Hamza Süngü

Dost,Göz Gibidir

09 Ağustos 2019 / Cuma 16:36:04 | YAZARLAR | Hamza Süngü

Gözlüğümün camını silerken aklıma hücum eden düşüncelerin resmi geçidi sırasında ayağa kalkan tefekkür melekemden hâsıl olan bağış ve atâ'nın, geçip gidiveren, görünüp kayboluveren fâni ve ârızî şeyler olmadığı kanaatindeyim.zirâ insan binâsının kadîm ve bâki oluşu,inşaatında ve imârında gerekli olan malzemeninde aynı türden olmasına olanak veriyor.

Gözlüğüm kirlendiği için yakînen nazar-ı ibret içinde, yine göz ile bakıp,gönül ile zevkine vardığım hâdiseden harfsiz ve sözsüz;

-Bak bakalım,hiç kendi gözün gibi,vücudun kendinden olanı gibi oluyormu sonradan eklenen?diye bir kelâm vârid olurken,bu mayalayıcı ve bereketlendirici bakışın her ân'ıma sirâyet etmesine izin verdim.

Kulağı duymayanların kulak kepçesinin üzerine tutturuverdikleri küçücük cihazlardan Semî ismi şerifinin tecellisinin,beşerin işitme ve duyma ile alakalı rızkının mukabili olduğunun farkına varmak ne güzel.lakin esâslı bir âzanın insana vermiş olduğu zevkin ve hissin aynını verememesi ne acı ! ne kadar ibrete şayan!

Aynı şekilde biyonik ayakların,kolların vesâir teknolojik âzaların beşere hizmet gâyesi ile sunulmuş lakin "alleme Âdemel esmâ" olan insanın,esmayı zuhur ettirme misyonuna dar gelen ve yetemeyen birer yardımcı,dayanak,arkadaş olduklarının herkes farkında .

Mevzu itibariyle,asılın ve hakikat olanın üzerine uydurma ve yama gibi duran edevâtın konu olduğu gibi bir yazı zannedilsede, merâmım yazılmayanı ve yazılamayanı yazmaktı.Dostu anlatmak ! Ne olmadığını anlatabilmek bile maharet isteyen mevzuya yetermi mısralar bilemem?

Dost,kendinden olan âzalar gibidir. Dost,göz gibidir.kulak gibidir !el gibidir.lakin elâlem değildir ! insanın görme ve işitme yetisinin ne kadar karşılığı olabilir ise işitme cihazları,işte o kadar arkadaş dediklerimiz dostluk denilen küllî manaya mazhar düşerler.

Dost ikiliği kabul etmez.bir başkası bilmez ! Ben ve diğeri diye düşünmez. Birliği bozmanın vahdeti tarumar etmenin cezâsı,seyr'i cemâlden düşmektir.nasıl onu ayrı,kendimi ayrı düşündüm diye hayıflananların ve bunu kusur bilenlerin kalbinde gâmdır dost ve  dostluk !

Henüz Mücerred mânanın kalplerimize yerleşmeden,zihinlerimizi kesif suretlerin işgal ettiği bir çağın ve zamanın çocuklarıyız.eşyanın hakikati ile dost değil,eşya ile arkadaşız yani ! lakin unutmamak gerekir.

Bir ve bütünden olanı,kalp ve gönülden olanı dost ve dostun emâresi bilmedikçe,çağa ve zamana hükmedemez, Hakîm isminin taa içine saklanıveren Mudill etkisinin iğva ve idlâl ettiği zihinler olmaktan ileri gidemeyiz.evvelâ geri dönüp bakmak, gerek.

Bir ve bütün olanın içini doldurduğu kavramlarla mı bakıyoruz bu güne ve yarına?yoksa eşyanın zihnimize nakşettiği iğreti imgelerin,inşa ettiği  örümcek ağı kadar çelimsiz bir beyt'i kâzib midir fikir dünyamız?

Geri bak ey Râci !

Hedefi bulmak için, bir  yay  gibi  geril  sen

Vahdet adlı gülzardan,güller gibi deril sen

Selam ve muhabbetle

 

Hamza SÜNGÜ

Tüm Yorumları Göster (0)