Abdülvasih Duran

DUAMIZ DEĞERİMİZDİR

31 Mayıs 2012 / Perşembe | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

                                                   

 

        Dua ibadetin temelidir.Dua ile insan, acziyetini bildiriyor.Acziyetini bildirirken diğer yandan da kudret sahibi birine(Allah?a) sığınıyor. O nedenle dua etmek aynı zamanda bir ibadettir.Yüce Allah

?(Resulüm) deki:Kulluk ve duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin ki? (Furkan-77).

      Dua eden  kişi Allah?ı kendisine yakın  kabul etmiş demektir.O nedenle  o dönemin  Mekke müşriklerinin dua ettiklerine rastlamiyoruz.Çünkü onlar uzak bir Allah?a inanıyorlardı ve onları Allah?a yaklaştırsın diye putları aracı yapıyorlardı.

     Dua bütün beşeri tedbirleri aldıktan sonra (fiili dua) Allah?a yönelmektir (kavli dua).Zaten ellerimizi kaldırmanın anlamı ?Allah?ım şu ellerimden geleni yaptım ,gerisini sana bırakıyorum? demektir.Dua kulun haddini bilmesidir.Dua kalbin Allah ile irtibatıdır.Dua bütün vücudun istemesidir.

     Yüce Allah şöyle buyuruyor.?Rabbiniz şöyle dedi(buyurdu):Bana dua edin size cevap vereyim? (Bakara-60).Ayetten şunu anlıyoruz ki her duanın karşılığı mutlaka veriliyor.Ancak ,biz yerini bulmayan isteklerimizin kabul olmadığını zannediyoruz.Oysa Kur?an?da ??sizin hoşlanmayacağınız  bir şey sizin için hayırlı olabilir,hoşlandığınız bir şey de sizin için şer/kötü olabilir.Allah bilir siz bilmezsiniz?(Bakara-216) buyruluyor.Demek ki isteklerimizin bizim için hayırlı veya hayırsız olduğunu  biz değil,Allah biliyor.O zaman anlıyoruz ki duamız işleme girmiş,fakat hayırlı olmadığı kararı çıkmıştır.Hz Ali(r.a) der ki.?Allah?ım her duamın kabul olmayışından senin büyük Allah olduğuna inandım? Gerçekten mükemmel bir söz.Çünkü  geleceği bilenin sadece Allah olduğu,bizim için hayırlı olup olmadığını bilenin de  sadece  O (Allah) olduğuna inanmamız gerektiği anlatılıyor.

   Yüce Rabbimiz bizden sürekli kendisinden isteklerde bulunmamızı istiyor.Zaten ?Vermeyi istemeseydi istemeyi öğretmezdi?.Biz beşer olarak yaptığımız hatalardan biri de Allah ile olan irtibatımızla ,insanlarla olan irtibatımız arasında benzerlikler kurmamızdır.Yani aynı ölçüleri kullanıyoruz.Şöyle ki:İnsanlardan istemenin bir sınırı vardır.En samimi arkadaşınızdan bile  peş peşe birkaç istekte bulunursanız rahatsız olur.Biz bu durumu Allah için de zannediyoruz.Oysa biz  Allah?tan  istemediğimiz zaman Allah?ı küstürmüş oluruz.

   Her şeyi kendi aklımıza göre yorumlarsak hata yaparız.Bu durumu.şöyle bir örnekle açıklayabiliriz:Ağaçlar insanları da kendileri gibi ayaklarından besleniyor zannederler.Veya kovalı sobalar insanları da ağızlarından indirilen bir kova ile beslendiklerini zannederler.Oysa durumun böyle olmadığı bellidir.Demek ki her şeyi dünya aklıyla düşünürsek hata yaparız.Her şeyi düz mantıkla değerlendirmek de yanlıştır. Şöyleki: Normal hayatımız da sobaya yakın olan daha çok ısınır ama sobadan uzakta olanlar az ısınır.Bu  durumu düz mantıkla her şeye uyarlarsak ,dağlar güneşe yakın olduğu için  dağ başları daha çok sıcak olması gerekirdi,ovalar da  aşağıda olduğu için daha az ısınması gerekirdi.Oysa durumun tam tersi olduğunu hepimiz biliyoruz.

   Öyleyse Allah?a  her daim dua etmemiz gerekir.Dua aynı zamanda kul olmamızın  bir parçası olduğunu da unutmayın.Böylesi büyük bir avantaja sahip olan biz mü?minler acaba dua hakkımızı yeteri kadar kullanıyormuyuz?.Sanmıyorum.Çünkü karşılaştığımız bunca problemlere maddi çözümler üretmemize rağmen bu tedbirleri dua ile desteklemediğimiz  için istediğimiz sonucu çoğu zaman elde edemiyoruz.

   Dua da esas olan gizli dua etmektir. Kur?an-ı Kerim de  şöyle buyruluyor ?Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin.Bilesiniz ki O,haddi aşanları sevmez.?(A?raf-55). Ayet-i Kerimeden şunu anlıyoruz:Dua,içten  olmalı ve yürekten gelmelidir.

      Mü?minler  kendilerine ,anne-babalarına ve birbirlerine de dua edebilirler.Halk arasın da  birbirimizden dua isterken?Allah?ın duası olsun ? şeklinde  söylenen söz yanlıştır.Doğrusu ?Allah?ın kabul edeceği dua olsun ?olmalıdır.

    İbrahim Ethem hazretlerine?neden duamız kabul olmuyor?diye soranlara?on sebebten dolayı? der ve sayar:

    1-Allah?ı tanıdığınızı söylüyorsunuz ama hakkıyla kulluk yapmıyorsunuz.

    2-Allah?ın kitabını okuyorsunuz ama onunla amel etmiyorsunuz.

    3-Resulullah(s.a.v)ı sevdiğinizi söylüyorsunuz ama sünnetine uymuyorsunuz.

    4-Şeytanın düşman olduğunu söylüyorsunuz ama ondan sakınmıyorsunuz

    5-Cenneti sevdiğinizi söylüyorsunuz ama cennetlik ibadet yapmıyorsunuz.

    6-Cehennemden korktuğunuzu söylüyorsunuz ama günahlardan kaçınmıyorsunuz.

    7-Ölüm haktır diyorsunuz ama ölüm sonrasına hazırlık yapmıyorsunuz.

    8-Başkasının ayıbıyla uğraşıyorsunuz ama kendi kusurlarınızı görmüyorsunuz.

    9-Allah?ın size verdiği rızkı yiyiyorsunuz ama şükrünü yerine getirmiyorsunuz.

   10-Ölüleri defnediyorsunuz ama  ibret almıyorsunuz.

      Sonuç olarak şöyle diyebiliriz:Kuran dua ile başlar (Fatiha suresi) ,dua ile biter (Nas suresi).Kuran ?Hamd  alemlerin Rabbi Allah?a mahsustur?(Fatiha suresi) ayetiyle ?Allah? ile başlar ?Cinlerden ve insanlardan?(Nas suresi) ayetiyle ?insan? ile bitirir.Bu mesajın anlamı şudur ?Kur?an, Allah tarafından insanlara gönderilmiş bir hidayet kaynağıdır.?

 

Tüm Yorumları Göster (0)