Abdülvasih Duran

Beş Bilinmeyenler (mi?)

12 Eylül 2019 / Perşembe 09:06:49 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

Sanırım en çok duyduğumuz konulardan birisi de Lokman Suresinin son ayetinde geçen beş bilinmeyenler meselesidir.Lokman suresinin son ayetinde (34. ayet) anlatılan  beş husus vardır.Bu beş hususa eskiden beri hep  “beş bilinmeyenler” adı verilmiştir.

         Biz Müslümanların en zayıf yanlarından birisi de yıllarca duyduğumuz şeyleri bir türlü alıp okumuyor ve incelemiyoruz.”Kur’an’ı anlayamayız” mantığı bizi Kur’an’dan uzaklaştırmıştır.

         Oysa Kur’an’ı bir bahçeye benzetirsek bildiğiniz gibi bahçede elma ,armut,şeftali v.b. meye ağaçları,domates,biber gibi sebzeler ,fasulye ,nohut v.b. baklagiller vardır.Takdir edersiniz ki elma,armut gibi meyveler hiçbir işleme tabi tutulmadan direk ağaçtan alınıp yenilebilir.Buna karşılık nohut,fasulye gibi baklagiller ise pişirilmeden yenmez.Bunu da ancak iyi bir aşçı pişirebilir.

        Kur’an ayetlerini de bu örneğe benzetirsek sokaktaki adamın anlayacağı çok kolay ayetler vardır.Buna karşılık içtihat ve yorum gerektiren ayetler de vardır.Bu ayetleri anlamak  için de elbette alimlere ihtiyaç vardır.

        Söz konusu ettiğimiz Lokman suresinin son ayetinde geçen beş hususun acaba hepside  bilinmeyenlerden mi? İsterseniz Kur’an’da ki bu ayeti okuyalım:” Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru yağdırır, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”(Lokman,34)

        Bu ayette geçen hususları şöyle bir inceleyelim:

1-“Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır”.

Evet gerçekten de kıyametin ne zaman kopacağını Allah’tan başka hiç kimse bilemez.Hiç kimse de bu konuda kesin bir şey bildiğini söylememiştir ve söyleyemez de.Ayrıca kıyametin vaktini Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği ile ilgili  bir çok ayet daha vardır.

2- “O, yağmuru yağdırır,”.Bu ayet Allah’ın yağmuru yağdırdığını ifade eder.Sanırım bu konuda da hiç kimse itiraz edemez ve etmemiştir de.Fakat bu ayette geçmediği halde yağmurun ne zaman yağacağı konusu bu ayet ile ilişkilendirilmiştir.Bunun sonucu olarak ta adeta meteoroloji ile bir sıkıntı yaşanmıştır.Hava durumu tahminleri ile gereksiz mücadeleye girişilmiş ve sanki hava tahmini yapmak bu ayete zıt gibi gösterilmeye çalışılmıştır.Oysa ki yağmurun ne zaman yağacağını araştırmanın dine ne zararı var ki?Niçin günah olsun ki?

3-“ rahimlerdekini bilir”.Bu ayette tıpkı yağmur ayeti gibi olumlu bir cümledir.Yani anne karnındaki çocuğun cinsiyetini kimse bilemez demiyor.Rabbimiz anne karnındaki bebeğin maddi ve manevi yönden her durumunu kendisinin bildiğini bize haber veriyor.Çünkü yaratan O’dur.Burada da anne karnındaki bebeğin cinsiyetini bilmenin dine bir zararı var mı?

4-“ Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez”.Bu ayet kesin olarak yarın ne kazanacağımızı Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceğini söyler.Yani “kimse bilemez” ifadesi kesin olarak geçiyor.Bu güne kadar da hiç kimse itiraz etmemiştir ve gerçektende bilen çıkmamıştır.

5-“ Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez”.Yukarıdaki ayet gibi bu ayette de “kimse bilemez” ifadesi kesin olarak geçer.Ve hakikaten de hiç kimse nerede öleceğini bilemez,bilmemiştir ve bilmesi de mümkün değildir.

     İslamı/Kur’an’ı ilimden koparmaya çalışanlar her nedense “O, yağmuru yağdırır,” ayetiyle “rahimlerdekini bilir” ayetini yağmurun ne zaman yağacağıyla,anne karnındaki çocuğun cinsiyetiyle  ilişkilendirip adeta İslam’ı ilim ve teknikle çatışıyormuş gibi bir hale getirmişlerdir.

      Oysa Kur’an/İslam insanları ilme teşvik ediyor.En zor konular ile ilgilenmemizi istiyor.Örneğin Rahman suresi 33.ayette “Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Ancak büyük bir güç ile çıkıp gidebilirsiniz” buyurarak yerlerin ve göklerin en ulaşılmaz noktalarına dahi gitmeyi teşvik ediyor ve yol gösteriyor.

       Tefekküre/proje üretmeye teşvik eden ve bunu müslümanın en önemli özelliği sayan İslam nasıl ilmi buluşlarla çelişir?” Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.  Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.“Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.”(Ali İmran 190,191)

 

                                                                                                              Abdulvasih DURAN

Tüm Yorumları Göster (0)
NÖBETÇİ ECZANE
Nöbet Saati: 08:30-01:00
DENİZ
Telefon:
Nöbet Saati: 08:30-08:30
TARIK
Telefon: