Bugünkü duygu ve düşüncelerimi sizinle paylaşmadan evvel "gecikmiş bir teşekkürü "yazmak isterim. Yeni yayın döneminde yeni yazar kadrosu, şevkli ,dinamik ,heyecanlı ekibi ile ,İnegöl'ümüzün haber yüzü "Genç Gazetesi" bize de hem gönüllerinde hem de köşelerinde yer ayırdığı için Ömer Bey ve Ayhan Hocam'ın şahsında tüm ekibine gecikmeli de olsa teşekkürü bir borç bilirim
Genelde günümüz insanın konuştuğu mevzular bellidir. Ekonomi,ticaret,sanat,spor ve siyaset ...
SİYASET...............................................................
Bu kavramlarda bu mevzularda ahkam keser,gereksiz tartışmaya girer,tüm günümüz ve tüm benliğimiz hercü-merc olabilir.Özelliklesiyaset konusunda konuşmak ,yorum yapmak hem çok cazip hem kolay,hem de nefsimizin çok hoşuna gider.İşte ben de bugünkü yazımda kolay,cazip ve güncel olan siyaset konusunda biraz ahkam keseyim, istiyorum. Bunları yazarken şimdiden yanlış anlamalara,eleştirilere,hazırım,çünkü siyaset kavramının özünde "bir eleştiri bir,muhalefet ve bir önyargı "var. Masum yazılan siyasi bir yazı ve siyasi bir tespit bile "tenkit ve tarafgirlik"kavramlarını beraberinde getiriyor.
Güncelliğini gün be gün artıran siyaset ve seçimler ; hayatımızın merkezinde olmaya devam ediyor,etmeye de devam edecek.Kim aday olacak?Kim kazanacak ?Kim kime oy verecek?gibi sorular uzun bir süre gündemimizden düşmeyecek.Gazeteciler için gündemdir,Ajanslar ve matbaalar için işlerin yoğun dönemleridir,otobüs ve minibüsler için ekstra gelirdir,Adaylar için;seçimlere kadar her gün yeni bir umut,yeni bir heyecandır.Görüldüğü üzre herkes için seçimler ve siyaset ayrı bir mana taşıyor.
Siyasetin ne idüğünü , niçini nedenini, tarihini ,nasılını,kişilerini tartışacak değilim.,Öğrenmek ve tartışmak istediğim birkaç hususu paylaşmak istiyorum;
Ülkemiz siyasetinde genelde İnsanımızın ve siyasilerimizin siyasi olarak zihni kemalata sahip olamayışımızı üzülerek görüyorum. Siyasi düşüncemizi olgunlaştırmalı,seviyesini ayarlamalı,sabırlı ve hoşgörülü olmalı,fanatikçe ve egoistçe yaklaşım sergilenmemelidir diye düşünüyorum.
Seçilen başkanın veya partinin yaptığı icraatlarını beğenmemek,muhalif olmak siyasetin gereği ve siyasetin vazgeçilmez olgusudur.Elbette tenkit edelim,elbette eleştirelim ancak bunların dozajını ve üslubunu konuşalım.Nasıl bir üslup?
Mesela Niye herşeye muhalif ve niye her şeyi sorgusuz kabul ederiz?.S orusuna cevap bulalım. Tarafgirlik haktan olursa güzeldir ,ama kuru kuruya bir tarafgirlik ,fanatiklik her zaman zarardır.
Mesela ülkemiz hayrına ,şehrimiz menfaatine yapılacak bir icraat olduğu zaman niye tek ses olamıyoruz?Niye desteklemiyoruz.?
Veya istikbalimiz adına ,insanlık adına tüm siyasilerin ve idarecilerin dayanışmasıyla ortak projeler,ortak faaliyetler niçin yapamıyoruz.?Nefsimizi,benliğimizi,tüzüğümüzü ve siyasi görüşümüzü bir kenara bırakıp doğruya ,güzele ,hayra doğru olan icraatlara "evet kimden ve nereden gelirse gelsin ben destekliyorum "niye diyemiyoruz.Çok mu zor Sırf muhalefet etmek için muhalefet yapıyoruz.Bana göre Her ne kadar batının hayat felsefesini ,yaşam kültürünü beğenmesekte siyasi konuda ve siyasi yaklaşımlarda bizden fersah fersah üstün gözüküyorlar.
Ülkesi ve halkın menfaati için cesurca, rakibi olan adaylarla,partilerle bir araya gelebiliyor,tartışabiliyorlar.Onlar için siyaset ve seçimler rutin bir süreç,sıradan bir olay. Peki Ülkemizde seçim zamanı siyasilerin ve insanımızın nasıl bir ahval içerisinde olduğunu hepinizin nazarına sunuyorum.
Ayrıca siyaset kurumu biz de ila-nihaye devam edecek gibi algılanıyor."Efendim halka hizmet etmek için adayım" .deniliyor.
"Halka Hizmet etmek sadece siyasetle"olmuyor ki.Sivil hayatta da nice yollar var halka hizmet için. Batıda siyasetçi siyaset kurumunu çok sıradan bir görev ve geçici bir memur olarak algılıyor. Çoğu siyasetçi görevini bitirir bitirmez sıradan,rutin hayatına devam ediyor. halka hizmet etmek istiyorsa ya bir sivil toplum kuruluşu ya bir vakıf ya da bir dernek çatısında değişik vesilelerle hizmet ediyorlar.Veyahut emekli olup , köşelerine çekilip ömür sermayesinin dolmasını bekliyorlar.Mesela bir zamanlar Dünya siyasetinde söz sahibi olan Helmut Koln,Clinton,Gorbaçow,Miterand gibi isimler neredeler ve ne yapıyorlar?Doğrusu merak ediyorum.
Sizce ülkemizde durum böyle oluyor mu ?veya siyaset sahnesinde perde nasıl kapanıyor?
Hepimizin toplumsal ve siyasi bir hayalimiz değil midir?Tüm siyasi partiler güzel ve hayırlı projeler de halkımızın ve ülkemizin huzuru için ittifak etseler , ..Niyetimiz tek ve niyetimiz hayır olsa,inşeallah akıbetimiz de hayır olmaz mı?Allah aşkına çok mu zor ülkemiz için ortak akıl,ortak düşünce ve proje üretmek...Tüm tüzüğümüzü ve siyasi kimliğimizi bir kenara bırakıp "Hak ve Hakikati" konuşamaz mıyız?. Siyasi olarakta zihni kemale eremez miyiz.?
Güzel ve Hayır kimden gelirse gelsin,destekleyip ,kabul edemez miyiz?Veya Çirkin ve Şer kimden gelirse gelsin ret edemez miyiz?Çok mu uzak ve çok mu zor?...
Özetle siyasi seviyemizi ,siyasi tavrımızı,siyasi yaklaşımlarımızı sorgulamamız , siyaset algısını yeniden oluşturmamız gerektiğini,siyasetimizi anlamlı ve ulvi kılmamız,niyetimizi ,yöntemimizi ve akibetimizi düşünmemiz gerektiğini ifade ediyorum
Bu vesile ile partilerin tüm adaylarına başarılar dilerken,ateşten gömlek giymek olan bu vazifeye layık olmalarını temenni ediyorum.
.