ALLAH'IN RESÛLÜNDE SİZİN İÇİN GÜZEL ÖRNEKLER VARDIR

Abone Ol

"Çok çalışıyorum, her şeyi deniyorum ama yaptığım çalışmalar sonuç vermiyor" diye mi üzülüyorsun? Hz. Yunus Peygamber incinir; en az 200 yıl tebliğ etti, insanlardan çok azı iman etti ve o da balığın karnına düşmekle imtihan oldu.

"Hastalıktan kurtulamıyorum, bu dertler neden hep beni buluyor?" diye mi düşünüyorsun? Hz. Eyüp Peygamber incinir; sekiz yıl boyunca vücudunu saran hastalıkla tek başına mücadele etti.

"Eşimle anlaşamıyorum, sürekli problem yaşıyoruz, hiç arzu ettiğim bir evlilik hayatım yok" mu diyorsun? Hz. Nuh ve Hz. Lut peygamberler incinir; Hz. Nuh’un eşi gemiye binmedi, Hz. Lut’un eşi ise hak yolundan çıkanlarla beraber hareket etti.

"Evlatlarımla sorunlarım var, onları istediğim gibi yetiştiremiyorum veya onlarla yeterince iletişim kuramıyorum" diye mi üzülüyorsun? Hz. Adem, Hz. Nuh ve Hz. Yakup peygamberler incinir. Zira Hz. Adem’in çocukları birbirini öldürdü, Hz. Nuh’un oğlu gemiye binmedi, Hz. Yakup’un çocukları ise en çok sevdiği oğlunu kuyuya attı.

"Evladımla çok ağır bir imtihan yaşıyorum" diyorsan Hz. İbrahim Peygamber incinir; o, oğlu Hz. İsmail’i kurban etmekle emrolundu.

"İnancımı yaşamaya çalışırken zorluklarla karşılaşıyorum" diye mi düşünüyorsun? Hz. Salih, Hz. Hud ve Hz. Şuayb peygamberler incinir; onlar kavimleri tarafından ölümle tehdit edildiler.

Allah’ın emirlerini anlatırken "Can güvenliğim yok" diye mi endişe ediyorsun? Hz. İbrahim Peygamber incinir; Nemrut tarafından mancınıkla ateşe atıldı ama bir an bile geri adım atmadı.

"Dostlarım beni terk etti, yalnız bıraktı" diye mi üzülüyorsun? Hz. Musa Peygamber incinir; "Hadi savaşalım" deyince, "Sen git Rabbinle savaş" denilerek yalnız bırakıldı.

"Davanı savunurken öldürülmekten mi korkuyorsun?" Hz. Zekeriya ve Hz. Yahya peygamberler incinir; onlar kavimleri tarafından şehit edildiler.

"Bana büyük iftira atıyorlar" diyorsan Hz. Yusuf Peygamber incinir; iftiraya maruz kaldı ve suçsuzluğu anlaşıldığı halde zindana atıldı.

"En sevdiklerim benden önce öldü, yurdumdan sürgün edildim" diye mi düşünüyorsun? Hz. Muhammed (s.a.v.) incinir; bir evladı hariç altı çocuğu, anne-babası ve en sevdiği eşi o hayattayken vefat etti, doğup büyüdüğü yerden hicret etmek zorunda kaldı.

Şimdi yaşadığımız sıkıntıları yeniden değerlendirmemiz gerekmiyor mu? "İnsanlar, hiç imtihana tabi tutulmadan, sadece 'İnandık' demekle bırakılıvereceklerini mi sandılar?" ayetini tefekkür etsek ve yaşadığımız her şeye "Elhamdülillah" desek yeri değil mi?

Evet, o zaman hep beraber diyelim ki:

"Ben geldim Rabbim.

Koştum da geldim.

Yandım, uyandım da geldim.

Hatalarımı sırtıma, acılarımı gözlerime yükledim de geldim.

Sığınılacak başka limanın olmadığını okyanuslar aşarak anlamış bir gemi gibi geldim.

İhtiyacım olan huzuru Sende bulacağımı öğrendim de geldim.

Şefkatinle yaralarımı, rahmetinle sol yanımı sar diye geldim.

Kul olmaya, kül olmaya geldim.

Kabul et yine, kabul et yeniden.

Ben geldim Rabbim; silme beni Cennetinden, kovma beni rahmetinden..." (Alıntı)

ABDÜLVASİH DURAN