İnegöl

İMDER’den İnşaat Sektörü İçin Maliyet, Vergi ve Ruhsat Çağrısı

İnegöl Müteahhitler Derneği Başkanı Sabri Şen, inşaat sektöründe artan malzeme, işçilik, enerji, arsa ve vergi maliyetlerinin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Şen, ruhsat sayılarındaki düşüşe dikkat çekerek vergi borçlarının yapılandırılması ve üretici desteklerinin sektörü de kapsaması çağrısında bulundu.

Abone Ol

İnegöl Müteahhitler Derneği (İMDER) yönetimi, yılın ilk yarısının değerlendirildiği aylık toplantıda bir araya geldi. Toplantıda belediyelerin ruhsat süreçleri, yeni vergi düzenlemeleri, yapı malzemelerindeki fiyat artışları ve yeni yapı ruhsatı sayılarındaki gerileme ele alındı.

Toplantının ardından İMDER Başkanı Sabri Şen tarafından yapılan açıklamada, inşaat sektörünün karşılaştığı maliyet baskıları ve çözüm bekleyen sorunlar kamuoyuyla paylaşıldı.

İnşaat maliyetleri yıllık yüzde 28,58 arttı

Türkiye İstatistik Kurumunun nisan ayı verilerine değinen Şen, inşaat maliyet endeksinin aylık yüzde 2,73, yıllık ise yüzde 28,58 yükseldiğini bildirdi.

Endeksin alt kalemlerinde malzeme maliyetlerinin bir önceki aya göre yüzde 3,75, işçilik maliyetlerinin ise yüzde 1,03 arttığı belirtildi. Yıllık bazda malzeme endeksindeki artış yüzde 27,75, işçilik endeksindeki yükseliş ise yüzde 30,02 olarak kayıtlara geçti.

Şen, açıklanan verilerin bazı ürün gruplarında piyasadaki artışlarla örtüştüğünü, bazı kalemlerde ise resmi ortalamanın üzerinde fiyat değişimleri yaşandığını ifade etti.

Seramik, çimento ve alçıdaki artışa dikkat çekti

Yılın ilk yarısında sektördeki fiyat artışlarının iki temel nedene dayandığını belirten Şen, yıl başında yükselen işçilik ve enerji giderleri ile Orta Doğu’daki savaşın enerji maliyetlerine etkisini öne çıkardı.

Haziran ayında özellikle seramik, çimento, kiremit ve alçı gruplarında en az yüzde 20 seviyesinde zamlarla karşılaşıldığını kaydeden Şen, yapı malzemesi üreticilerinin fiyat politikalarının denetlenmesi gerektiğini söyledi.

Denetimlerin üreticileri mağdur etmeyecek şekilde gerçekleştirilmesinin önemine işaret eden Şen, piyasa koşulları ile fiyat artışlarının nedenlerinin ayrıntılı biçimde incelenmesini istedi.

“Konut maliyetinde beş ana unsur bulunuyor”

Bir konutun satış fiyatı belirlenirken malzeme, işçilik ve arsa maliyetlerinin temel unsurlar olduğunu aktaran Şen, vergi giderleri ile firma kârlılığının da hesaplamaya dahil edildiğini belirtti.

Bu kalemlerin son üç yılda önemli ölçüde yükseldiğini dile getiren Şen, maliyet artışlarının inşaat sektörünü hem üretim hem de konuta erişim bakımından zorladığını ifade etti.

Şen, 150 metrekarenin altındaki konutlarda uygulanan KDV oranının yüzde 1’den yüzde 10’a yükseltilmesinin de maliyetleri artıran unsurlar arasında yer aldığını kaydetti.

Konutlarda metrekare maliyeti 25 bin liraya ulaştı

İnşaata ara veren firmaları güncel maliyetleri dikkate almaları konusunda uyardıklarını belirten Şen, standart bir konutta asgari inşaat maliyetinin metrekare başına yaklaşık 25 bin lira seviyesinde olduğunu açıkladı.

Müteahhitlerin daha düşük fiyatlarla üretim ve satış yapmak istediğini ifade eden Şen, yüksek enflasyon ortamında firmaların mali yapısını korumasının büyük önem taşıdığını söyledi.

Şen, sektör temsilcilerinin doğrudan tüketiciyle muhatap olması nedeniyle piyasadaki fiyat artışlarından en fazla etkilenen gruplar arasında bulunduğunu dile getirdi.

Vergi borçlarının yapılandırılması yeniden değerlendirilmeli

Kamu borçlarının 72 aya kadar yapılandırılmasına yönelik düzenlemeyi de değerlendiren Şen, uygulamanın piyasanın ihtiyaçlarına tam olarak karşılık vermediğini savundu.

Faizlerin silinmeden borçların uzun vadeye yayılmasının beklenen rahatlamayı sağlamayacağını belirten Şen, yüksek tutarda vergi borcu bulunan firmaların zaten ciddi mali sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Yapılandırma kapsamında verilen teminatların serbest bırakılmadığını da aktaran Şen, ana borcun faizlerden arındırılarak yeni bir ödeme takvimine bağlanmasının daha doğru olacağını söyledi.

Mevcut yöntemin ilerleyen dönemlerde enflasyon üzerinde ek baskı oluşturabileceğini savunan Şen, düzenlemenin piyasa koşulları dikkate alınarak ilgili kurumlar tarafından yeniden değerlendirilmesini talep etti.

“İnşaat sektörü üretici kabul edilmeli”

İnşaat sektörünün yaklaşık 250 farklı iş kolunu doğrudan veya dolaylı olarak etkilediğine dikkat çeken Şen, sektörün üretici statüsünde değerlendirilmemesinin önemli bir eksiklik olduğunu belirtti.

İnşaat firmalarının fiilen imalat ve üretim yaptığını ifade eden Şen, buna rağmen mevzuattaki tanımlar nedeniyle üretime yönelik bazı desteklerden yararlanamadıklarını söyledi.

Üretim yapan şirketler için kurumlar vergisinin yüzde 25’ten yüzde 12,5’e indirilmesine yönelik uygulamanın 2027 kazançlarını kapsayacağını aktaran Şen, inşaat sektörünün de bu düzenlemeye dahil edilmesi gerektiğini kaydetti.

Söz konusu vergi avantajının bekletilmeden yürürlüğe alınmasını isteyen Şen, üretici kavramının sektörlerin gerçek faaliyetleri göz önünde bulundurularak yeniden tanımlanması çağrısında bulundu.

“Üretmeye devam edeceğiz”

Mevsimsel şartların iyileşmesi ve bölgedeki savaşın sona ermesinin ekonomi üzerinde olumlu etki oluşturacağını belirten Şen, kalıcı barışın enerji maliyetleri ve piyasa dengeleri açısından önem taşıdığını ifade etti.

Sektörün enflasyonun oluşturduğu ağır maliyet yüküne rağmen çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Şen, İnegöl’deki müteahhitlerin kararlı biçimde üretmeye devam edeceğini bildirdi.