İNEGÖL'DE PAŞA YİĞİT VE İSHAK PAŞALARIN SIRRI

Abone Ol

Merhaba İnegöl'ün güzel insanları!

İnegöl'ün tarih ve kültürüne dair yazılarımıza devam ediyoruz.

Bugün köşemizde, İnegöl topraklarının sessiz tanıklığını yaptığı, Osmanlı İmparatorluğu’num kuruluş ve yükseliş sancılarına yön vermiş çok güçlü bir tarihî şahsiyeti konuk ediyoruz: Üsküp Fâtihi Paşa Yiğit. Aynı zamanda tarih kitaplarında sıkça birbirine karıştırılan iki büyük devlet adamının, yani İnegöllü İshak Paşa ile Üsküplü Sarı İshak Paşa’nın tarihî düğümünü bu topraklarda çözüyoruz.

Tarih sayfalarını karıştırdığımızda karşımıza çıkan "Paşa" kelimesi, bu kez bir unvan değil, bizzat bir özel isim olarak arz-ı endam ediyor. Günümüzde Azerbaycan Türkleri arasında hâlâ yaygın olarak kullanılan bu isim, Yıldırım Beyazıt devrinde asıl unvanını akıncı meydanlarında alacaktı. Paşa Yiğit, Saruhan Beyliği sınırları içindeki Menemen yöresinde, göçerkonar bir yaşam süren yürük aşiretlerine mensup bir yiğitti.

Ancak tarih, onun ve oymağının kaderini kökten değiştirecek bir gelişmeye gebeydi. Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Şehzâde Ertuğrul’un Sancak Beyliği yaptığı yıllarda, devletçe konulan tuzla yasaklarına uymayan bu konar-göçer yürük aşiretleri, devlet otoritesi tarafından cezalandırılarak yurtlarından çıkarıldı. Bulgaristan’daki Filibe Şehri civarına sürgün edilen bu Türkmen oymağının beyleri, geldikleri coğrafyanın hatırasına hürmeten yeni mekânlarında da "Saruhan Beyleri" olarak anılmaya devam ettiler.

Paşa Yiğit, bu sürgün coğrafyasında kabına sığmadı. 1389 yılındaki I. Kosova Muharebesi sırasında üstün askeri dehasıyla Bosna üzerine sevk edildi ve Bosna Krallığı’nı haraca bağlayarak rüştünü ispat etti. Bu muazzam başarının ardından, aynı yıl Osmanlı mülküne katılan Üsküp Şehri’nin fethinde gösterdiği büyük yararlıklar ona sarsılmaz bir şöhret kazandırdı.

Yıldırım Beyazıt, onu yeni fethedilen Üsküp ve Karatova yörelerini idare etmek üzere Üsküp’ün ilk Sancak Bey’i olarak atadı. Böylece o, tarihe adını "Üsküp Fâtihi" olarak altın harflerle yazdırdı. Paşa Yiğit, sadece kendi adıyla kalmadı; Osmanlı’nın en ünlü akıncı hanedanlarından biri olacak olan "Turahalar sülâlesinin" de kurucusu unvanını kazandı.

Paşa Yiğit’in hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri de Üsküp Sancak Beyliği esnasında yaşandı. Sırp Kral hanedanından küçük bir esir olan İshak’ı yanına aldı; onu eğitti, terbiye etti ve kendi öz evlatları olmasına rağmen onu manevî evlat olarak bağrına bastı. İşte bu çocuk; Sultan II. Murad, Sultan II. Mehmed (Fatih) ve Sultan II. Beyazıt devirlerinde devletin en üst kademelerinde uzun yıllar hizmet verecek olan Mühtedî Sarı İshak Paşa’dan başkası değildi.

Tarihçiler, bu Sırp asıllı devlet adamını İnegöl’deki meşhur İshak Paşa ile karıştırmamak için ona; Sarı, Mühtedî, Alaca, Davut ve Kraloğlu gibi lakaplar takmışlardır. Üsküplü İshak Paşa’nın tüm sosyal ve hayrî eserleri Üsküp ve civarında olup, onun çocukları ve torunları da ünlü akıncı beyleri olarak tarihe geçmişlerdir.

Gelelim İnegöl’e mührünü vuran asıl İshak Paşa’ya... İnegöl’de camii ve külliyesi bulunan İshak Paşa, Üsküplü adaşıyla aynı dönemde yaşamış olsa da tamamen farklı bir şahsiyettir. İnegöllü İshak Paşa, özbeöz Türk asıllıdır ve soy kütüğü Amasya’ya dayanır.

Amasya Emirliği’ni yürütmüş olan köklü Şad-Geldi sülâlesine mensup bir maliyecidir. Onu yetiştiren devlet adamları Amasya Beylerbeyi Yörgüç Paşa ile kardeşi Hızır Paşa’dır. Eşi Sultan Hatun ise Kastamonu beyi İsfendiyâr Bey’in kızıdır. Dedesi İsa Bey Amasyalı olsa da babası İbrahim Ağa İnegöl’de doğup yaşadığı için, İshak Paşa da kendisini her zaman İnegöllü olarak kabul etmiştir.

İNEGÖL’ÜN YİĞİT KÖYÜ VE PAŞA YİĞİT’İN SON MENZİLİ

Peki, Sırp asıllı Mühtedi Sarı İshak Paşa’nın İnegöl ile doğrudan bir bağı yoksa, onun manevî babası olan Paşa Yiğit’in İnegöl ile bağı nedir? İşte hikâyenin can alıcı noktası burasıdır. Büyük akıncı komutanı ve Üsküp Sancak Beyi Paşa Yiğit, fırtınalı ve zaferlerle dolu ömrünün son yıllarını geçirmek üzere İnegöl’e gelmiş, buradaki çiftliğine yerleşmiştir.

Vefat ettiğinde de bu topraklara defnedilmiştir. Bugün İnegöl’de "Yiğit Köy" adıyla bilinen yerleşim yeri, aslında asırlar önce Paşa Yiğit’in ömrünü tamamladığı o tarihî çiftliğidir.

Tarihî kaynaklarda Lala Yiğit, Nikdîh Baba, Yiğit Baba ya da sadece Yiğit adlarıyla da anılan bu yüce komutan, Üsküp’ü fetheden o sarsılmaz iradesini ve ruhunu İnegöl’ün topraklarına emanet ederek aramızdan ayrılmıştır. Bugün Yiğit Köy’den geçerken, aslında Osmanlı’nın kuruluş harcını karan o büyük akıncı beyinin mirasına bastığımızı unutmamak gerekir.

Sıradaki yazımızda görüşmek üzere! Yaşam sevinciniz eksik olmasın!

MURAT ALTIN