|
|
|
|
|
5 Eylül 2010 Pazar
Çok Okunanlar
Yorumlar







Bize Ulaþýn
Namaz Vakitleri
Mail List
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hayalim Saç Teline Ýstanbul’u Çizmek
21.04.2010 / 23:52:47
Ýstanbul Ýnegöl Dayanýþma Derneði, geçtiðimiz aylarda Kent Müzesinde ‘Mühr-ü Ýstanbul’ sergisi açan Ýnegöllü minyatür sanatçýsý Hasan Kale’yi Ýstanbul’daki Ýnegöllüler ile buluþturdu. Kale en büyük hayalinin saç teline Ýstanbul panoramasý çizmek olduðunu belirterek “Ýþte o zaman doðduðum yere, ülkeme, insanýma, kültürüme, Ýstanbul'umuza hizmet etmiþ sayacaðým kendimi.” þeklinde konuþtu.
Hasan Kale Ýnegöllülerin yakýn zamanda tanýdýðý bir isim. Bir ressam... Yapýtlarý, onu diðerlerinden ayýrýyor. Makrodan mikroya çalýþabilen tek ressam... Her ressam gibi devasa ebatlarda resimler de yapabiliyor... Toplu iðne baþýna da... O'nu diðerlerinden farklý kýlan da bu özelliði... Sanatýnýn ölümsüzlüðünü, yeteneðinin sýnýrsýzlýðýný sadece tuvallerde deðil; yusufçuk'un, arý'nýn, karasineðin; hatta minik bir serçenin kanatlarýnda bile kullanabiliyor. Sadece bu kadar mý? Bir eriþte, bir fyonk, bir spagetti makarna onun fýrçasý altýnda herkesi hayrete düþüren bir sanat eserine dönüþüyor. Bizlerin kilo ile tükettiði kuru fasulye, mercimek veya bir pirinç tanesi, sanatçýmýz için bir tuval... Bir kibrit çöpü, bir vida baþý, bir çivi baþý hatta bir toplu iðne baþý bile... Þubat ayýnda Kent Müzesinde Mühr-ü Ýstanbul sergisini açan Kale, hafta sonu Ýstanbul’da yaþayan Ýnegöllülerle buluþtu. Nisan ayýnda Ýnegöllü yönetmenler Ezel Akay ve Tamer Ýpek'i konuk eden Ýnegöl Dayanýþma Derneði’nin organize ettiði kahvaltýlý buluþmada Hasan Kale masa masa dolaþarak tüm hemþerileriyle tek tek sohbet etti. Dernek Baþkaný Haluk Özsaraç’ýn derneðin faaliyetlerini anlatmasýnýn ardýndan minyatür sanatçýsý Hasan Kale hayatýnýn Ýnegöl'deki kesitini anlattý. Kale “Anadolu'daki birçok genç gibi, az kalsýn bir kaportacý çýraðý olmaktan kurtuldum diyebilirim. Kayýp bir dönem olan 70'li yýllarýn zorluklarýný yaþadým. Fakat içimdeki sese kulak verdim. Ýlkokuldan beri resim ve çizgilere baðlýyým. Askerliðimi yaptýktan sonra Ýstanbul’a yerleþtim. Ýstanbul'da yaþam kavgasýný sürdürürken 80'li yýllarda bir ajanstan, "bir kibrit kutusuna 20 kiþi çizebilir misin?" diye bir teklif aldým. Bu kibrit kutusu, içimdeki gerçeði çýkardý. Bu ayný zamanda bu günlere açýlan bir yol oldu benim için.”ifadelerini kullandý. SÝNEK KANADINA RESÝM YAPTIM DÝYORUM ÝNSANLAR ÞAÞIRIYOR Bu çalýþmanýn ardýndan tekliflerin ardý arkasýnýn kesilmediðini aktaran Hasan Kale “Ýlk yýl, ülkemiz yetmezmiþ gibi Ýsveç Krallýðý, Fransa vb ülkelere yapýlan iþlere imza atmaya baþladýk. Ýkinci yýl, baþta Kültür Bakanlýðý olmak üzere, Sadberk Haným Müzesi gibi, bir çok kültür mekaný ve sanat galerisinde eserlerim yer almaya baþladý.”þeklinde konuþtu. “Bir þeyler ortaya koyuyorum” diyen Hasan Kale “Ýnsanlar hayranlýkla izliyor. Bir taraftan normal ölçülerde resim yapýyorum. Diðer taraftan ise, ünlü firmalar ve kiþilere taký ve benzeri tasarýmlar yapýyorum. Birçok önemli kiþide imzam olan kol düðmelerim, rozetlerim var. Bu kiþiler arasýnda cumhurbaþkanlarý, krallar bile var. Birçok ünlünün göðsünde, boynunda, kulaðýnda, parmaðýnda imzam olan mücevherler var. Diðer bir taraftan da benim için bambaþka bir tarz olan küçük objelere uyguladýðým, yüreðimi koyduðum yapýtlar var. Fasulyenin, mercimeðin üzerine; sineðin kanadýna resim yaptým diyorum. Ýnsanlar þaþýrýyor. Cebimden çýkarýp gösteriyorum. Bir gece saat 03.00'de uyanýyorum. Kendime: Hasan sen bu resimleri ne kadar daha küçük objelere yapabilirsin diye soruyorum. Belki biraz abartý ama. Bu bana müthiþ bir haz, müthiþ bir keyif veriyor. Duramýyorum. Hemen malzemelerimi alýyor ve baþlýyorum resim yapmaya. Zamanýn nasýl geçtiðini bile anlamýyorum. Soruyorlar: Nasýl yapýyorsuýn diye. Sadece yüreðimi koyuyorum diyorum. Hem de Tanrýnýn bana bahþettiði bu çýplak gözle diyorum. Canlý TV programlarýna davet ediliyor ve herkesin gözü önünde yapýyorum. Ýnsanlarýn þaþkýn bakýþlarý müthiþ bir keyif veriyor. Bu gözleri ve elleri incelemek isteyen, bu beyni incelemek isteyen bilim adamlarý çýkýyor. Yaptýðým iþ, bir üniversitede tez konusu bile oldu. Kafayý yemiþ, kafayý sýyýrmýþ diyorlar. Desinler umursamýyorum bile.”þeklinde konuþtu. FIRÇAM VE RENKLERÝM BENÝM DÜNYAM Çok büyük bir dikkat, çok büyük bir sorumluluk ve sabýr gerektiren bir iþ yaptýðýný belirten Kale konuþmasýný þöyle sürdürüyor “Sinirleriniz saðlam deðilse, yapamazsýnýz. Bir milimetreye bir sürü çizgi çizebilirim mesela. Biliyorum bu bir abartý ama müthiþ bir keyif alýyorum. Yaptýklarým, çok önemli kiþilerde ve müzelerde. Fasulye ve diðer objeler üzerine çizilmiþ Fatih Sultan Mehmet'ten diðer padiþahlara kadar çok sayýda eserim var. Sadece bunlar mý? Pirinç tanesi ya da sinek kanadý üzerine çizilmiþ birçok eserim var. Özel talepler de geliyor. Karþýlamaya çalýþýyorum. Tabii bunlarýn ciddi bir bedeli var. Herkesin yaptýðý ve yapabildiði bir þey deðil bu. Farklýlýk da burada zaten. Böyle bir esere sahip olmak da ayrýcalýk. Tek nüsha. Ayrýca yaptýklarýmýn hiçbiri, bir diðerine hiç ama hiç benzemiyor. Yapamam ki. Bir kere bu mümkün deðil. Ben fotokopi makinesi de deðilim. Zaten iþin özü de burada. Bu iþin baþka zorluklarý da var. Bir kere, bir iþe baþladýnýz mý; o iþi artýk bitirmeden býrakamazsýnýz. Biraz ara vereyim, yarýn ya da bir kaç gün sonra devam ederim derseniz; o zaman hangi renk karýþýmlarýný kullanmýþtým diye hatýrlamazsýnýz bile. Ýþte o zaman iþin büyüsü bozulur. Benim farklýlýðým, bu iþi çýplak gözle ve bildiðiniz fýrçalar ve bildiðiniz boyalarla yapýþýmdan geliyor. Bu iþi dünyada yapan var mý derseniz; bir kaç kiþi var. Fakat mikroskoplar, büyüteçler, özel yapým gözlükler kullanýyorlar. Özel fýrçalar kullanýyorlar. Özel boyalar kullanýyorlar. Ben ise, hep geleneksel malzemeleri kullanýyorum. Benim farkým bu. Ýnsanlarýn nefret ettiði karasinek, benim malzemem. Pilavý ya da makarnayý çok seviyor olabilirsiniz. Pirinç ve eriþte makarna, spagetti makarna da benim malzemem. Kibrit çöpü, çivi, vida ya da toplu iðne benim malzemem. Fýrçam ve renklerim benim dünyam.” HOCALARIM YOK YÜREÐÝM, ELÝM VE GÖZLERÝM VAR Ýnsanlarýn hangi eðitimi aldýðýný merak ettiklerini de söyleyen Hasan Kale “ Merak ediyorlar hocalarým kim diye. M.Siyahkalem, Levni, Nakkaþ Osman. Hiç biri yaþamýyor. Ben, onlar yaþarken yoktum zaten. Ama bunlar benim hocalarým. Nasýl hiç hocasý olmadan belli yerlere ulaþýyorsunuz diye merak ediyorlar. Arka planýný araþtýrýyorlar. Böyle bir arka plan yok. Sadece yüreðim, ellerim ve gözlerim var. Þöhret peþinde olmadým. Sadece kendi dünyamda yaþýyorum. O kadar çok sergim de olmadý. Mütevazý bir kaç ödülüm var. Bu bana yetiyor. Bazen bir yerde eserimi gördüðümde, garip bir haz alýyorum. Keza bazý kiþiler, imzam olan eserin sahibini bile tanýmýyorlar. Ama ben bundan müthiþ keyif alýyorum. Bunlarý yapan hangi manyak diyorlar. Kafayý sýyýrmýþ diyorlar. Bunlarý duyunca hiç þaþýrmýyorum. Aksine keyif alýyorum ve bunlarý iltifat kabul ediyorum. Bir gün bir kurum yararýna yapýlan karma bir sergide, bir baþhekim sergiyi gezerken "Kim bu manyak?" diyor ve diðer meslektaþlarýný ve asistanlarýný benim eserlerimin olduðu yere çaðýrýyor. Kendi aralarýnda konuþurlarken, yanlarýna yaklaþýyor ve "O manyak benim" diyorum. Uzaydan gelmiþ bir yabancý gibi inceliyorlar. Ardýndan tabi özür diliyorlar. Ben ise, acayip keyif alýyorum. Bunlarýn hepsi keyif verici þeyler. Para için, þöhret için yapýlmaz. Keza her þey para deðildir. Þöhret deðildir. Ama maalesef, þöhretimiz istemesem de yayýlýyor. Sadece ülkemizde deðil; yurtdýþýnda da. Hatta benden izin alarak bu yaptýklarýmý Guinesse rekorlara götürenler oldu. Böyle bir kategorimiz yok demiþler. Bakýn buna üzüldüm ne yalan söyleyeyim. Ama onlar da bir gün mutlaka kabul edecekler. Buna inanýyorum. Bu yaptýklarým çok enteresan iþler. Çoðu insan gözlerinin bozuk olduðunu, yaptýklarýmý seyretmeye kalkýnca fark ediyor. Göz saðlýðýna bile katký yapýyorum. Kim ne derse desin. Aldýrmýyorum bile. Örneðin kýrkayak denen böceðin ayaklarýna bile resim çizmeyi düþünüyorum. Üretmek, sadece üretmek istiyorum. Bunlar, beni hayata baðlýyor. Tanrý benden bu güç ve kuvveti geri alýncaya dek, bu sürecek. Bir þeyler üreten insanýn hep genç kalacaðýný düþünüyorum. Kýsaca, ben aþýk olduðum bir þeyin, sevdiðim bir þeyin peþinden, 6 yaþýmdan beri koþuyorum. Hedefin var mý diye sorabilirsiniz. Evet var! Hedefim, hayalim Bir saç teline Ýstanbul panoramasý çizmek. Ýþte o zaman doðduðum yere, ülkeme, insanýma, kültürüme, Ýstanbul'umuza hizmet etmiþ sayacaðým kendimi. Bunu dünya duyacak. Bu, çok ama çok ciddi bir iþ. Ben yüreðimi koymaya hazýrým. Bu iþ için bana sponsor olabilecekler gerek. Ona göre malzeme ve imkânlar gerek.” diyerek konuþmasýný sonlandýrdý.
Okunma Sayýsý: 283
 DÝОER HABERLER
Köþe Yazarlarýmýz
Röportajlar
Üye Girisi
Anket

Yeni Sitemizi Nasýl Buldunuz