Abdülvasih Duran

EMANETİ EHLİNE TESLİM EDİNİZ

06 Mayıs 2015 / Çarşamba 18:59:53 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

Emanet ,güvenilir olmak, doğruluk, bir kimseye koruması için geçici olarak verilen şey gibi anlamlara gelmektedir. Kur'ân-ı Kerim'de emânet kelimesi iki yerde tekil ve dört yerde de çoğul olmak üzere, dinî yükümlülükler (Ahzâb, 33/72), emanet (Bakara, 2/283; Mü'minûn; 23/8; Me'âric, 70/32) ve Allâh'ın insanlara vermiş olduğu idarecilik, yöneticilik, malın idaresi gibi iş ve sorumluluklar (Nisâ, 4/58; Enfâl, 8/9) manalarında kullanılmaktadır. Ayrıca ?mü?min, iman, emin? kelimelerinin hepsi de ?emanet? kelimesiyle aynı anlama gelmektedir. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor:"Muhakkak ki Allah size emanetleri ehline vermenizi; ve insanlar arasında hüküm verme konumunda bulunduğunuz vakit adaletle hükmetmenizi emreder: Allah?ın size yapılmasını öğütlediği bu şey, sadece bir güzellik ve ikramdır: Unutmayın ki Allah her şeyi işitir ve görür.? (Nisa 58) Peygamberlerin sıfatı olarak emânet, Allâh'tan aldığı vahiyleri, aynen insanlara tebliğ etmeleri anlamındadır. Peygamberler, almış oldukları ilâhî emirleri ne değiştirmişler ne de onlara bir şey ilâve etmişlerdir. Çünkü Peygamber en güvenilir insandır. Onlarda hiçbir şekilde ihanet ve hiyânet bulunmaz. O halde güven ve emniyet, peygamberliğin vazgeçilmez şartıdır. Kur?an'a inanan bir mü'min, kendisine verilmiş tüm nimetlere birer emanet gözüyle bakar. Buna göre mal mülk bir emanettir, sağlık bir emanettir, hayat bir emanettir, mevki makam bir emanettir, evlat bir emanettir, devlet ve iktidar bir emanettir, bilgi, beceri, akıl, hepsi birer emanettirler. Emanet, gerçek sahibi (Allah) tarafından geçici bir süre bir başkasının hizmetine sunulan değerdir. Emanet eden, emanet edilene ya güvenmiştir, ya da güvenilir olup olmadığını denemektedir. Emanet edilen kimse emanet karşısında iki tavır takınır: Ya ihanet eder, ya da sadakat gösterir. İhanet ederse hain, sadakat gösterirse sadık olur. Allah?ın emanet ettiklerine ihanet etmek, onun rızasına aykırı hareket etmektir. Bu nedenledir ki her günah ?emanete ihanet?tir. Ve ihanetin en korkunç sonucu ise, Allah?ın insana olan güvenini zedelemektir. Emanetler ayrıca iki kısma ayrılır: 1- Allah-insan ilişkisine ait boyutu. 2-Bir de emanetin insan-insan ilişkisine taalluk eden boyutu. Nisa Suresi 58. ayet işte bu ilişkinin şartını açıklamaktadır. O da ?emaneti ehline vermek?tir. Ülkemiz ve Allah?ın bu toprakları kendilerine emanet ettiği insanlar (vatandaşlarımız), bu ilahi emaneti koruyacak insanları tayin edecekler. Yani, birilerine yönetimi emanet edecekler. Şu halde, emanetin sahiplerinin emanet edecekleri insanda ilk arayacakları şart ?ehliyet? ve ?liyakat? olmak durumundadır. Kişinin ehil ve liyakat sahibi olması için önce bilinç ve bilgi şarttır. Emanete riayet bilinci ve emanet edilen şeyi yerli yerinde kullanma bilgisi gerekir. Peki bir insanın emanete riayet bilincine sahip olduğunun ölçüsü nedir? 1-Önce Allah?a ihanet etmemesidir.Çünkü Allah?ın emanetine ihanet eden birilerinden kulun emanetine ihanet etmemeleri beklenebilir mi?Allah'a karşı mesafeli duran ,tarih boyunca Allah'ın diniyle mücadele etmiş insanlarla beraber olanlarla yola çıkılabilir mi? 2-Bir insanın yaptıkları yapacaklarının teminatıdır.Bugüne kadar Allah'a ve mü'minlere yaptığı hizmetler göz önünde bulundurulmalıdır.Başörtüsüyle okuma ve çalışma hayatını sürdürebilmenin sağlanması,inançlı insanların inancını yaşamadaki özgürlükler,ekonomik alanda sağlanan rahatlıklar,barış ortamının sağlanması v.b. Bu hayırlı hizmetler bundan sonrada bu gayretlerin devam edeceği anlamına gelmektedir. 3-Halkın tanıdığı ve güvendiği birisi olmak:İthal olan,projesi olmayan ,halkın sorunlarından habersiz olan ,halkın güvenmediği ve halkın değer yargılarıyla mücadele eden bir insana emanet teslim edilemez.Aynı yolda defalarca gidip gelmiş, ehliyet sahibi bir şoför ile, o yola hiç çıkmamış,o yolu bilmeyen ve ehliyeti olmayan diğer şoförle bir tutulabilir mi? 4-Dayatmayla ,dış güçlerin emriyle hareket edenlere değil, milletine sevdalı olanlara emanet teslim edilir. Bugüne kadar ?hayra motor ,şerre fren? sloganını kullanan bazı müslüman kardeşlerimizin emanet konusunda yanlış ittifaklar kurması çok büyük bir vebaldir.Ehil olmayan kişilerle beraber olmaya çalışmak ,geçmişindeki misyonuna zıt hareket etmek büyük bir felaket getirecektir. Unutmayın:Emanet odasına ehil olmayanların girmesine sebep olursanız o odaya bir daha ehil olanların girmesi mümkün olmayacaktır.Ehil olmayanların yapacağı tahribatların günahı da bu işe sebep olanların boynunda olacaktır. "İşte o zaman iyileriniz de dua etse artık duanız kabul olmayacaktır." Abdulvasih DURAN

Tüm Yorumları Göster (0)