İnegöl

İnegöl’de ayı oynatılan yılları hatırlıyor musunuz?

İnegöl’e ilişkin araştırma yazılarıyla tanınan Ekrem Hayri Peker’in “İnegöl’de Nostaljik Bir Gezinti” adlı kitabında kentteki ayı oynatıcılığı ile ilgili bilgiler dikkat çekiyor.

Abone Ol

Ekrem Hayri Peker’in “İnegöl’de Nostaljik Bir Gezinti” adlı kitabından derlediğimiz bilgilere göre çocukluk ve gençlik yıllarına ilişkin anılar şu şekilde:

İNEGÖLLÜ ÇOCUKLARIN OYUNLARI

Sokaklarda oyun oynardık. Top oynardık, topaç çevirirdik. Sapanla kuş avlamaya çıkardık. Kamyon lastikleri kesilir, çelik tellerin olduğu çember ayrılırdı ve çember çevirirdik. Bez bebek yapardık. Sonra telden arabalar yapardık. Harika arabalar yapan arkadaşlarım vardı. Fırdöndüyle parasına oyun oynardık. Otla kaplı parklarda kovboyculuk oynardık. Kavga ettiğimizi hatırlamıyorum. Kızlar evcilik oynarlardı. İp atlarlardı. Kimisi iki iple beraber atlar, seksek oyunu oynarlardı. Büyükler Opon ve Gripin içerlerdi. Sıhhiyeciler her mahallede bulunurdu. Şırınga ve iğneler ispirto ocağında kaynatılıp öyle kullanılırdı.


ÇARŞININ MERKEZİ UZUN SOKAK

Evleri el süpürgesiyle, bahçeleri çalı süpürgesiyle süpürürdük. Sonra gırgır dediğimiz el süpürgeleri çıktı. Sonra masa üzerlerini temizleyecek plastikten yapılma küçük boyları çıktı. Margarin tenekelerinde çiçek yetiştirirdik. Tenekeden maşrapalarımız bulunurdu. Topraktan yapılmış sırlı tencereler, testiler, irili ufaklı küpler, ibrikler hatta kumbaralarımız bile vardı. Yerli malı haftası kutlar, bankaların verdiği kumbaralarda para biriktirirdik. Gazipaşa ilkokulunun bulunduğu sokak çarşıya açılırdı. Sola döndüğünüzde şeker imalatçısı bulunuyordu. Boy boy çubuk şeklinde şeker yapardı. Kimisini şemsiye şeklinde yapardı. İstediğimiz şekeri yaptırıp yerdik. Yoğurt Pazarı’ndan Şükrü Naili Paşa ilkokuluna uzanan Kasım Efendi Caddesi’nde sivil mimari örneği evler bulunuyordu. Çarşının merkezi Uzun Sokak’tı.

ŞERBETÇİ BİR TOPLUMDUK

Okul önlerinde pamuk şekerler, macun şekerciler, cam kutuların içerisinde elma şekerleri satanlar bulunurdu. Okulun büfesinde gazoz ve simit satılırdı. O yıllarda şerbetçi bir toplumduk. Şerbetçiler ve limonatacılar sırtlarında güğüm, bellerinde bardak kemeri, ellerinde bardakları çalkalamak için taşıdıkları ibriklerle sokakları dolaşır, ‘’Şerbet, limonata’’ diye bağırırlardı.

Sokaklarda destancılar dolaşırdı. Ellerinde 8-10 katlı basılı kâğıtlar da ki destanları anlatarak satarlardı. ‘’Genç yaşta öldürülen gelin veya çocuğun acıklı öyküsünü’’ anlatarak gezerlerdi. “Kalaycı” sesi duyulunca mutlaka birkaç kadın pencereye çıkardı. Sütçüler her gün geçerlerdi.


KENDİNİ AYIYA ÇİĞNETİRDİ

En büyük ilgiyi ayı oynatıcılar görürdü. Teflerini çalarak sokakları dolaşırlardı. Arkalarında çocuklar müşterileri varsa ayıyı oynatırlar, “Hamamda bayıltırlardı”. Bir meraklı çıkar, yere uzanır kendini ayıya çiğnetirdi.

EKRAM HAYRİ PEKER KİMDİR?

Kimya mühendisi, araştırmacı yazar, STK yöneticisi. 2 Ekim 1954 tarihinde Bursa / Mustafa Kemal Paşa’da doğdu. Anadolu Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünü bitirdi. TUBİTAK veri tabanına kayıtlı, “Teknoloji tabanlı Başlangıç Firmalarına Özel İş Geliştirme” mentörü, C Grubu İş Güvenliği uzmanı olarak Nano kimyasalların tekstil materyallerine uygulamalar konusunda üniversitelerde konferanslar verdi. İngiltere ve Pakistan’daki üniversitelerin düzenlendiği sempozyumlara çağrıldı. Gönderdiği bildiriler kabul edildi.

Halen Bursa’da ikamet ediyor ve Tekstil Araştırmaları Derneği başkanlığını yürütüyor. Evli ve iki çocuk babasıdır. İyi derecede Özbekçe, orta derecede Rusça, biraz İngilizce biliyor.