Mehmet Arif Selim
mehmetarifselim@hotmail.com

BATIKAFALI MESELESİ

18 Ekim 2021 / Pazartesi 15:25:18 | YAZARLAR | Mehmet Arif Selim

Alışmışlar ve alıştırmışlar; herşeyin merkezine kendilerini koymaya, herşeyi biz başardık demeye, biz ne dersek doğrudur diye tepeden bakmaya.Batının ve batıkafalıların kendisini üstün ve medeni, diğer milletleri hor gören anlayışından bahsediyorum.

 

Sanki 1600'lü yıllarda, pat diye bir anda aydınlanma yaşadılar ve insanlık onların bu aydınlanmaları sonrasında uçuşa geçti gibi bir algı oluşturuyorlar.Oysaki insanlık, ilk insandan beri hep üretti.Sonra gelen nesiller ve milletler, bir önceki bilgilerin ve tekniklerin üzerine ekleye ekleye ilerledi.Hülasa, insanın bugün geldiği noktada tüm milletlerin katkısının olduğunu gözlerden uzak tutuyorlar.Hal böyle olunca kendilerini üstün görüp, dünyanın patronu rolüne soyunuyorlar.

 

Batının bu algısına ve  rüzgarına kapılanlar ise, sorgusuz sualsiz batıya kuyruk oluyorlar ki, bu durumda olanlar batıkafalı tabirimin içine girenlerdir.Ve bunlar emperyalizmin gönüllü hizmetkarlarıdır.Pek çok ülkede bulunan bu batıkafalılar, bulundukları ülkede batının ve batılı hayat anlayışının gönüllü savunucuları oluyorlar, batılı devletlerin işbirlikçileri oluyorlar, devletlerinin batının güdümünde olması gerektiğini savunuyorlar.

 

Dünyanın pek çok ülkesindeki sosyal, siyasi tartışmaları irdelediğimizde karşımıza iki temel görüş çıkar;Batıkafalılık ve yerlilik.

 

Batıya kör kütük aşık olanlar Çin'de de olsa Brezilya'da da olsalar kendi inançlarından ve kültürlerinden nefret ederler.Ülkelerinin yönetimlerinin batılı egemen devletlerin güdümünde olması için iç karışıklık, darbe, teröristlerle işbirliği yapmak dahil her yolu denerler.Onların gözünde batı demek insan hakları, özgürlük, medeniyet, teknoloji demektir.

 

Batılı devletlerin işbirlikçisi olan hangi ülke ekonomik olarak gelişmiştir, yada teknilojide çağ atlamıştır diye bakmazlar.ABD dahil,  Batılı devletleri bile parmağında oynatan büyük para baronlarının şirketlerinin ve bankalarının güdümüne  giren hangi ülke ekonomik bağımsızlığını korumuştur diye sorgulamazlar.

 

Devletlerden büyük paraları yöneten bu şirketler, hangi kavramların arkasına saklanıp, hangi sivil toplum örgütlerini ve terör örgütlerini kullanıp dünyayı sömürüyorlar diye kafa yormazlar.(Ama sabah akşam,  dolar ne kadar yükseldi diye kafa yorarlar!)

 

Batının kontrolündeki dünyada 6 saniyede bir çocuk açlıktan ölüyor, batının sömürgeciliği uğruna yaptığı işgaller ve savaşlar nedeniyle yüz milyonlarca insan öldü-ölüyor, bu nasıl insan haklarıdır diye sorgulamazlar.

 

Hep önlerine konulan, batı kaynaklı algılar üzerinden hayatı ve olayları yorumlarken, hiçbir meseleye derinlemesine bakmaz ve aslında neyin neden olduğunu umursamazlar.

 

2012'deki, Fetö hainlerinin MİT tırları ihanetinden beri,  Türkiye'yi teröre destek veren ülke olarak göstermek için batılı devletler zaman zaman algı operasyonları çekiyorlar.Son günlerde yine gündeme getirmeye çalışıyorlar.Batının işi bu;yalan, dolan, dalavere, ikiyüzlülük,  ülkeleri sıkıştırıp kontrolüne almak.Peki bu ülkede yaşayanlar neden bu algı operasyonuna destek veriyorlar, asıl mesele bu.Fırat Kalkanı Harekatı ile Deaş denen batı iti terör örgütüne en büyük darbeyi Türkiye vurmadı mı, 2500'den fazla teröristi Türkiye gömmedi mi? Bilmiyorlar mı, biliyorlar. Ama aşkları olan batı ne derse doğrudur bu batıkafalılara göre.İşte bu kadar tehlikelidir bu batıkafalılar.Üstelik pek çok terör örgütünü kurup destekleyenler batılı devletler olmasına rağmen,  dönüpte bu konuda batılı devletlere tek laf etmezler.Mesela ABD'ye, "sen neden fetöcüleri besliyorsun, Pkk-ypg'ye neden 50 bin tır dolusu silah verdin" demezler.Ama söz konusu olan kendi ülkeleri olunca;hayali senaryolarla, yalanlarla suçlamaya kalkarlar.

 

Dünyadaki pek çok devleti kontrol eden batının, o ülkelerdeki gönüllü militanları batıkafalılardır. Ülkeler bu batıkafalılardan kurtulmadıkça, ne huzur bulurlar nede batının elinden kurtulabilirler.Bunları önce fikirsel bazda çözmeli, sonra her alanda (batının desteğiyle) sahip oldukları güçleri kırılmalıdır.Batının bilinen hizmetkarları olan fetö, pkk, deaş gibi  örgütlerle mücadele kadar, gönüllü batı hizmetkarı olan bu batıkafalılarla da mücadele şarttır.

 

Tüm Yorumları Göster (0)