Abdülvasih Duran

EY MUSA(AS) ARTIK ASANI DENİZE VUR

22 Ağustos 2013 / Perşembe | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

Arap ülkelerinde direniş başladığında herkes “Arap baharı” dedi.Doğrusunu isterseniz ben bu kavrama pek katılmadım.Çünkü bir yere direkt bahar gelmez.Baharın gelmesi için önce sonbahardan başlamak gerekir.Çünkü yeni yaprakların,yeni tomurcukların ve yeni meyvelerin çıkması için önce eski yaprakların dökülmesi gerekir.O nedenle ben ‘Arap baharı’ kavramı yerine ‘Firavunların Sonbaharı’ kavramını daha çok gerçekçi buldum.O nedenle bugün bizi derinden üzen olaylar bu sıralamanın  bir işaretidir.

       Firavunlar defolup giderken elbette ki gidişleri de kendi fıtratları gereği firavunca olacaktır.Örneğin bir terörist kaçamayacağını anlayınca elindeki bombayı patlatarak kendisiyle beraber bir çok kişiye de zarar verir.Çünkü zalimlerin mantığında ‘benden sonrası tufan’ anlayışı vardır.Yumurtasını pişirmek için komşunun evini yakmaktan çekinmeyen çıkarcı insanlar gibidirler.

      Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi (Mısır,Suriye,Irak v.b ) olayların akışı hiç de sürpriz değildir.Çünkü Kur’an’ı Kerim de Rabbimiz hayatın akışını bizlere öğretmiştir.Rabbimizin  öğrettiklerine baktığımız zaman mü’minlerin karşısına her zaman şu semboller  çıkmıştır ve çıkmaya da ‘Sünnetüllah’ gereğince de devam edecektir.

1-FİRAVUN:Kur’an’da en çok isim olarak geçen zalim  bir yönetimin semboludur.Firavun bir kişi adı değil,kan dökücü, Allah’ın diniyle mücadele eden, kanla beslenen zalim bir diktanın genel  adıdır.Bu zalim diktalar her zaman Allah’ın peygamberleriyle mücadele etmiş (Hz.İbrahim (as),Hz.Musa(as)gibi) ve Allah’ın izniyle her zamanda yenilgiye uğramıştır.Kur’an’da şöyle buyurulmaktadır:” "Firavun'a git, çünkü o azmıştır." ﴾Taha-24).Firavuna giderken sadece maddi unsurlar yetmez.Duayı da unutma.Çünkü dua mü’minin en büyük silahıdır.Sakın duasız yola çıkmayın.Firavuna karşı başarılı olmanın en büyük yönü dua ile yola çıkmaktır Maddi tedbirini de unutma.Onun için yanına bir yardımcı da al.Çünkü Firavunlar acımasız ve anlayışsız insanlardır.Hem maddi hem de manevi tedbirini al:” Mûsâ dedi ki: "Rabbim Gönlüme ferahlık ver." , "İşimi bana kolaylaştır." , "Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar." , "Bana ailemden birini yardımcı yap,", "Kardeşim Hârûn'u." , "Onunla gücümü artır." , "Onu işime ortak et." , "Seni çok tespih edelim diye", "Seni çok zikredelim diye.", "Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin." ﴾Taha,25-35﴿.

2-KARUN:Firavunu ayakta tutan en önemli unsurlardan biride maddi destek verenlerdir.Parasal ve finans desteği olmazsa o firavunlar ayakta duramazlar.Onun için firavunun ayakta kalması için Karunlar ona hemen para ve yardım gönderirler.(Mısır firavununa darbeden sonra gelen yardımlar).

3-BEL’AM:Firavunun en büyük destekçilerinden biriside (Allah’tan korkmayan,Allah’ın ayetlerini dünya makamı ve menfaatı için satan) sahte  din adamlarıdır.Çünkü firavunlar bilirler ki halk dine ve dini değerlere çok büyük önem vermektedir.Halkı kandırmak için onları (darbeden sonra Ezher Şeyhini) yanına alır, halka meşru olduklarını anlatmaya çalışırlar.Kur’an bu tür sahtekarları şöyle uyarmaktadır:” Âyetlerimi az bir karşılığa(dünya menfaatına) değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.  Hakkı bâtılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin. ﴾Bakara,41-42﴿.Altmış yetmiş yıllık bir dünya için ahiret hayatını heba etmeye değer mi? Bunca Müslüman kanına kısa bir ömür için girmeye değer mi?

4-HAMAN:Firavunların tabiî ki en büyük destekçileri de bir kısım insanlar,kurum ve kuruluşlardır.Onlar, firavun başa geçer geçmez destek mesajlarını yayınlarlar.Çünkü onların ruhlarında da firavunluk vardır.(Avrupa ülkeleri,Amerika,Bir-leş-miş milletler ve sözüm ona bir kısım İslam ülkeleri).Nedense hamanların isteklerine kulak asılır da (Tahrir de 2 gün toplandılar darbe oldu) diğer masum insanların istekleri havada kalır.Binlerce şehit verirler ama kimse görmez.Çünkü Firavunların hamanları olmadıkları için dikkate alınmazlar.Haklıdırlar ama seslerini duyanlar yoktur.

        Rabbimiz dünya hayatı  için kurallar koymuştur.Örneğin  bir çocuğun dünyaya gelmesi için anne ve baba gerekir.Denizde karşıya geçmek için yüzme gerekir.Deve yavrusunun dünyaya gelmesi için anne devenin karnı gerekir.Bütün bunlar bizim için konulan kurallardır.Ama Rabbimiz isterse:

-Anne baba olmadan da insanı yaratır.(Hz.Adem (as) ve Hz.İsa (as) gibi)

-Denizde  yüzme yerine yürüterek de karşıya geçirir.(Hz.Musa (as) gibi)

-Deveyi kayadan da çıkartır (Hz.Salih (as) ın devesi gibi)

      Unutmayın:Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.Zaman ve mekan Allah için geçerli değildir.Sen  fiili ve kavli duanı yapmaya devam et.

      Sen gemini yap Allah denizi ayağına getirir.

.

Tüm Yorumları Göster (0)