EĞİTİM SÜRECİNDE OKUL SEÇİMİ

Abone Ol

Okul, çağdaş yaşamın çocuklarımız için öngördüğü en önemli kurumlardan biridir. Her anne baba, çocuğuna yapacağı eğitim yatırımının bir aşamasında mutlaka okul seçimi süreciyle karşı karşıya kalır.
Her yıl binlerce aile; okul çağına başlayan ya da çeşitli nedenlerle okul değiştirmek zorunda kalan çocukları için yeni bir okul arayışına girer. Bu süreç çoğu zaman bilgi eksikliğinden kaynaklanan kaygı ve stresle birlikte yaşanır.
Hemen hemen bütün anne babaların ortak isteği, çocuklarını iyi bir okulda okutabilmektir. Bu son derece doğal bir beklentidir. Ancak burada önemli bir soru ortaya çıkar:
İyi okul nedir?
Aslında iyi okul kavramı sanıldığı kadar basit değildir. Eğitimde kalite; yalnızca sınav başarılarıyla, fiziki imkânlarla ya da okulun popülerliğiyle açıklanabilecek bir konu değildir.
Ne var ki birçok aile, okul tercihlerini çoğu zaman yakın çevresinden aldığı sınırlı bilgilerle yapmaktadır. Oysa eğitim ve okul yönetimi başlı başına uzmanlık gerektiren alanlardır. Bu nedenle anne babaların okul seçimi sürecinde eğitimcilerin ve uzmanların görüşlerinden yararlanmaları son derece önemlidir.
Çocuğunuza uygun bir okul seçerken iki temel noktayı göz önünde bulundurmak gerekir.
Birincisi, okulun ailenizin maddi ve manevi koşullarına uygun olmasıdır.
İkincisi ise çocuğunuzun bireysel özellikleri, ilgi alanları, yetenekleri ve beklentileridir.
Bu iki noktayı dikkate almadan yapılan tercihler, çoğu zaman okul değişikliğiyle sonuçlanmaktadır. Eğitim hayatım boyunca öğretim yılının ortasında okul değiştirmek zorunda kalan birçok öğrenci ve aileyle karşılaştım.
Peki okul seçimine kim karar vermelidir?
Anne mi? Baba mı?
Aslında doğru cevap şudur:
Hem anne hem baba birlikte karar vermelidir.
Daha da önemlisi, kendisi için okul seçilen çocuk da bu sürecin aktif bir parçası olmalıdır. Çünkü okulda yaşayacak olan kişi çocuğun kendisidir.
Okul seçmeden önce ailelerin şu soruyu kendilerine sorması gerekir:
“Bu okuldan beklentimiz nedir?”
Bu soruya vereceğimiz cevaplar tercih sürecimizi kolaylaştıracaktır.
Çünkü okulun temel görevi yalnızca akademik başarı sağlamak değildir.
Okul aynı zamanda iyi insan, iyi vatandaş ve üretken bireyler yetiştirme sorumluluğu taşır.
Bu nedenle seçtiğimiz okulun çocuklarımıza;
* Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmasını,
* Sorumluluk duygusunu geliştirmesini,
* Doğaya ve çevreye saygı öğretmesini,
* Türkçeyi doğru ve etkili kullanma becerisi kazandırmasını,
* Öğrenme merakını canlı tutmasını,
* Düşünmeyi ve doğru karar vermeyi öğretmesini,
* İş birliği ve birlikte yaşama kültürünü geliştirmesini,
* Sanata ve estetik değerlere ilgi uyandırmasını,
* Demokrasi, insan hakları ve hukuk bilincini kazandırmasını,
* Bilim ve teknolojinin önemini kavratmasını,
* ⁠Vatan sevgisini ve vatana hizmet duygusunu geliştirmesini,
* ⁠Şerefli bir tarihe sahip büyük Türk Milletinin evladı olmanın gururunu hissettirmesini,
* Çalışmanın, üretmenin ve paylaşmanın değerini öğretmesini bekleriz.
Bunlar yalnızca bir okulun değil, Türk eğitim sisteminin bütün okullara yüklediği ortak görevlerdir.
Asıl mesele ise şudur:
Seçtiğimiz okul bu görevleri ne ölçüde yerine getirebilmektedir?
Bir okulun gerçek başarısı; yalnızca sınavlarda elde ettiği puanlarla değil, hayata hazırladığı öğrencilerin niteliğiyle ölçülmelidir.
Çünkü iyi okul sadece sınava öğrenci hazırlayan okul değildir.
İyi okul, yalnızca sınav başarısı üreten değil; iyi insan yetiştirebilen okuldur.
Unutmayalım ki okul seçmek, yalnızca bir bina seçmek değildir; çocuğumuzun geleceğine yön verecek bir eğitim ortamını ve bunları gerçekleştirme yeterliliği olanı seçmektir.
İyi haftalar, sağlıklı günler diliyorum.