Kentte Yaşam Ya Da Kentli Yaşam(1)…

Abone Ol
Kent ;fiziksel dokusu olan,insanla anlam ifade eden ,tarihi derinliği olan ,yani hayata dair birçok şeyin hazır bulunduğu yaşam mekanıdır.
Kent her ne kadar fiziksel bir mekan olarak tanımlansa da ,aslında birlikte yaşamanın huzuru ve daha önceki yaşamış olan insanların biriktirmiş olduğu birikimin konforudur.
Kentleşme medeniyetlerin başlangıç yerleridir.Kentlilik ise kentte yaşayan bireylerin kentte yaşamın gerektirdiği ekonomik,sosyal,kültürel ve kentin oluşturduğu değerleri anlamasına,benimsenmesine ve yaşama geçirmesine ait süreçlerin tamamlanması sonucu oluşan bir medeni durumdur.Yani insani bir durumdur.Kısaca kentlilik insanda oluşur.
Kent-birey ilişkisi dinamiktir.Birey kenti dokur,zenginleştirir.Kent de bireyi dokur,zenginleştirir.Kentlilik bilinci bu anlamda dinamiktir,üretkendir.
Kentlilik bir sorumluluktur.Kentli olmak eşitliğe razı olarak hiç kimseyi ötekileştirmeden insan olmanın ve o kentte olmanın getirdiği eşitlikle hayatın yaşandığı alandır.
Şehir medeniyettir.Medeniyetlerin tarihi şehir ile başlar.Şehir bu anlamda bireyselliği aşmış hak ve hukuktan oluşan yani imkanlardan ve sorumluluklardan oluşan alandır.
Kentlilik;din,dil,ırk,cinsiyet,ekonomik,sosyal ve kültürel sınıf ayrımı yapmaksızın herkese hak ve yükümlülükler yükler.Özgünleşme ve özgürleşme alanı sağlayan, fevriliklerle başkalarının hakkına tecavüz edilmeyen,edildiğinde filli işleyen herkese eşit ceza ve yasak uygulayan yaşam alanı ve hukukudur.
Hukuk haklardan oluşur.Her hak aynı zamanda sorumluluk demektir.Kent ,öncelikle insana yaşam hakkı verir.
Kent,haklardan faydalanmayı sağlar.Kente karşı da sorumluluk sahibi kılar.
Kent güvenlik demektir.Öncelikli olarak başkasının güvenliğini koruma yükümlülüğümüz olduğu gibi aynı zamanda ona zarar vermememe sorumluluğumuz da vardır.Güvenliğe ilişkin bir problem var ise bunu kendi bireysel ve örgütsel çabalarımızla değil kamu kurumları eliyle sağlamaya razı olmamız demektir.
Kent dil demektir.Bu dil nezaket dildir.Hakaret,sövme,tehdit,aşağılama,yükses ses,gürültü ve başkasını rahatsız edecek her hâlden uzaktır.
Kent ;tehdit ve dayatma içermez.
Kent ;empati ve duyarlılık içerir.
Kent ;estetiktir,zerafettir.
Kent;ruhtur.
Kentte yaşamak bir hukuka tabi olmayı gerekli kılar.Problemleri yasalarla tanımlanır.Güvenliği kollukla sağlanır,hak mahkemede aranır.
Kentlilik bilinci etkileme boyutu ve etkilenme boyutu bilinciyle oluşur ve yaşanır.
Bir kentte toplumun önden gidenleri ,toplumu etkileme gücüne sahip olanlardır.Toplumun önden gidenleri kentlilik bilincinde değilse kentte kentleşme bilinci oluşmadığı gibi kent ,kargaşanın ,ötekileştirmenin ,ayrışmanın yaşandığı alan olur.
Bir kentte önden gidenler ya da sivil toplum örgütlenmesinde olanlar,toplumsal dokunun ruhunu insani yetkinlikler üzerinden değil de insanın belirlediği olmayan (ırk,coğrafya,cinsiyet,dini)olgular üzerinden inşa etmeye kalkarlarsa o topluma fayda üretmekten daha çok topluma zarar verirler ve toplumu ayrıştırırlar.Bu topluma fayda değil zarar getirir.
Evet kentli yaşam estetik ,bilgi,nezaket ve birlikte yaşamanın huzurunun bilincine ermiş dil,din,ırk,cinsiyet üzerinden ayrımın olmadığı değer üreten,değeri yaşayan,paylaşan ve geliştiren insanlarla yaşanan yerdir.
Sahi kaç kişimiz kentlidir.