ERTUĞRUL VİLAYETİ YILLARI İNEGÖL (1885-1923)

Abone Ol

1885-1923 Yılları İnegöl Belediye Başkanları ve Görev Süreleri

1-Sadıkzade Süleyman Ağa (1883-1888 /1899-1901)

2-Hacı Veli Ağazade Ahmet Efendi (1888-1899)

3-Kadıyoran Osman Ağa (1900-1901)

4-Sofyalı Osman Bey (1901-1908 / 1917-1920)

5-Bezzaz Yusuf Efendi (1908-1909)

6-Debbağ Hacı Mehmed Efendi (1909)

7-Hocazade Hüseyin Efendi (1909-1910)

8-Pazarcıklı İbrahim Efendi (1910-1911)

9-Demircizade Ali Rıza Efendi (1912-1914)

10-Hilmi Bey (1914-1916)

11-Bosnalı Ahmet Bey (1916-1917)

12-Laz İsmail Efendi (1920-1922)

13-Hacı Emin Efendi (1922-1924)97

1903-1907 YILLARI İNEGÖL BELEDİYE MECLİSİ

Osman Bey (Başkan), Süleyman Sırrı Efendi, Şerif Ağa, Ali Efendi, Mehmet Efendi, Muharrem Ağa’dır. 1970’li yıllara kadar faaliyetini sürdüren ilçe devlet hastanesini de bu heyet yapmıştır.

1907 TARİHLİ VİLAYET SALNÂMESİ’NDE İNEGÖL BELEDİYE İDARESİ

Osman Bey (Başkan), Hafız Ali Efendi, Şerif Ağa, Cafer Ağa, Yusuf Efendi, Osman Ağa, Kâtip Süleyman Efendi olarak gözükmektedir.

“25 Ağustos 1885’te Bilecik, Söğüt, İnegöl ve Yenişehir kazalarının Bursa Sancağı’ndan ayrılması ve Bilecik merkez olmak üzere ‘Ertuğrul’ adıyla üçüncü sınıf bir mutasarrıflık teşkil edilmesi padişaha arz edildi.

30 Ağustos 1885 tarihli iradeyle Osmanlı Devletinin kurulduğu yer olması ve Ertuğrul Gazi’nin burada medfun bulunması nedeniyle Bilecik’in mutasarrıflığa dönüştürülmesi ve Ertuğrul Gazi’nin adının verilmesi uygun görüldü. Ertuğrul Sancağı’nın teşkili bizzat II. Abdülhamid’in emriyle gerçekleşti.”98

“1885 yılında yapılan değişiklikle birlikte Hüdavendigâr Vilayeti’ne bağlı olmak üzere Bilecik, Söğüt, İnegöl ve Yenişehir kazalarını içine alan Ertuğrul Sancağı teşkil edildi. Sancağın merkezi Bilecik Kazasıydı. Küplü, Lefke, Gölpazarı, Pazarcık ve Yarhisar Nahiyeleri Bilecik’e, Bozüyük, İnönü, Mihalgazi Nahiyeleri Söğüt’e, Yenice ile Domaniç Nahiyeleri İnegöl’e ve İznik Nahiyesi Yenişehir kazasına bağlandı.”99

“İleriki yıllarda İnegöl halkı bu durumdan rahatsız olduklarını dile getirdiler. Nitekim İnegöllüler, Bursa-İnegöl arasında her gün ulaşım aracı olmasına rağmen İnegöl-Bilecik arasında vasıtanın çok az olması, Bilecik’e giden ulaşım araçlarının ücretlerinin çok yüksek olmasından ötürü İnegöl’ün eskiden olduğu gibi merkez vilayete bağlanmasını istediler.

İnegöl’ün, Ertuğrul Sancağı’ndan ayrılarak merkez vilayete bağlanması vilayet meclisince kabul edilmiş olsa da, İnegöl’ün Bursa’ya bağlanmasının livanın lağvına sebebiyet vereceği gerekçesiyle bu kabul edilmedi.“100

“1886 yılında Ertuğrul Sancağı Kazalarının Nüfus Dağılımı: Bilecik 51.315 % 34, Söğüt 38.124 % 28, İnegöl 33.731 % 23, Yenişehir 25.914 %17’dir. Bu bilgilere göre Ertuğrul Sancağı’nın toplam nüfusu 149.088’dir.”101

“1914 Yılında Ertuğrul Sancağı Kazalarının Nüfus Dağılımı: Bilecik 77.873 % 33, Söğüt 65.183 % 28, İnegöl 63.704 % 28 Yenişehir 29.751 % 13’tür.”102

“Ulaşıma gelince 1892-1893 yılları “Bursa-Kütahya arasındaki yol İnegöl-Domaniç-Tavşanlı üzerinden sağlanıyordu. Eskişehir üzerinden Konya’ya da ulaşılabiliyordu. Bursa’nın Eskişehir ve Kütahya-Afyon’a ulaşması İnegöl üzerinden oluyordu.

Ahmet Vefik Paşa, Hüdavendigâr Eyaleti bölge yollarını modernleştirdi. Taşra yolları sadece atlar ve yayalar için uygundu. Bu çalışmada İnegöl-Bursa 45 km, İnegöl-Yenişehir 26 Km ve İnegöl-Domaniç yolunun da önemli bir kısmı yenilenmiş oldu. Yol genişlikleri 7 metreden 9 metreye çıkarıldı. Yol üzerindeki bütün köprüler onarıldı.”103

“1902-1903 tarihinde vilâyet sıhhiye müfettişliği raporuyla İnegöl kasabasındaki suların demir boru içine alınması kararlaştırılmıştı. Konu belediye meclisinde görüşülmüş ve açıkta ve bazı köyler civarında akan suların çeşitli sebeplerle bozulup özellikle yaz döneminde bazı hastalıklara yol açtığı belirtilmiş ve bunun önüne geçmek için gerekli kaynağın temini kararlaştırılmıştı.”104

Sağlıkta yaşanan sorunlar önemliydi; “İnegöl’de pirinç ziraati de yapılmaktaydı. Kazada bazı yerler bu iş için elverişliydi. Bununla beraber özellikle muhacirlerin iskânıyla nüfusun yoğunlaşması, suyun ancak halkın mısır, bostan ve benzeri mahsullerini sulamaya yetecek seviyede bulunması ve nihayetinde dört tarafı dağlık ve ormanlık olan İnegöl’de pirinç ziraatının

bataklıklara yol açıp yazın humma ve sıtma gibi bazı hastalıklara davetiye çıkarması nedeniyle, 1888-1889 yılından itibaren pirinç ekiminin sonlandırılması uygun görülmüştü.”105

“20. yüzyıl başlarında İnegöl ve çevresinde baş gösteren frengi hastalığını önlemek için seyyar frengi tabibi Ömer Nuri Efendi görevlendirildi (1902). Hastaların tedavisi için gerekli evraklar İnegöl Eczanesi’nden alınarak hastalara ücretsiz ulaştırıldı. Bu dönemde ücretsiz ilaç verilen ve isimleri deftere kayıt edilen hasta sayısı 1.393’ü bulmuştu. İnegöl köylerindeki frengi hastalığının köylerin ahalilerini tıraş eden berberlerin usturalarından yayıldığı anlaşıldı.”106

“15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgali İnegöllüleri derinden üzmüş, işgale karşı meydana gelen tepkiler tüm Anadolu’da olduğu gibi İnegöl’de de dile getirilmiştir. Nitekim İzmir’in işgalinden bir gün sonra 16 Mayıs 1919 Cuma günü İnegöl’den İzmir’in işgalini protesto etmek için yaklaşık beş bin kişinin katıldığı bir miting gerçekleştirilmiştir.”107

“Milli mücadele yıllarının büyük bölümünü işgal altında geçiren İnegöl, 27 Ekim 1920, 06 Ocak 1921, 23 Mart 1921 ve 10 Temmuz 1921 olmak üzere toplam 4 defa işgale maruz kalmıştır. Bu süre zarfında İnegöl Yunan kuvvetleri tarafından defaatle tahribata uğramış, özellikle I. ve II. İnönü Muharebeleri sırasında Yunan birliklerinin taarruz ve geri çekilişlerinde

kazada büyük tahribat gerçekleşmiştir.”108

Kurtuluş Savaşı günlerinin belediye başkanları; Sofyalı Osman Bey (1917-17 Eylül 1920), Laz İsmail Efendi (17 Eylül 1920-20 Temmuz 1922), Hacı Emin Efendi (1922-1924)sıkıntılı günlerde görev yaptılar. Yunanlılarca esir alınan Laz İsmail Efendi’nin 22 Kasım 1922 tarihine kadar Yunanistan’da tutulduğunu biliyoruz.

“Türk Ordusunun 26 Ağustos 1922 tarihinde başlattığı taarruz hareketiyle Yunan birlikleri Anadolu’yu terk edince İnegöl’de 6 Eylül 1922 tarihinde Yunan işgal ve mezaliminden ve yerli Rum ile Ermeni çetelerinden kurtulmuştur. İnegöl’ün kurtuluşu sonrası ise bölgedeki Yunan

tahribatı daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır.”109

TURHAN ŞAHİN'İN "İNEGÖL BELEDİYELİ YILLAR" isimli eserinden düzenlenip yayına hazırlanmıştır.

Kaynak: gencgazete.net

DİPNOTLAR:

97 Aktaş, a.g.m.,s.14.

98 Halim Demiryürek, II. Meşrutiyet Döneminde Bilecik, (Doktora Tezi), Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2011, s.13.

99 Demiryürek, a.g.t., s.116.

100 Demiryürek, a.g.t., ss.39-40.

101 Demiryürek, a.g.t., s.118.

102 Polat, a.g.t., s.64.

103 Emrah Çetin, “Tanzimat’tan II. Meşrutiyet’e Hüdâvendigâr Vilayetinde Karayolu Yapım Çalışmaları”, Turkish Studies, C.8, S.7, 2013, s.74.

104 Ahmet Uzun, Mustafa Yıldıran, “ XIX. Yüzyıl İnegöl’ünde Sosyo-Ekonomik Yapının Temel Karakteristikleri”,

Uluslararası İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu, C.1, İstanbul, 2017, s.123.

105 Uzun, Yıldıran, a.g.m., s.123.

106 Demiryürek, a.g.m., s.162.

107 Taner Bilgin, Ümit Yetik, “II. İnönü Muharebesi Sırasında İnegöl ve Çevresinde Yaşanan Yunan Tahribatı”,

Tarih Okulu Dergisi, S.37,2018, s.640.

108 Bilgin,Yetik, a.g.m., s.640.

109 Bilgin,Yetik, a.g.m., s.640.