Tek suçu başörtülü olmaktı

28 Şubat 2020 / Cuma 14:56:48 | EĞİTİM |

Başörtüsünden dolayı 28 Şubat sürecinde öğretmenlik mesleğinden atılan sınıf öğretmeni Sakine Zengin, hasret kaldığı öğrencilerine ve çok sevdiği mesleğine 10 yıl sonra kavuştu.

gencgazete.net'e Google'da abone olun Google News

TÜRKİYE’NİN TARİHİNE KARA BİR LEKE:28 ŞUBAT

Türkiye’nin tarihine kara bir leke olarak geçen ve ‘bin yıl sürecek’ denilen 28 Şubat sürecinin 23. yılında hiçbir tesiri kalmadı. O dönem inançları nedeniyle mağdur olan binlerce insan uzun davalar sonunda kaybettikleri haklarına geri kavuştu. 28 Şubat’ta yaşadıkları psikolojik baskılarıyla hiçbir zaman unutmadılar. Kimi öğretmenlik mesleğine veda etti, kimi üniversite kapısından geri döndü.

 

BAŞÖRTÜLÜ OLDUĞU İÇİN ÖĞRETMENLİKTEN ATILDI

Çok sevdiği öğretmenlik mesleğine 28 Şubat sürecinde ara vermek zorunda kalanlardan biri Sakine Zengin. O dönemde Kütahya Tavşanlı ilçesinde öğretmenlik yapan Sakine Zengin, başörtüsü taktığı için çeşitli kınama cezalarına ve baskılara maruz kaldı. 28 Şubat’ta aldığı ceza nedeniyle çok sevdiği  mesleğinden atılan Zengin, 10 yıl sonra mesleğine geri döndü.

 

İnegöllü Sakine Zengin, 28 Şubat sürecinde öğretmenlikten atılması ve 10 yıl sonra mesleğe geri dönme mücadelesini anlattı.

 

İNANCIMIN GEREĞİNİ YAPTIM

İnegöllü eğitimci Sakine Zengin, gazetemize yaptığı açıklamada; “1972 İnegöl doğumluyum. Biz çok zor şartlar altında okuduk. Ailemin okutacak fazla gücü de yoktu. Hayatım hep yatılı okullarda geçti. 1991 yılında gençliğimin baharında 19 yaşında Kars’ta öğretmenliğe başladım. Daha sonra Kütahya Tavşanlı’ya atamam yapıldı. Tavşanlı’da öğretmenlik yaparken; 28 Şubat süreci başladı ve karşımıza başörtüsü yasağı çıktı. Bunu takamazsın dediler. Bu süreç içerisinde mesleğime olan aşkımdan dolayı peruk takarak mesleğime devam etmek istedim. Ancak inancımla çeliştiği için hiç peruk takamadan ondan da vazgeçtim. İstifa et dediler.”

 

“Kısa bir zaman içinde arka arkaya, kınama, uyarı, maaş kesimi, kademe durdurma cezaları verildi. Bunların hepsi başörtüsü ile ilgiliydi. Ankara’da meslekten çıkarılma ile ilgili bir ceza geldi. 657 sayılı DMK 125E-a maddesinden meslekten ihraç etmişler. İlgili maddede ‘İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak’ denilmektedir. Çok büyük suçlar işlemişimde farkında değilmişim.”

 

İFTİRA ATARAK İHRAÇ ETTİLER

“İnancı gereği başörtüsü taktı ve bizde meslekten attık diyemediler. Meslekten atarken bile iftira atarak ihraç ettiler. Oysa ne okul idaresinden, ne de öğretmenlerden böyle bir şikayet gelmemişti. Nasıl huzuru bozabilirim ki? Daha sonra Domaniç’e geldim. Hayatımın unutamadığım 6 ayını geçirdim. Sanki vebalıymışım gibi bir davranış içerisinde olundu. Sınıf öğretmeniyim ve okutmam için bir şube bile vermediler. Öğretmenler Odasında oturdum. Diğer öğretmenler sınıflarına giderken; ben hep onları izledim. Başörtümden dolayı sınıfa giremedim.”

 

GÖZYAŞLARI İLE GÖREVDEN AYRILDIM

“Öğretmenler derse gittikleri zaman ben gözyaşlarımı tutamazdım. Ne zaman bana sınıf verirler diye bekledim ama soruşturma aşamasında bana sınıf vermediler. Görevden atıldığım günü hayatımın sonuna kadar unutmayacağım. Bir öğle vakti 12’ye doğru gelirken Yüksek Disiplin Kurulu Kararını bana tebliğ ettiler. Şimdi ne yapacağım dediğimde her şey bitti dediler. Belki öğretmenliğimin sonuydu ama ideallerimin sonu değildi. Ağlayarak eşimin yanına gittim durumu kendisine aktardım. Üzülme dedi vardır her şeyde bir hayır dedi. 10 yıl gözyaşlarıyla sıkıntılarla devam etti.”

 

“Evimizle okul arasında çok mesafe yoktu. Okulun zil seslerini duydukça duygularım tavan yapıyordu. İçimde hep uhde kalmıştı. Çok iç geçirdim derse gideydim ben de diye. 2000 yılında atıldık. 2010 yılında hayatımda en çok sevdiğim mesleğime geri döndüm. Allah’a şükürler olsun ki başörtümü takarak öğretmenliğimi yapabiliyorum. Bize bu hakkı tanıyanlardan Allah razı olsun. Ne kadar şükretsek az. Onlara ne kadar teşekkür etsek az. Başörtüsü meselesini kolay kazanmadık. Bu kazancımızı yeni nesillerin sahip çıkmasını, kazancın zor olduğunu, yeniden elimizden gitmemesi için sahip çıkmamız gerektiğini söylüyorum. Benim için zor günlerdi. Allah bir daha 28 Şubatları ülkemize yaşatmasın. Şu anda bile bu duyguları yaşıyorum. Rabbim bir daha yaşatmasın” diye konuştu.

 

 

  Sıradaki Haber: Kütüphanesiz okul kalmasın
Bu habere yorum yapın
Bu yorumu onaylıyor musun?
Tüm Yorumları Göster (0)