Değişim her zaman doğru sonuçları vermez. Değişimin yönetilmesi gerekir. Planlanmayan ve yönetilmeyen değişim;klasik Türk usulü işletmeleri ,Midyat'a pirince giderken evde ki bulgurdan eder.
Değişim esasta bir vizyonun eseridir.Vizyonu da biraz anlaşılır kılar isek ; vizyon ,gelecekte olabilecekleri öngörerek bugün yapılacakları gelecekte olacaklara uyarlayayarak yapmaktır .
Yaşanan zaman diliminde değişim algısı, başkasının yaptıklarını işletmesine araklama olarak algılanmaktadır.Yani süreli olarak başkasına ait değerler üzerinden işletmelerine menfaat sağlanmaktadır.Tabii ki böyle köksüz işlemler işletmeleri düşük kara mahkum etmekte ve işletmelerin ömrünü kısaltmaktadır .
Zamanın ruhunu okumadan değişim yapılamaz.Bunun için önce bizim bir ruhumuz olmalı ki zamanın ruhunu okuyabilelim.
Evet, değişim öncelikli olarak bir yönetim kültürünü zorunlu kılar.Buna bağlı olarak organizasyon , planlama ve denetim de değişimin esaslı unsurlarıdır.
Öncelikli olarak şunu söylemeliyim ki kendisini yenilemeyen ve geliştirmeyen kişilerin işletmelerinin karlılıkları ile beraber yaşam süresinde de problem vardır.Yani işletmeler uzun ömürlü olmaz.
Öncelikli olarak bir değişim yönetimi planı oluşturmalıyız.Sonra oluşturduğumuz planı uygulamalıyız.Sonrada planlanan değişimi ve uygulamarını denetlemeliyiz.
Değişim süreci başlatılmadan önce öncelikli olarak değişimin gerekliliği ortaya konmalıdır.
Ortaya konan bu gerekliligin organizasyonda ki bütün insanlar tarafından kabul görmeli ve üst yönetim tarafından da kararlılık ortaya konmalıdır.
Yönetim ,değişimin neden gerekli olduğuna öncelikli olarak net olarak ortaya koymalıdır.Yani değişim olduğunda elde edeceklerimizi rakamlarla açıklamalı, ya da değişim olmadığında neleri kaybedeceklerinide rakamlarla izah etmelidir.
DEĞİŞİM İNSANLA OLUR. İNSAN FAKTÖRÜNÜN İŞLETMELERDE Kİ ÖNEMİ ÜZERİNE YAZILACAK YAZIDA BULUŞMAK DİLEĞİYLE...İYİ DEĞİŞİMLER VE GELİŞMELER.
.