acaba hangi halde görürdük ve tepkimiz ne olurdu:"O gün bazı yüzler bembeyaz olur,bazı yüzler de simsiyah olur.Yüzleri kararanlara ,"imanınızdan sonra inkar ettiniz,öyle mi?Öyle ise inkar etmenize karşılık tadın azabı" denilir"( Ali İmran,106).

-Amel defterinin verildiği anın fotoğrafını/filmini görseydik ne hissederdik:" Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der:Keşke  kitabım bana verilmeseydi.Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim.Keşke ölüm her şeyi bitirseydi.Malım bana hiçbir yarar sağlamadı.Güç ve kuvvetim de yok olup gitti.(Allah, şöyle der:) “Onu yakalayıp bağlayın.”Sonra onu cehenneme atın.Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu.”Çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu.”(Hakka,25-33).

-Faiz yiyenler Ahiretteki perişan hallerini görselerdi belki bu işi yapmaktan vazgeçerlerdi:" Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır."(Bakara,275).

-Cennettekiler,Cehenneme girenlere neden girdiklerini sorarlar ve şu cevabı alırlar:"Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu?”  Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik.Yoksula yedirmezdik.Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık.Hesap, mükâfat ve ceza gününü de yalanlıyorduk.Nihayet ölüm bize gelip çattı."(Müddessir,42-57).

-Kur'an'dan yüz çevirenler ahiretteki fotoğraflarında kör olduklarını görseydiler herhalde şok olacaklardı:" Her kim de benim zikrimden (Kur’an’dan) yüz çevirirse,

mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz"." O da şöyle der: “Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum hâlde, niçin beni kör olarak haşrettin?(Ta-Ha,124-125).

-Bu dünyadayken hakkıyla iman eden,Allah'a karşı görevini tam yapan bahtiyar insanlar da cennetteki hallerini görmüş olsalar ne kadar mutlu olurlardı:" Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk. Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır...(İnsan,13-14)." Onlara şöyle denecektir:  “Şüphesiz bu sizin için bir mükâfattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."(İnsan,22).

        Yaşlandırma programı bize tahminen alacağımız şekli sunuyor.Şu bir gerçek ki bir çok insan yaşlandığında tahmin edilenden çok daha farklı şekillere girebiliyor.Ama ayet ve hadisler de geçen ahirette alacağımız şekiller kesin ve yüzde yüzdür.

       Ama yine de ahiretteki yerinizi merak ediyorsanız Ataullah İskenderi'nin(ra) şu sözüne kulak veriniz:"Ahirette Allah katındaki yerinizi/yakınlığınızı merak ediyorsanız,bu dünya da Allah'a ne kadar yakın olduğunuza bakınız".

Tüm Yorumları Göster (0)