Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bir gün hutbe irad etmek üzere minbere çıkarken yüksek sesle “amin” dedi. Bir adım daha çıktı yine “amin” dedi. Sonra bir adım daha çıktı yine “amin” dedi.
Sahabe efendilerimiz ey Allah’ın Rasulü hutbeye çıkarken her adımınızda “amin” dediniz bunun hikmeti nedir?
Efendimiz (s.a.s) Cebrail (a.s) geldi ben hutbeye çıkarken üç dua etti bende onlara “amin” dedim.
Birinci duası şöyleydi; Anne ve babasına veya onlardan birine ulaşmış ancak hayır dualarını alıp cenneti kazanamayan evlada yazıklar olsun, burnu yerde sürtünsün dedi. Bende bu duaya “amin” dedim. (Müslim, Birr 9, 10)
Bu hadis-i şerifte ümmete büyük bir müjde ve aynı zamanda dehşetli bir ikaz vardır. Müjde Allahu Teala’yı razı edip cenneti kazanmak anne ve babaya hürmetten onları razı etmekten geçiyor. Cennetimizin biletini bizi canından çok seven anne ve babamızın eline veren Rabbimize ne kadar şükretsek azdır.
Bu vesileyle Rabbimizin rahmetine sığınıp kısacık dünya hayatında sonsuz ahiretimiz kazanmak adına ahir ömürlerinde anne ve babamızın gönlünü hoş tutup razı etmek için azami gayret gösterirsek bizlerde bu müjdeye nail oluruz.
Ancak sabırsız, hoşgörüsüz, merhametsiz davranıp Cenab-ı Allah’ın “öf” bile demeyin (İsrâ Suresi- 23. ayet) buyurduğu varlık vesilemiz ,velinimetimiz olan baş tacı yapmamız gereken anne ve babamızı razı edemezsek, cenneti ayaklarının altına serdiği (Müslim, Birr 9, 10)
annelerimizin elini ayağını öpüp hellaliğini alamazsak, “hiçbir evlat babasının hakkını ödeyemez” (Müslim, İtk 25-Tirmizî, Birr 8) buyuran efendimizin bu sözüne rağmen babamızın hayır duasını alamazssak Allah korusun Peygamberimizin (s.a.s) yazıklar olsun dediği burnu yere sürütnsün dediği bedbahtlardan oluruz.
Rasulu Ekrem (s.a.s) efendimiz Allah’a şirk koşmaktan sonra, anne ve babaya itaatsizlik etmeyi günahların en büyüğü olarak tarif etmiştir. Allah ve Rasulü'nden sonra itaat edilmeye en layık kimseleri anne ve babalarımız olarak bildirmiş ve bize öğretmiştir.
Büyüklerimiz “ana gibi yar/dost olmaz”, “ağlarsa anam ağlar gayrısı yalan ağlar” demişlerdir. Bu hakikatler ışığında bize düşen Allah’ı razı etmenin onları razı etmekten geçtiğini iyice anlamak ve bir Müslümana yakışır şekilde anne babamıza tazim ve hürmette kusur etmemektir.
Ana başa tac imiş / Her derde ilaç imiş
Bir evlat pir olsada / Anaya muhtaç imiş.
Selam ve Dua ile ..