
Bize kendinizi tanýtýr mýsýnýz?
Herhangi bir insana "Bize kendinizi tanýtýr mýsýnýz?" diye sorarsanýz bu saðlýklý bir soru olmaz çünkü herkes kendisini yanlýþ tanýtýr! Özellikle bir yazarý yazdýklarýndan tanýmak çok zordur. Yazý her ne kadar itiraf gibi görünse de aslýnda yazarý saklayan bir örtüdür. Bir insan en güzel "Reflekslerinden" tanýnýr. Örneðin dünya ahiret kardeþim Hakan Albayrak, bir sabah uyanýp askere gitmiþtir... Ya da Bosna'da savaþ çýkýnca arkadaþlarýyla helalleþip oraya gitmiþtir...
Kaddafi için þöyle bir þey anlatýlýr: Birileri Kaddafi'ye gelip genelev açmak istediklerini söylerler. Kaddafi hayýr demez ve eþlerinden bir tanesini hemen ilk sermaye olarak vereceðini söyler ama buna karþýlýk herkesin karýsýný getirmesini ister, olay kapanýr. Gördüðünüz gibi ortada refleks bir davranýþ vardýr ama bütün meselenin ne olduðu, Kaddafi'nin tavrý hemen anlaþýlýr. Bu yüzden "Bize kendinizi tanýtýr mýsýnýz?" þeklinde bir soruyu tüketilmiþ söylem kalýplarýndan biri olarak sayýyorum. Ben kendimi tanýtmak zorunda deðilim, insan kendine bakan bir göz olamaz, olsa bile objektif deðildir. Benim kim olduðumu ancak baþkasý söyleyebilir. Ben de oturup dinler ve varsa eðer itirazlarým küçük düzeltmeler yaparým.
Keskin söyleminiz olduðunu kabul ediyor musunuz?
Ben kabul etmiyorum. Her ne kadar Türkiye'nin en cesur yazarý olduðumu söyleseler de içimdeki öfke ve kini olduðu gibi aktarsaydým, yazar deðil katil olurdum. Bir katil olsaydým eðer kimseyi iþkenceyle öldürmezdim, yazýlarýmda olduðu gibi insanlarýn alnýnýn ortasýna tek kurþun sýkardým. Görüyorsunuz tarz deðiþmiyor!
Türkiye'deki Ýslam'ý ve Müslümanlarý nasýl deðerlendiriyorsunuz?
Müslüman kadýnlarý bütün tepkilere raðmen örtünen delikanlý ama erkeklerimizi cihad edemeyip kermesler düzenleyecek kadar korkak görüyorum. Tabi bütün bunlarýn dýþýnda ümmetin kaybedecek tek çocuðu yok diyerek hepsini canýmdan çok seviyorum. Zaten özellikle yazmýþ olduðum "Öðlen Namazýna Nasýl Kalkýlýr?" adlý son kitabýmda bu konularý açýk açýk dile getirdiðimden þu an için lafý uzatmak istemiyorum. (Fincan Yayýnlarý) "Ýçinizdeki Öküze Oha Deyin ve Öðlen Namazýna Nasýl Kalkýlýr" kitaplarým bu sorular için en güzel iki cevaptýr sanýyorum.
Genellikle sol görüþe sahip olup ta hidayete erenlerin düþünsel olarak deðiþmediklerini söylerler. Sizin bu konudaki fikriniz?
Öncelikle ben hiç sol görüþlü olmadým. Yýllardýr ifade ediyorum. Ben 35 sene ateist ama apolitik yaþadým. Siyasetle iþim olmadý. Hidayete eren bir insanýn hem dünya hem de ahiret görüþü deðiþmiþ demektir. Bir ahiret ve Allah inancýnýz olduðu andan itibaren dünyadaki adýmlarýnýzý kar-zarar kapsamýnda deðil haram-helal parentezinde atarsýnýz. Hidayet, insanýn dünyasýný ve geçmiþini elinden alýr ve ona yeni bir yaþam modeli sunar. Allah korusun, deðiþmemek ne demek. Ben hidayete erdiðimin sabahý kendimi tanýyamadým. O gün bugündür yenikendimle tanýþmaya çalýþýyorum. Darýlmayýn ama Yaþar Nuri'nin dediði gibi bunlarý uzun uzun "Öðlen Namazýna Nasýl Kalkýlýr?" ve "Ýçinizdeki Öküze Oha Deyin." kitaplarýmda yazdým. Beni tekrar yormayýn.
Müslüman kapitalist olabilir mi?
Müslüman kapitalist olabilir ama kapitalist bir insan Müslüman olamaz!
Neden çýlgýn deðil de yýlgýn Türk?
Fincan Yayýnlarý tarafýndan basýlan ve kýrkýncý baskýsýna yaklaþan YILGIN TÜRKLER kitabýmý dört beþ yýl önce Türkiye'deki þuursuzca yükselen ulusalcýlýk akýmýmýný karikatürize ederek ümmetçilik bilincinin pekiþmesine ön ayak olsun diye yazmýþtým. Büyük tantanalar koptu ve kelleyi zor bela kurtardým. Oysa yýllar sonra görüyoruz ki Allah için yaptýðým bu hizmet ümmetin çocuklarý için hayýrlý oldu.
22 Ocak 2010 Cuma günü Saat 19.00’da Sani Konukoðlu Konferans Salonuna söyleþi için geldiðimde her þeyi uzun uzun konuþacak ve ortalýðý hep birlikte daðýtacaðýz inþallah, bu röportaj bir ýsýnma hareketi olsun. Gelince dertleþeceðiz zaten. Allah'a emanet olun...
Not: Bülent Akyürek konferans sonrasý kitaplarýný imzalayacaktýr.
Röportaj: Ýsmail Arslan