Abdülvasih Duran

28 Şubat’ı 20.yılında gömerken

01 Mart 2017 / Çarşamba 17:42:20 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

İHMED (İnegöl İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği) 28 Şubat post Modern darbesinin  20.yılı nedeniyle bir  program düzenledi.Programa İlim Yayma Cemiyeti,Ensar Vakfı ve Yedi Hilal gibi sivil kuruluşlarda katkıda bulundular.O vesileyle  başta Ahmet TAŞTAN hocamıza  ve yönetim kurulu olarak  emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

          Açıkçası ben, bu tür duygu yüklü programlara çok önem veriyorum.Çok acil bir işim olmadığı sürece her programı sonuna kadar izler ve en son çıkanlardan biri olmaya çalışırım.Burada da öyle oldu.Açıkçası çok duygulandım.Eskide kalan o yılları yaşayan biri olarak anılarım tazelendi.

          Kürsüde konuşmacılar anılarını ve yaşadıklarını anlatırken  şöyle bir etrafıma baktım.Gençler pür dikkatle yaşanmış anıları dinlerken o günleri yaşayanlar ise sürekli kafalarını sallayarak o anı tekrar yaşar gibi olduklarını müşahede ettim.

           Geceye damgasını vuran şu ortak görüşler oldu:

1-28 Şubat aslında Türkiye’nin hızını kesmek ve kendi ayakları üzerinde durmasına engel olmaktı.

2-28 Şubat’lar bitse de 28 Şubat zihniyeti hiçbir zaman bitmeyecektir.

3-28 Şubat’tan gereken dersleri herkes aldı mı?

   

Bu sorulara cevap verecek olursak:

1-28 Şubat’ı hazırlayanlar aslında  dış güçlerle beraber çoktan planlarını hazırlamışlardı.Ancak birkaç göstermelik gerekçe bulmak zorundaydılar.Hanı istiklal mahkemelerinde meşhur bir uygulama varmış.İdam etmek istedikleri kişiler için  idam  kararı şöyle açıklanırmış:”Sanığın idamına, şahitlerin bilahere (sonradan) dinlenmesine karar verildi”

      28 Şubatçıların da sudan bir bahane bulmaları gerekiyordu.Bunun için  meyhaneden Ali KALKANCI adlı bir sarhoşu çıkartıp şeyh yaptılar sonra Fadime ŞAHİN adlı bir pavyon kızını da tesettüre sokup mürid yaptılar  ve bu müridi de Aczmendi şeyhi Müslim GÜNDÜZ ile suçüstü yakalatarak! gündeme irticayı oturttular.Ondan sonra malum zulümler peş peşe gelmeye başladı.

 

2-28 Şubat bitti ama onun zihniyeti hiçbir zaman bitmedi ve dikkatli olmazsak bitmeyecektir.

28 Şubat bazen gezi olayları şekline büründü,bazen 17-25 Aralık yargı darbesi şeklin de ortaya çıktı. Bazen de ve en tehlikeli şekilde 15 Temmuz darbesi şeklinde göründü.Hepsinin amacı ve hedefi aynıydı.Türkiye’nin önünü kesmek ve ümmetin ümidini yok etmekti.

28 Şubat en çok Fetullah HO CİA ve Fetö’ya yaramıştır.Kapatılan İmam Hatipler yerine halk Fetullah HO CİA’nın okullarına yönelmişti.Çocuklarına din ve imanı orada öğreteceklerini düşünmüşlerdi.

 

3-28 Şubat’tan gereken dersler alındı mı?

     Bazı  Müslüman kardeşlerimiz galiba  bu acıyı erken  unuttular.Çünkü ziya Paşanın dediği gibi:”Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldur”(Yani insan unutkan bir varlıktır).

     Çünkü:

-Unutanlar, bugün bu bozuk sistemin devamından yana tavır koydular.Çünkü 28 Şubat’ın oluşumunu  kolaylaştıran  bu sistemin değişmesine “HAYIR” diyorlar.

-Başörtüsüne yıllarca yasak koyan zihniyetin gitmesine “HAYIR” diyorlar.

-Refah Partisini hiçbir gerekçe olmadan kapatan (nasıl kapatıldığını araştırın)  o çarpık düzenin değişmesine “HAYIR “diyorlar.

-Büyük Mücahid Necmettin Erbakan meydanlarda bizlere yemin ettirirken “…bu köle düzenin değişmesi için…” diye yemin ettirirdi.Oysa bazıları o köle düzeninin değişmesine “HAYIR “diyor.

     O nedenle  28 Şubat’ı yaşayan bir mağdur olarak diyorum ki:

-Bacımın  başörtüsüne yıllarca el uzatan o zihniyetin değişmesi için Yeni Anayasaya “EVET”,

-İmam Hatipleri kapatıp çocuklarımızı Fetullah HO CİA’nın kucağına atanların bitmesi için Yeni Anayasaya “EVET”,

-Mücahid Erbakan’ın meydanlarda bize ettiği yemin gereği”…köle sisteminin son bulması için…” yeni Anayasaya “EVET”,

   Ve yıllarca meydanlara çıkıp “Bu düzen değişmeli”,”bu düzen gitmeli” dedik.Bu sözümüzde hala durduğumuzu ispatlamak için Yeniliğe “EVET “diyorum.

 

 

Tüm Yorumları Göster (0)