Ömer Şen
o.sen@gencgazete.net

Ağız tadıyla oy vermek istiyorum

27 Mart 2019 / Çarşamba 08:22:14 | YAZARLAR | Ömer Şen

40 yaşındayım

İlk oyumu 99 seçiminde kullandım. O günden bu güne referandumlarla birlikte yanılmıyorsam 14 kez oy kullandım.

Son iki yıla kadar hiçbir seçimde zorlanmadım.Fazilet partisine,Saadet’e ve Ak Partiye oy verdim.Ve her seferinde kendimden emin ve kararlı bir şekilde oy verdim.

Başkanlık seçimi ve bu seçimde kafam karışık.Çok karışık.Benden oy vermem isteniyor.Bir tarafta 16 yıldır yaptıkları hizmetleri beğenmekle birlikte son dönemde çokça eleştirdiğim bir parti diğer tarafta hiçbir zaman desteklemeyeceğim bir parti,bir de ne yapmaya çalıştıklarını anlayamadığım, kürkçü dükkanım.

Bana gönül rahatlığıyla oy veremediğim 3 partiden birini seçmek zorundasın diyorlar.(Genel merkezleri olarak)

Oy vermeyeyim diyorum; bu tavır da bana korkaklık,elini taşın altına koymamak gibi geliyor. Rasim Özdenören’in dediği gibi “çekimserlik sorumluluktan kaçmaktır,çekimser insana güvenilmez.”

Ben eskiden olduğu gibi gönülden oy vermek istiyorum. “bu da başarısız ama diğeri daha başarısız”, “ dış güçleri sevindirmeyelim” , “şimdi eleştirmenin,kulak çekmenin  zamanı değil” gibi argümanlarla zoraki, daha kötüsü gelmesin ya da bir yerlere tepki olarak değil, iyi çalıştıkları ve çalışacakları,güzel hizmet ettikleri ve edecekleri için oy vermek istiyorum.

Kendinize şu soruyu sorun.Canı gönülden mi oy veriyorsunuz.Yoksa mecburiyetlerden mi. Ya da daha kötüsü gelmesin diye mi?

                                        ****

Son günlerde rahmetli Necmettin Erbakan hocanın eski konuşmalarını dinliyorum.Adil düzeni, milli görüşü anlattığı konuşmaları.

Dinlerken şunu fark ettim.Bilgili,donanımlı,vizyon ve dava sahibi,nazik,adaleti ve hakkı üstün tutan, ne yaptığını  ve ne yapacağını bilen bir lideri dinlemeyi çok özlemişim.

Gerçek Milli görüşü çok özlemişim.

Türkiye’nin ihtiyacı olan bu zihniyet.

80 milyonluk Türkiye az kötü,çok kötü arasında tercihe zorlanıyor.Asıl sorunumuz bu.

Mevcut partiler mi bu görüşe döner.Yeni birileri mi çıkar bilmiyorum.

Ama mecburiyetler bizi hiç istemediğimiz yerlere doğru sürüklüyor.Onu görüyorum.

Çünkü en kötü yanlış doğruya en yakın yanlıştır.

Türkiye ve bizden umudu olan halklar bundan daha iyisini hak ediyor.

Bilmiyorum belki de ben yanılıyorumdur…

Tüm Yorumları Göster (0)