İnegöle Konan Kafkas Kartalları

05 Kasım 2013 / Salı | ROPÖRTAJ |

Rumeli göçmeni Arnavutlar ile başladığımız; Trakya göçmeni Macırlar (Muhacirler), İnegöl’ün yerlileri Manavlar ve Ahıska Türkleri ile sürdürdüğümüz kültür dernekleri tanıtım sayfamızda, bugün Kafkas göçmeni Gürcüleri tanıtacağız. Gürcü kültürünü ve dernek çalışmalarını bizlerle paylaşan İnegöl Kafkas Folklor ve Kültür Derneği Başkanı Ömer Faruk Demirtaş ve yönetim kurulundaki arkadaşlarına teşekkür ediyoruz.
 
 
 
 
GÜRCÜLER HANGİ DÖNEMDE TÜRKİYE’YE GELDİLER"
 
Gürcüler, üç farklı dönemde Türkiye’ye göç ettiler. İlk göç dalgası, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Osmanlı egemenliği altındaki Gürcistan topraklarının Çarlık Rusya’sının eline geçmesinden sonra gerçekleşti. Asıl büyük göç dalgası ise, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın (93 Harbi) ardından başladı. Rusya ve Osmanlı Devleti arasındaki göç anlaşmasıyla başlayan ve bu anlaşmanın yenilenmesiyle süren göç döneminde, Müslüman Gürcüler Artvin, Acara, Ardahan, Samsthe, Aşağı Guria bölgelerinden Osmanlı topraklarına göç ettiler.
 
 
 
ÇVENEBURİ
 
Göç ettikleri bölgelerin büyük bölümü neredeyse nüfussuz kaldı. Mahaceret veya Muhaciroba  olarak da bilinen bu göç sırasında, bugünkü Kobuleti’den göç edenler kendilerini Çürüksulu (Çuruksulebi), Batum’dan göç edenler Batumlu (Batumeli), Yukarı Acara ve Aşağı Acara sancaklarından göç edenler Acaralı (Acareli), Macaheli’den göç edenler Macahelli (Macahaleli) olarak adlandırdılar. Ancak ortak adlandırma terimi Çveneburi olmuştur. 93 Harbi göçleri giderek azalıp yıllara yayıldı. 1921’de, Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti’nin yıkılıp yerine Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin kurulmasından ve Türkiye ile Gürcistan arasında yeni bir sınırın çizilmesinden sonra ise üçüncü göç dalgası gerçekleşti. Bu son göçte, Yukarı Acara’da Türk dilli Müslüman nüfus da göç etti. Türkiye'deki göçmen Gürcüler kendilerini geldikleri bölgelere göre Acareli (Acaralı), Çürüksulu (bugünkü Kobuleti'den gelenler), Batumeli (Batumlu), Maçaheli (Macahelli) gibi adlarla adlandırırlar.
 
 
 
Özellikle Muhacir Gürcüler, göç ettikleri bölgede kendi aralarındaki bir iç tanımlama olarak Çveneburi (Gürcüce: Bizden, bize özgü) deyimini kullanırlar.gürcistan dan göç etmelerinin en büyük nedeni Müslümanlığı daha iyi yaşayabilmektir. Bir anlamda Müslümanlığı yaşayabilmek için hicret etmişlerdir diyebiliriz. Göç sonrası orman köyleri olarak adlandırılan bölgelerde yasayan halkımız geçimlerini tarım ve hayvancılıkla uğraşarak sağlamışlardır.Nüfusun artması ile ülkemizin ve ilçemizin de hızla büyümesi ve gelişmesinin paralelinde köylülerimizden İnegöl’e yerleşmeye başlanmış ve yoğunluk olarak İnegöl sanayisinde de herkes gibi mobilya sektöründe faaliyet göstermeye başlanmıştır.
 
 
 
 AKRABALIK BAĞLARI KOPMADI
 
Halkımızın çoğu aynı bölgelerden geldikleri için akrabalık bağlarının yoğun olduğu ailelerden oluşmaktadır. İnegöl’ün dağlık bölgelerinde yaşamalarından dolayı o dönemlerde gidip gelme ve ziyaret, ulaşım sorunları olması bayram düğün cenaze vb özel günlerle sınırlı kalmış bu ziyarette 3-5 günlük misafirliklerle dostluk ve akrabalık bağlarının ile göçünde vermiş olduğu etkiyle daha da sıkılaştığı ve bugünkü birbirine olan bağlılığı ortaya koymuştur. Bundan dolayı 70 li yıllarda dernekleşme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Dedelerimiz ve halen hayatta da bulunan değerli büyüklerimizin de girişimleriyle dernek kurma çalışmaları 1975 de başlayıp 77 de resmiyetini kazanmıştır.Derneğimiz o günden itibaren sosyal ve kültürel misyonunu asla kaybetmeden, darbelere rağmen hiç kapanmayarak günümüzde de aynı misyon ve vizyonla çalışmalarına devam etmektedir.
 
 
 
Dedelerimiz bundan 140 yıl önce inançları uğruna hicret edip İnegöl’e sadece üstlerindeki kıyafetle gelip İnegöl’ün dağlık kesimlerine yerleşmişlerdi. Bugün biz bu neslin torunları olarak 140 yıl sonra İnegöl’den dünyaya ihracat yapan gerçek anlamda marka olmuş ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayan ve bünyesinde yüzlerce insana istihdam imkânı sağlayan tesislerle ilçe ekonomimize katma değer sağlamaktayız.
 
 
 
KAFKAS DERNEĞİ NE ZAMAN KURULDU"  
 
İnegöl Kafkas Folklor ve Kültür Derneği 1977 yılında kurulmuştur. İnegöl ve çevresinde yaşayan hemşerileri aynı çatı altında toplayarak bir araya getirerek  manevi değer ve amaçlarını, milli şuur ve beraberlik duygularını, örf, adet, anane, birbirine bağlılık ve saygınlıklarını, birlik ve beraberlik içerisinde dayanışmalarını sağlamak amacı ile kurulmuştur.
 
 
 
DERNEĞİN KATILDIĞI FAALİYETLER
 
Dernek yöneticileri, ilk yıllardan itibaren halk oyunları ekipleri oluşturmak için çalışma yaptılar. Dernek bünyesinde ekipler kurulup geliştikçe, İnegöl ,Bursa ve çevresindeki ilçe ve köylerde yapılan düğün ve şenliklere giderek hem kendilerini tanıttılar hem de aramızdaki bağların kopmasına engel oldular.Folklor ekiplerimiz ilerleyen yıllarda yurtiçinde ve yurt dışında birçok festivale katılıp başarılar kazandılar, yurt içinde katıldığımız bazı etkinlikler; Bursa Uluslarası  Kültür ve Sanat Festivali, Babaeski, İstanbul, Sakarya,  Düzce ve Antalya Uluslarası Kültür ve Sanat Festivalleri ile Mersin  Tekstil ve Moda Fuarı’dır.Ayrıca İnegöl Belediyesinin uzun yıllardan buyana  düzenlediği son dönemde  Uluslar Arası Kültür ve Sanat Festivali olarak adlandırılan organizasyonlarına eksiksiz olarak katılım sağlanmıştır.Derneğimizin katıldıkları yurtdışı Uluslararası Festivalleri ise şöyle sıralayabiliriz:
 
 
1989 – Almanya – Wisloch,
 
1993 – Polonya  - Çeçin,
 
1998 – Gürcüstan – Batum,
 
2000 –  Makedonya- Veles,
 
2005 – Gürcüstan – Tiflis,
 
2006 – Bulgaristan – Siliven.
 
2007-2013 yılları arasında Gürcistan da gerçekleştirilen Uluslar Arası Folklor Festivallerine katılmıştır.
 
 
Derneğimizin İnegöl’de ve Türkiye’de Gürcü halk danslarının  ve folklorunun yaşatılmasında önemli bir role sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Derneğimizde uzun yıllara yayılan istikrarlı bir çalışma yürütülmekte olup bizden önce dernek yönetiminde bulunan ağabeylerimizde de olduğu gibi bizlerde bu çalışmaları büyük bir zevkle, istekle ve bir o kadar da heyecanla yapmaktayız. Bizler şunu iyi biliyoruz ki bu çatı altında yapılan bu tür sosyal faaliyetler geleceğimize yatırım olacaktır. Çünkü bizim bu çatı altında toplanmamızın amacı sadece kalabalık oluşturup kahvehane kültürünü yaşamak değil, yani dernek çatısı bizim için sadece bir toplanma alanı değildir. Bizlerin burada ki en büyük amacı amatör ruhla profesyonelce faaliyet göstermeye çalışan folklor ekibimizdeki 6 yaşındaki yavrumuzu da, tiyatro grubumuzda yer alan yetişkin kardeşlerimizi de hayata hazırlayıp onları zararlı alışkanlıklardan koruyup üretken birer birey olmalarını sağlamaktır. Bu tür sosyal faaliyetlerin insanların gelişimindeki rolünü hepimiz çok iyi biliyoruz.
 
 
 
Yaşadığımız bu topraklar kültür ve sanattan hiç yoksun kalmamıştır. Bir evin giriş kapısındaki kapıda çift kapı tokmağının bulunması nasıl bir ince kültür anlayışıysa, Mimar Sinan’ın yaptığı şaheserlerin günümüzde dahi bir emsalinin yapılamaması da bir o kadar sanatsal bakış açısından kaynaklanmaktadır. İşte bizler derneğimizin faaliyetlerini bu denli önemli olduğunun farkında olup folklor ve tiyatro etkinlikleri haricinde nasıl olurda daha fazla bu etkinlikleri çeşitlendirip daha fazla kardeşimize faydalı oluruzun derdindeyiz.   
 
 
 
KAÇ TANE GÜRCÜ KÖYÜ VAR"
 
İnegöl’de 17 tane Gürcü köyümüz vardır. Bunlar; Hayriye, Muratbey(Dereçat), Hasanpaşa, Mesruriye, Bahçekaya, Sulhiye, Saadet (Pazaralan), Tüfekçikonak, Çiftlik, Bataklı (Çaylıca), Gülbahçe, Hilmiye, Gazelli (Hamidiye), Fevziye, Karakadı, Fındıklı köyleridir. İnegöl merkezde ise Hamidiye, Mahmudiye, Kemalpaşa mahallelerinde yoğun olarak yaşamaktadır.
 
 
 
ÖRF VE ADETLERİNİZ, YEMEKLER
 
Bizim örf ve adetlerimizin ana kaynağı saygı ve sevgiden geçmektedir. 70 yaşındaki bir dedenin kendisinden çok küçük insanlara oturduğu yerden kalkarak karşısındaki insana yapmış olduğu saygı buna en güzel örnektir. Aile içinde gürcüce konuşularak gelecek nesillere ana dilinin unutulmaması sağlanır. Gürcüler, gelenekleri  ve genel karakteristik özellikleri gereği birlikte eğlenmeyi, yemeyi, güzellikleri ve bireysel özelliklerini paylaşmayı severler. Bunları genelde yaşama biçimi olarak da görürler. En bilinen yemeklerimiz pıhali lobia,kerçki lobia,ciriçina ve sinoridir.
 
 
 
DÜĞÜNLER
 
Düğünlerimiz çok kalabalık eğlenceli geçmektedir. Genellikle düğünden bir önceki gece erkek eğlencesi olur.Burada 7 den 70 e herkes bir taraftan  akordeon, doli ve mızıka diğer taraftan kalabalık bir grup tarafından oluşturulan sopalarla tahtaya vurma  eşliğinde kolsama,horomi,tikva tikva ve birçok mahalli oyunlarımızı oynayıp eğlenirler. Düğün sonunda gelin indirme yapılır damadın arkadaşları tarafından gerçekleştirilen gelin indirmede gelin arabası gelinin ineceği eve yakın bir yerde durdurularak ‘horila’ (gelin indirme halayı)çekilir. Damadın arkadaşları damada ve sağdıç a daha önceden hazırladıkları küçük çaplı bir süprizle damat ve sagdıça çeşitli tatlı sert eziyetlerin sonucu gelin eve girer. Günümüzde teknoloji ve sosyal medyanın yardımıyla cemiyetlerimizin, dernek programlarımızın ve cenazelerimizin daha kalabalık olmasını sağlıyoruz.
 
 
 
DERNEKTEKİ FAALİYETLER
 
İnegöl Kafkas folklor ve kültür derneği olarak şu anda yeni döneme kurulu ekibi hiç bozmadan aynı şekilde yeni koreografilerle hazırlanmaya başladık. Bunun yanı sıra yeni dönem kayıtlarıyla ekibimizin sayısı 150 kişiye çıkmıştır. Tiyatro çalışmaları da tüm hızıyla devam etmektedir. Nasipse 2.oyunumuzla alakalı çalışmalar bu ayın ortalarında bitirip ay sonuna doğru sahnelemeyi düşünüyoruz. Gençlere ne kadar sosyal faaliyet alanı açabilirsek onların kötü alışkanlıklara gitmesini o kadar engelleriz. Bu işler çok maliyet gerektiren işler  bizim buradaki amacımız 150 kişiyi çalışma salonunda çalıştırıp eve göndermek değil bizim en büyük hedefimiz buradaki etkinliklere katılan bütün bireylerin güzel ahlaklı topluma örnek teşkil edebilecek birer  birey olmalarını sağlamaktır. Bu anlamda yetiştirdiğimiz bireylerin ileride İnegöl’de örnek insan olarak görülmeleri bizleri ve yaptıkları maddi ve manevi desteklerle derneğimizin kalkınmasında önemli bir yere sahip olan üyelerimizi oldukça memnun edecektir. Folklor ve tiyatro gibi kültürel etkinliklerin dışında daha sosyal manada neler yapabiliriz onları düşünüyoruz.
 
 
 
GENÇ GAZETEYE TEŞEKKÜR
 
Bu röportaj sayesinde kültürümüzü ve dernek faaliyetlerimizi ilçe halkımıza kısa kısa da olsa anlatma fırsatı verdiğiniz için genç gazete ailesine teşekkürlerimi sunarken gençlerimiz ve çocuklarımız için kültür ve sosyal anlamda bizlere katkı sağlayacak olan tüm fikirlere açık olduğumuzu belirtip, katkı sağlayacak herkese kapımızın açık olduğunu buradan iletmek istiyorum. Ayrıca İlçemiz Bir Mobilya Kenti Olduğundan dolayı Pazartesi açılışı gerçekleştirilen 30. MODEF EXPO Fuarının tüm mobilyacı esnafımıza bol kazanç sağlamasını ve buna bağlı olarak da açılan fuarın şehir ekonomimize katkıda bulunmasını diliyorum.
.

  Sıradaki Haber: Makineye bağlı bir hayat
Bu habere yorum yapın
Bu yorumu onaylıyor musun?
Tüm Yorumları Göster (0)